MAZİYİ BIRAKIP ATİYE BAKALIM
Terörsüz Türkiye sürecinde kritik bir aşamaya gelindi. Terör örgütünün silah bırakma kararı vermesi ve bunu kamuoyu ile paylaşmasının ardından yasal düzenlemeler için önemli bir adım atıldı. Tabi Türkiye tarihinin en önemli sürecini halen kavramış değiliz. 40 yıldır bu ülkenin her açıdan gerilemesine sebep olan terör örgütü artık fiilen bitti. Küresel dünyada terör örgütü de, terör faaliyetleriyle bir yere varamayacağını anladı. İsrail ve ABD’nin aparatı olmaktan çıkmaya karar verdi. Bu kolay olmadı. Özellikle son yıllarda Türkiye’nin savunma ve teknolojide olağanüstü bir sıçrama yapması terör örgütünü adeta hareketsiz bıraktı. İçerde hem Kürt vatandaşların tepkisi hem de eskisi gibi örgüte personel kazandırmada ki zorluklar artık sonun başlangıcıydı. Şimdi sırada terör örgütünün temsili değil tamamen silahları teslim edeceği bir sürece girdik. Yasanın uygulanması için “silah bırakma” kriteri var. Tüm terör örgütü mensupları silahlarını teslim edecek, istihbarat ve güvenlik birimleri bunu teyit edecek sonrasında ise bu yasa yürürlüğe girecek. Tabi bu süreçten rahatsız olanlar var. Anlamadığım neden? Şayet bir gizli anlaşma var ise ve bunu siz biliyorsanız çıkın millete anlatın. Toprak mı vereceğiz? Özerklik mi vaat ediyoruz? Yıllarca “terörü bırakın, siyaset zemininde meşru mücadelenizi yürütün” demedik mi? Şimdi terörden uzak her görüşün fikri Mecliste dillendirilsin. Terörün, silahın, şiddetin, ayrışmanın olmadığı her dil, her söz ülke demokrasisi için önemli bir değerdir. Bu değeri kimsenin suiistimal etmesine müsaade edilmez. Siyasetçiler artık kitle siyaseti değil sorumluluk siyaseti gütmeli. Irkçılığın her türlüsünü ayaklar altına alan Peygamberin ümmeti olarak yaşadığımız şu cennet vatanın kıymetini bilelim. Büyük devletler geçmişten sadece ibret alır, ders çıkarır. Geriye takılıp kalmaz, intikam gütmez. Önümüze bakacağız ve tüm insanlığın umudu Türkiye’yi yeniden dünyanın süper gücü haline getirmek için canla başla çalışacağız. Bu bizim tarihi sorumluluğumuzdur. Eyvallah…