Son Dakika Haberler

Haşim Akın

Haşim Akın

​Kral olmaya az kaldı

16 Eylül 2020
Genelde Afrika insanı, özelde ise Burkina Faso halkının en temel özelliği, yokluklar içerisinde rahatını bilmesidir.  Çalışkandırlar. Ben onarın tembel bir topluluk olduğuna şahit olmadım. Çok çalışır, az kazanırlar... Bugüne yetecek kadar kazanınca da yarını düşünmezler.  Yüzleri güler, mutludur, sinir -stres bilmezler. 

Burada köylerin, mahallelerin, şehirlerin bile nabaları / kralları vardır.  Kralların işi zaten kıyak... Köylerde ağaç altında gölgeliklerde özel sandalye/ koltuklarında otururlar. Onların oturduğu bu özel koltuklar; koltukla yatağın arasında bir tasarıma sahiptir. Tamamen el yapımıdır. Elbette kral olmayan ve buna imkânı olanlar da oturabilir.  

Bunlar ağaç dallarından özenle iplerle bağlanarak yapılmıştır. Çok nadir olarak tel kullanılır. Çivi hiç olmaz. Şart mıdır? Elbette hayır. Ama şartlar bu... var olanla yetinmek yani... 
Geçen hafta perşembe günü bir köyde işimiz vardı. Ağacın altına bize de bu koltuklardan getirdiler. Oturunca “gerçekten rahatmış...” dedim. Özellikle öğle uykusunda şekerleme yapmak için çok uygun.  Oturmuyor, uzanıyorsunuz neredeyse... deniz kenarlarında kullanılan şezlong gibi bir şey...  

İşimizi bitirdik köyden ayrılırken imam, oradaki bir Müslümanın bu koltuklar ürettiğini ve bunlardan bir tanesini bize hediye etmek istediğini söyledi. Burada birçok hediye aldım. Hatta birkaç kez “beyaz tavuk” bile aldımıştım. Ama ilk kez bir kral koltuğu alacağım. İtiraz edecek olduk ama böyle bir hakkımız olmadığı için itiraz edemedik.  Adının İbrahim olduğunu öğrendiğim bu kardeş de arabamıza bindi ve onun iş yerine kadar geldik. Yanımdaki tercümana; “ben de buna bir hediye vermek istiyorum. Onu bugün mü vereyim? Daha sonra mı uygun olur?” diye sordum. O da “daha sonra verelim” dedi. Neyse İbrahim’e borcumuz var. 

Burkina Faso’daki görevimin bir dönemi biterken arkadaşlar bana kral kıyafeti hediye etmişti. Şimdi de koltuğum geldi... Yani krallığa bir adım daha yaklaştım. Özel işlemeli ve kırmızı renklerin hâkim olduğu şapkayı kolay bulabilirim. Bir tek eksiğim kaldı; içinde kılıç olan baston. Veya içinde kama gibi bir bıçağın olduğu bir sopa... Hiç kullanırlar mı bilmem... Ama sembolik olarak mutlaka ellerinde gezdirirler.

Cumartesi günü yapılan bir toplantıda bir bölgenin kralı vardı. Adam 35-40 yaşlarında... Hadi yanlış tahmin ettiysem 45 olsun. Daha fazla yukarıya çıkmam. Kral bastonla geziyor. Bastona dikkat ettiğimde bunun özel donanımlı kral bastonu olduğunu fark ettim. Yanındaki diğer kralda ise kısa olanından vardı. 

 Bizim Türklerde sandalye / koltuk dik olur. Biz hemen kalkmaya hazır şekilde oturmayı severiz. Yerden daha çok, ayağa kalmaya yakın dururuz. Kısa süreli bir uzansak bile hemen bir sıkıntıyla karışılacağımıza inanırız. Yaşadığımız coğrafya ve şartlar bize bunu göstermiştir. Hemen kalkar, dik duru, diklenir ve dimdik hazır oluruz. 

Yaşı ve konumu ne kadar büyük olursa olsun o şekildeki bir oturuşla birisini karşılamak ayıp olur.  Yatmak, yamışmak, kalkmayı zorlaştıracak her türlü tavır ve yaklaşım bizde rağbet görmez. Bulunduğumuz coğrafya ve şartlar, bizi buna mecbur etmiştir. “Su uyur düşman uyumaz” sözü bizde her zaman geçerlidir. Ama bu coğrafyanın insanı, yere daha yakındır, rahatına düşkün ve yatmaktan hoşlanır. Oturdukları sandalyeleri bile yatır vaziyettedir. Zira çok büyük iddianız yoksa nereye yakın olursanız olun... 

​Aslında ben bu sandalyelere bakınca sadece insanın istirahat etme ihtiyacını nasıl gideceğine dair bulduğu çözümden öte o toplumun sosyolojik ve psikolojik yapısını da görebiliyorum. Bölgeyi uzun süre kolayca sömüren zalimler sanırım bu ayrıntılara da dikkat etmişlerdir. Yani onu ayağa kaldırmak, ayaklandırmak ve yürütmek biraz zaman alacak. 

Yorumlar

Önemli Not: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan konhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
  • ali

    Haşim enezde satılan un ile burdaki arasında fark var mı? Maya yaş, kuru... Un, şeker, tuz vb sıkıntı var mı? Ofise bit sor.

    • Cevapla
    • Begen (0)
    • Begenme (0)
  • Sabri BAYSAL

    Hocam kalemine sağlık. Yatan krallar meydana getirmişler.Ama sömürgeci krallar hiç yatmamış

    • Cevapla
    • Begen (0)
    • Begenme (0)