DOLAR : 45,138₺
EURO : 52,751₺
STERLİN : 61,225₺
GRAM : 6.635₺
ÇEYREK : 10.947₺
CUMHURİYET : 42.817₺
GREMSE : 107.542₺
İbrahim Arıcı

İbrahim Arıcı

Yazarlara git

Bırakalım şu bahaneyi

4 Mayıs 2026

İnsanoğlunun en kolay kaçış yolu bahanedir.  Başarısızlığı en iyi bahaneyle örteriz. Hiçbir zaman kabullenmeyiz kendi hatalarımızı. Batan bir iş insanı piyasaları bahane gösterir, düşen takım hakemleri, sınavdan kalan öğrenci öğretmenini, yükselemeyen memur amirini, başarısız Belediye Başkanı önceki Belediye Başkanını, evliliği yürütemeyen kişi eşini yada eşinin ailesini ve dahası. Dedim ya bahane en güzel kaçış yoludur bizler için. Kimse başarısızlığı kabullenmez bu hayatta. Yapabilende zaten ariftir. Hatalar mutlaka olacak, kıt imkanlar, engellemeler,   çekemeyenler de çıkacak… Lakin bizim yapmamız gereken bahaneye değil çalışmaya sarılmak olmalı aslında. İster birey olsun ister kurumsal olsun başarısızlığı bahane edip pes etmemeli daha iyisini yapabilme adına gayret göstermeliyiz o halde. 

“Konya Cumhuriyetin cezalı iller arasında” iddiasını doğrularcasına koca şehir yatırımlardan mahzun bırakılmıştı. Lakin Milli Görüş belediyeleri o dönemde yaptıklarıyla şehri adeta ayağa kaldırmıştı. İktidar partisinde olan ve daha düşük nüfusa sahip şehirler, iller bankasından daha fazla pay alırken, Konya büyük nüfusuna rağmen bu paydan mahrum bırakılıyor, hakkını alamıyordu.

İstanbul’da yolsuzluklar ayyuka çıkmış, trafik deseniz çekilmez hale gelmiş, hava kirliliği son noktaya ulaşmıştı. Su sorunu varken bahane olarak yağmurun yağmaması gösterilmişti. İstanbul’da da bahanelere sığınılmamış İstanbul’a yeni bir vizyon çizilmişti.

Ankara’da farklı değildi. Konya yolunda ki ucube tepesini hatırlayan var mı? Gecekondu ve barakalardan oluşan görüntü başkent için utanç vericiydi. Bahanelere sığınılmadı. “Önceden yapılmış bizimle ilgisi yok” denilmedi. Davulla zurnayla yıkıldı hem de ev sahipleri ile anlaşılarak.

AK Parti iktidara geldiği yılları hatırlıyorum. Onlarca bankası hortumlanmış, İMF ‘ye borçlar almış başını gitmiş, üretim bitmiş, işsizlik had safhada, milletin umudu kalmamıştı. Hiçbir bahaneye sığınmadan kollar sıvanmıştı. Borçlar ödendi, tüfek bile üretmeyen ülkemiz bugün iha-siha teknolojisinde bir numara yükseldi, şehirler ayağa kaldırıldı, vatandaşın hizmet aldığı başta hastaneler olmak üzere tüm kurumlar yeniden yapılandırıldı.  

Evet bahaneler, mazeretler, amalar, fakatlar olmadan yapıldı tüm bu hizmetler. Rahmetli Özdemir Bayraktar için hazırlanan belgeseli mutlaka izlemenizi tavsiye ediyorum. Taş olsa çatlar denir ya. Tüm sıkıntılara, engellemelere rağmen ülke tarihine geçecek destansı bir mücadele verdiğini görüyoruz. 

Peygamber “bir avuç kişiyle İslam’ı nasıl yayacağım” dememiş. Fatih İstanbul’u almaya takmış kafasına denizi bahane göstermemiş. Yavuz, Mısır’dan  hilafeti almak için yola düştüğü Sina çölünden dönmemiş, Erbakan, “bu zihniyet bize siyaset yaptırmayacak” deyip davasından dönmemiş. Erdoğan vesayetlere, terör örgütlerine, baskılara rağmen bahanelere sığınmamış. 

Tarih bahaneleri üretenleri değil bilakis tüm zorluklara rağmen hedefine ulaşanları yazar. Millet olarak evimizden, işimize her alanda şu mazeret hastalığından kurtulursak inanın çok şey düzelecek. Eyvallah…