Son Dakika Haberler

Haşim Akın

Haşim Akın

​Kral olmaktan vaz geçtim

12 Ekim 2020
Her gün evimden işe giderken yol kenarında büyü bir bahçe içinde spor alanları görürdüm. Burası kimin diye de merak etmemiştim. Ancak geçen gün burayı ve buraya ait diğer bilgileri de öğrenmiş oldum. Afrika kıtası krallar cenneti bir yerdir. Bolca kral bulmak mümkün burada... Her köyün, mahallenin, şehrin ve sonra da ülkenin kralı vardır. Tahminlerimin ötesinde bir saygı ve korku var onlara karşı... Fullani gibi yurdu ve toprağı olmayanların kralı olmaz. Bazı küçük kabileler vardır ki bunların da kralları kendi içindedir. Ancak bunların ülkeye sahip olacak kadar büyük kudretleri yoktur. Kral olmak veya krala sahip olmak için önce toprağa sahip olmak gerekiyormuş. 

Ancak mossileri temsilen görev yapan krallarda daha farlı bir hiyerarşi vardır. Her köy ve mahalle bir üstüne tabidir. Bu silsile gittikçe bir yukarıya doğru çıkar. Bir kral ölünce onun yerine geçecek olan kralı bir üstü belirler. Veya yeni bir krala ihtiyaç varsa, bunu bir üstü görevlendirir. Mesela Zinnare adlı bir şehir var. Burada kral yokmuş. Onlar da bizim de kralımız olsun diye müracaat edince büyük kral, oğlunu atamış oraya. Nasıl ama? Güzel değil mi? En üstünde de mogo naba adlı baş kral vardır. Bu kral başkentte yaşar. Bunu sanki cumhurbaşkanı gibi düşünmek de mümkündür. Bunun altında bakanlar gibi bir sürü değişik görevler yürüten diğer krallar da vardır. Teamül gereği baş kral, Müslüman olmak zorundadır. Ama başka bir teamüle göre de bu makamdaki kralların dini olmaz. Yani onlar her türden farklı dine mensup olan insanlarla ilgilenecekleri için onların sabit dinleri(!) de olmaz. Bunu anlamakta zorlandığınızı biliyorum. Ben de anlayamadım ama öyle işte... Mesela kültür işlerinden sorumla larli naba, evinin her odasında başka bir dine ait alet ve ritüelleri bulundururmuş. 

Hâsılı, bu büyük kralın evi çok geniş bir bahçe içinde. İçinde bir mescit gördüm. Tabi namaz için halkın içine çıkması çok da uygun olmaz(!) takdir edersiniz ki... Büyük bir çim futbol sahası, basket sahası, ormanlık bir alan, ekilecek alan... Daha fazlasını görmek için içeri girmek lazım. Ama o da mümkün değil. Bu nedenle bu bilgiler yeterli. Ama burada çok da fazla güvenlik yoktur. Yani halkın tam da ortasında bulunan bu kralın sarayını, gözleri gibi korurlar. Buna özel bir korumaya gerek yoktur. Beş yıl kadar önce meydana gelen halk darbesinde eski başkan, kralın sarayına sığınmış da kurtulmuş. Zira halk oraya yaklaşamamış... 

Burada ben sadece sarayın oturduğu arsanın genişliğini söyledim. İki yıl önce Uganda’da baş kralın sarayını görmüştüm. Orası daha güzeldi. Kralın evine giderken diğer halkın da kullandığı geniş bir cadde var. Burada bir de kavşak var. Yolun birisi kralın sarayına gider, diğer üç yol da yan mahallelere gider. Normal vatandaş bu kavşağa gelince doğal olarak kavşağın solundan dönüp yoluna devam eder. (Neden sol diye sormayın. Burası bir İngiliz sömürüsü ülkedir.) Ama kral geldiğinde kavşağın çevresini dolanmaz. Böyle bir şey takdir edersiniz ki krala da yakışmaz. Ne yapacak ya? Kavşağın ortasına büyükçe bir kapı yapmışlar ve kral oradan geçeceğinde kapılar açılıyor ve kavşağın ortasından geçerek makamına veya evine ulaşıyor.Şimdi anladınız mı niçin kral olmaktan vaz geçtim... Bu iş bize göre değilmiş. Dünyada işleri iyi de diğer tarafı düşünürler mi bilmem... 

Yorumlar

Önemli Not: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan konhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
  • Pilce

    Ne kadar çapsızsın.Dillendirdiğin şeyin çok farkında. Columnist önemlidir medyada. Bunu yazarken çok özenli davranmışsın.Reklamını daha fazla yapmayacağım.

    • Cevapla
    • Begen (0)
    • Begenme (0)
Kapat x