GÜLMEDİK!
Tıklanma ve takipçi sayısını artırmak için yapılan her türlü soytarılığı görmüştük. Şimdi de bunların sahnedeki tipleri türedi. Eskiden siyaseti dillerine dolayan bu tipler şimdide dini değerlere sardı. Açıkçası kimse buna hoşgörüyle yaklaşmamızı beklemesin. Hoşgörü diye diye LBGT gibi sapkın düşünceleri legalleştiren bir dünyada yaşıyoruz. Bugün buna “sadece komedi” bakış açısıyla bakarsak yarın kendi çocuklarımız Allah’la, dinle, onun peygamberiyle ilgili uygunsuz söylemleri normal olarak karşılayacaklar. Biz ortada gülünecek bir durum göremedik. Bu projelerin, zeka seviyesi oldukça düşük kahkaha düşkünlerine bunu sunmasını anlıyoruz. Çünkü bu güruhun böyle bir hassasiyeti yok. İnanlara saygıları da yok. Lakin bu soytarı, tanınmanın iyi bir yolunun buradan geçtiğini biliyor. Kimse bilmez, tanımazken birden ülkenin en tanınmış soytarısı pardon komedyeni! haline geliveriyor. Bu sözde komedyenin göz altına alınması hatta içeri girmesiyle bir kesim tarafından kendisine bir paye, unvan veriliyor. “Vay be bak adam komediden içeri girdi” gazını veriyorlar hemen. O değil de bazı sözüm ona siyasetçilerin buna sahip çıkmasına ne demeli? CHP Konya Milletvekili Barış Bektaş’ın “hiciv” dediği, Allah’ın kitabıyla yani bize (iman edenlere) indirilen kitapla dalga geçmesi midir? Sayın milletvekili bu soytarının dinle ilgili sözlerini atlayıp siyaset perdesiyle gölgelemesi inanılır gibi değil. Siz bunların önünü açarsanız sayenizde hoşgörü ve saygı kavramlarının anlamı da kalmayacak. Çünkü nedense hoşgörü ve saygıyı hep bunlar tarafından dillendiriliyor. Peki inanan insanların değerlerine saygı nerede kaldı? Mesela bu sözde komedyen Atatürk’e aynı saygısızlığı yapsa aynı hoşgörüyü gösterecek misiniz? Yada Alevi vatandaşların değerlerine yapılsa “hiciv” diyecek misiniz? İki yüzlülüğü bırakın ve bunun yanlış olduğunu, her hakkında bir sınırı olduğunu savunun. Yoksa bir gün yüzünüze yüzünüze söverler sonra “hiciv derler. Eyvallah…