Son Dakika Haberler

Haşim Akın

Haşim Akın

​Afrika’da kültürel zenginlik niçin yaşamalı?

07 Ocak 2020
Kültür; bir toplumun zaman içinde kendi yaşam biçimleri ve inançlarıyla alakalı olarak geliştirdikleri ve orada yerleşmiş olan her türlü değer ve davranış kalıplarıdır. O toplumun fertleri bunu benimsemiştir ve kimse de bundan şikâyetçi olmaz. Yokluğunda eksikliği hissedilir. Bazı kültürel değerlerin anlamı zaman içinde daha iyi anlaşılabilir.

Aslında her toplum kendine özgü olarak geliştirdiği ve yaşamıyla uyumlu halde aktardığı bu kültürel davranış ve aksiyonları ile özeldir. Bunlarla beraber yaşadığında kendisi olur. Başkalarına özenerek onlar gibi olmak için çabaladığında hiçbir yere yaranamaz. Diğerlerine benzemek yerine kendinde var olanı yaşatmak birinci hedef olmalıydı.

Burkina Faso’da genç birisi kendinden büyük birsiyle tokalaşırken asla ayakta dik olarak duramaz. Mutlaka dizlerini kırar ve bizde rükû şekli gibi algılanabilecek bir tarzda selamlaşır. Bu durum, bize ilk günlerde çok yanlış geldi. Sanki kulun kula secdesi gibi düşünerek karşı çıktık. Ben de ilk gediğim zamanlarda bunu yadırgamış ve yanlışlığını anlatmaya çalışmıştım. Oysaki yanlış kavramı benim zihnimde olan bir kavramdı. Ve bu, benim yetiştiğim ortamın bir değer yargısıydı. Bizde var olan el öpme âdeti hangi kitapta yazar? Hangi dini kaynakta yer alır?

İstanbul’dan gelen misafirimiz, okulda öğrencilerle selamlaştı. Onların böylesine yarı rükû bir tarzda selamlaştığını görünce Türkçe, Arapça Fransızca karışımı bir dille bu yaptığının yanlışlığını anlatmaya çalıştı ve bir daha yapmamasını önerdi. Ben bu konuşmaya müdahil olmadım. Ayrılınca gelen misafirime; “Bir an şöyle düşünelim. Bu öğrenci sizin dediğinizi tam olarak anladı. Ne demek istediğinizi özümsedi ve köyüne gidince köyün yaşlılarıyla bu şeklide (Anadolu deyimiyle) kazık gibi dikilerek selamlaştı. Köyün yaşlıları ne diyecek: Çocukları şehre okutmak için göndermemek gerek. Bakın, gidenler edebi ve saygıyı unuttular…”

Geçen haftalarda Burkina Faso’da bir köy ziyaretine gitmiştik. Orada yaşadığım ve yerel kültürel farklılıkların korunması konusunda bana daha geniş ufuklar açan şu olaya şahit oldum:

İki yerel arkadaşla caminin kenarında oturuyoruz. Namaz kılmak için kadınlar da camiye geliyorlar. İki yaşlıca kadın önümüzden geçerken bizim hizamıza gelince birden ayaklarını kırıp yere çömeldiler. Ben ne olduğunu anlayamamıştım. Hemen bizim yerel arkadaşlar, onlara yerel dille teşekkür edip bu saygı sunmalarını gördüklerini ifade ettiler. Az sonra da kucaklarında bebekleriyle namaza gelen başka iki bayan gördüm. Onların da benzeri hareketi yapıp yapmayacaklarını merak ettim. Gördüm ki onlar da aynısını yaptılar.

Burada kadının erkeğe tapması gibi bir şey asla söz konusu değildir. Bir üstünlük veya aşağılama göstergesi de yoktu. Sadece kültürel bir saygı vardı. Geçmiş yıllarda bir ev ziyaretinde yaşlıca ev sahibi hanımın bize hoş geldiniz demek için ayakta yürümeden dizlerinin üzerinde kapıya geldiğini ve bizim arkadaşında onun bu selamına mukabelede bulunmak için koltuktan inip aynı şekilde yere oturduğunu biliyorum. Bunların hiçbirisi için insanlar zorlanmamıştı. Farklı bir mecburiyet taşımadan ama gönüllü bir anane ile süregelen davranışlardı.

Böylesi uygulamaları küreselleşme ve kültürel yozlaşmanın daha fazlaca yaşandığı başkentte görülemeyeceğini söylememe gerek yok herhalde…

Topluların kültürel kodlarıyla oynamadan, onların bu davranış ve alışkanlıklarını kendi geçmişleriyle ve yaşamlarını sürdürdükleri coğrafyanın özel şartlarıyla uyumlu bulmak ve düzeltmeye () kalkmamak ne kadar güzel olacak…

Yaşasın kültürel özgürlük…

Yuh olsun kültürel emperyalizm ve baskıcı anlayışlara…

Yorumlar

Önemli Not: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan konhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
  • Mehmet Emin Doğdu

    Yazını çok beğendim. Allah say ve gayretlerini kolay kılsın.

    • Cevapla
    • Begen (1)
    • Begenme (0)
  • İsmuke lazım değil...

    Maşallah çok güzel yazılar yazıyorsunuz ama siz ilahiyatçı arkadaşlar yazdıklarınızı uygulama noktasında sınıfta kalmayı bir kenara bırakın sınıftan içeri giremiyorsunuz maalesef ...

    • Cevapla
    • Begen (0)
    • Begenme (1)
  • Haşim

    Keşke isminizi bilsem ve özelden ulaşabilsem. 1. İlgimiz için teşekkür ederim. 2. "Siz ilahiyatçılar " tanımı çok geniş Elbette içimizde sizin deyiminizle sınıfa giremeyen vardır. Allah hepimizi affetsin. 3. Ben de sınıfa giremeyince Afrikaya açıldım. İnşallah bir ile yarar. 4. Allah hepimizi affetsin ve sadece sınıfa değil gönüllere girebilmeyi nasip etsin. 5. Özelden ulaşırsanız memnun olurum. hasimakin42@hotmail.com

    • Begen (0)
    • Begenme (0)