Son Dakika Haberler

Hasan Ekelik

Hasan Ekelik

​Aşırılığa teslim olmak

05 Şubat 2021
“ Spor değerlidir, fakat hayatımızın en önemli parçası değildir”.

Zaman zaman futbolu ve sporu çok seven bir toplum olduğumuz söylenir.Bu soruyu kendimize sorduğumuz da ne cevap veririz acaba ?

Mesela ; en son ne zaman bir amatör futbol maçı izledik ?

Sahanın içinde ne kadar varız en son ne zaman futbol topu ile temasımız oldu ?

En son ne zaman bir salon sporları maçını yerinde izledik ? 

​Bu sorular uzar gider... Bu sorulara verdiğimiz cevaplar ise bizim futbol ve spora bakış açımızı ortaya koyacaktır. Biz meseleye futbol penceresinden bakacak olursak ; arsada top oynayan,top peşinde koşturan oyunun tadını ve zevkini çıkaran çocuklar azalmaya başladıkça fanatizm sığlığı ve kültürünün aynı oranda artmaya başladığını görüyoruz. Empatiden yoksun tamamen kazanmaya ve güce odaklı bir bakış açısı oluşmaya başladı oysa oyunun temelinde ve pratiğinde bambaşka bir duygu vardı artık bu duygulardan tamamen arındık ve futbolu sanal bir yokluk üzerinden anlamlandırmaya çalıştık.

Tuttuğumuz takım kazanınca dünya savaşını kazanmış bir komutan , kaybedince tüm servetini kaybetmiş müflis bir tüccar psikolojisine bürünmeyi taraftarlığın olağan alışkanlığı haline getirdik. Bu sağlıksız bakış açısı ve aşırılığın verdiği zihinsel yorgunluk bizleri oyunun değil sonucun bir parçası haline dönüştürdü hâl böyle olunca da özünden sapmış bir şeyin bizleri mutlu etmesi olanaksız hale gelmiş oldu.

Aslında futbol ile başlayan bu aşırılık anlayışı yaşamımızın her alanına sirayet etmiş durumda , siyasetten spora sanattan sosyal hayatımıza kadar bizi etkisi altına alan ve mutsuzluğumuza sebep olan temel gerçek bu aşırılık halidir. Hayatımızda bir renk olması yahut bize bir nebze keyif vermesi hasebiyle tutunduğumuz veya sevdiğimiz şeyler özünden saparak aşırılığa, mutsuzluğa ve nefrete dönüşüyor. 

Özellikle futbol alanında çağımızın temel sorunu haline gelen “ sosyal medya taraftarlığı “ bu aşırılık halini fazlasıyla körükleyerek bu işi oyun olmaktan çıkarıp sanal bir savaş ortamına dönüştürmüş durumda zihinden ve bedenden değil klavyeden alınan güçle futbolu yönlendirme çabası bu eğretiliği daha da perçinliyor. Eleştiriden çok hakaret , fikirden çok slogan üretilen bir ortamda sağlıklı bir yapı inşa etmek mümkün gözükmüyor. Futbolu yönetenler ve ona yön verenlerde bu aşırılıktan beslenen zihniyete şirin gözükmeyi ve teslim olmayı daha kolay bir yol olarak görüp futbolu değil kitleyi ihyâ etme metodunu tercih ediyorlar.

Artık bizler temas edemediğimiz ve tadını çıkaramadığımız bir oyunda müşteri konumundayız. Futbol sevgimiz fanatizme evrildi oyun endüstriyel hale geldikçe de bilinç altımızda beslediğimiz mutsuzluğu büyük bir tatminsizlikle açığa çıkarmaya başladık. Kazanınca bu işten keyif almak, kaybedince bunu bir hezeyana dönüştürmemek gibi futbolun ve sporun güzel taraflarını görebilmek yerine her iki duyguyu da aşırı şekilde yansıtmak gibi kötü bir alışkanlık edindik. Müşteri kitlesinin ruh hali bu olan bir futbol piyasasında da sadece işin başındakileri suçlayıp kendimizi masum görmek birbirimizi kandırmaktan başkada bir işe yaramaz. Bu işler birazda arz talep meselesidir bizler neyi talep edersek piyasada bize onu arz eder...

Yorumlar

Önemli Not: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan konhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
  • Muzaffer Yılmaz

    Futbol denilen alanla ilgili bu kadar kafa yormaya gerek yok aslında fikren de zihnende kirli bir alan yöneticisinden taraftarına kadar sosyal medyada herkesi eleştiren kitlenin döner bıçaklariyla deplasman otobüsüne binip market yağmaladığini gördük topluluktan aldığı gücü zayıfa karşı kullandığına sahitlik ettik o gün bugün futbolla alakayı kestim futbol piyasası rant üzerine kurulmuş kirli bir alandır içine girenide kirletir

    • Cevapla
    • Begen (6)
    • Begenme (0)
Kapat x
Türkçe العربية English