Bunlarda millilik sorunu var!
Türkiye’de düzenlenen Uluslararası Savunma Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı tüm dünyayı sarstı diyebiliriz. Milyarlarca dolarlık anlaşmaların yapıldığı fuar rekorlar kırdı. Dost düşman tüm ülkelerde bu fuar konuşuldu. Kimi korku ve paniği yansıtırken kimi de dua etti, destek verdi. Fuarda, Türkiye’nin 6 Bin km menzile ulaşan füze sistemleri en dikkat çeken ürün oldu. Tabi ucu İsrail’e dokunuyor anladık ta içerdekilere ne oluyor diye sormadan geçemiyorum. Efendim bu fuar siyasete alet ediliyormuş! Zaten bu güç siyasi iradenin ortaya çıkardığı bir tablo değil mi? Ülkenin çizilen vizyonun bir yansıması değil mi? Kararlılığın, ısrarcılığın, sabrın bir sonucu değil mi? Savunma fuarının büyük etki yaptığı dönemde yine birileri çıkıp saman ithalatından söz edebiliyor. Sapla samanı ayıramayacak zekaya sahip bu arkadaşların karın ağrısı başka. Millilik sorunları var, özgüven eksikliği biraz da zeka geriliği teşhisi koydum bu arkadaşlara. 2003 yılında İstanbul Hasdal’da askerlik vazifesini yapıyordum. Elimiz G3 piyade tüfeğini tutuşturdular ve atış yerine gittiğimizde tarifini yapıyordu Astsubayımız. Alman malı G3 piyade tüfeği şu kadar uzunluğa sahip, şu kadar etkili menzili var vs. Kurşunu da oradan alıyormuşuz ki her bir kurşunun 0, 86 cent olduğunu haykırıyordu. Açıkçası Bin yıllık devlet geleneği olan 80 yıllık Cumhuriyetimiz ( o yılda) nasıl oluyor da bir tüfeği yapamadı? 3 kıtaya hükmeden bir imparatorluğun mirasçısı bizler bir tüfek bile verememişiz askerimize. Çok zoruma gitmişti açıkçası. Tabi askeriyede bu konuları açıp soramıyorsunuz, sorgulayamıyorsunuz. Keşke milleti sağ - sol diye bölmek için yapılan çabalar olmasaydı. Keşke ülkeyi her defasında yıllarca geri bırakan darbeler yaşanmasaydı. Keşke kolayı değil de zoru seçip üretime, düşünmeye, bilime daha önem verebilseydik. Milletin şapkasına, kılına tüyüne takacağımıza fikrine baksaydık. Bu gerici, bu Kürt, bu İmam Hatipli etiketleri koymak yerine kucaklayıcı bir siyaset yapılabilseydik. Kemalist bir zihniyetin eline teslim edilmiş Türkiye’yi yeniden ayağa kaldırmak elbette zor oldu. Dillerinden düşürmedikleri bilimin neresinden tuttular bugüne kadar görenimiz oldu mu? Adaleti, özgürlüğü, barışı, kalkınmayı başaramadılar. Cumhuriyeti korumanın yolu onlar için ideolojiyi korumaktan geçti. Üzerimize yağacak füzelerden ideolojiyle korunamayacağını anlatamadık. Bir sonraki yazımda duayen bir gazetecinin! hedef gösterdiği, malum zihniyetin manşetlerle mağdur ettiği, adaleti sağlaması gereken mahkeme hakiminin buram buram ideoloji kokan kararını ve 20 yıl sonra gelen adaletin haberini paylaşacağım sizinle. Eyvallah…