Son Dakika Haberler

İhsan Genç

İhsan Genç

​ KOSOVA-PRİZREN

17 Mayıs 2021
O ŞEHİR BİZİM ŞEHRİMİZ..KOSOVA-PRİZREN
     Sevdanın bir tanımı varsa en içtenidir millet sevdası. Geçmişin küllerinden bir bulut kaplarken üzerimizi Balkan Topraklarında, yıllarca sevdalısı olduğumuz bu yerlerin hüznü kaplıyor şimdilerde içimizi. Geçmişin izleri geleceğe ışık olsun diye beklerken Prizren Kalesi’nden şehri izledik derin duyguların eşliğinde. Osmanlı Dönemine tarihlenen Taşköprü Akdere’nin üzerinde altından zaman gibi öğütürken suyu biz de su kadar temiz ve berrak bir rüyada hissediyoruz kendimizi..

Kosova’nın, yüreğimizin bir parçasını taşıyan bu şirin ülkenin! Bir güzel köşesinden sesleniyoruz sizlere. Bu şerefi bizlere yaşatan Allah’a hamd ederek yine büyük ecdadımız Osmanlı eseri olan Sinan Paşa Camii’nden gelen ezan sesiyle. Ezan seslerine karışan çığlıkları duyar gibiyiz sanki. Ve büyük padişah Sultan Muradı,Ulu Padişah Fatih Sultan Mehmet Han’ın cihan hakimiyeti mefkûresi hayalini hisseder gibiyiz. Şimdi bu hayali beraber hissetmek için yolculuğa başlayalım Minareler Şehrinde.   

 
 PRİZREN
       Tarihi dokusuyla, güzel görüntüleriyle ruhumuzun derinlerine işleyen bu güzel şehrin adı “büyük kale, kasaba” anlamındaki Pri sözüyle Zeranda sözünün birleşmesiyle oluşmuştur. Osmanlı klasik döneminde şehrin adının “Pürzerin / Pürzerrin” olduğu bilinmekte. Tarih boyunca farklı zamanlarda Roma, Doğu Roma, Bulgar ve Sırp devletlerinin egemenliğinde olan bu güzel şehir 1389’daki Kosova zaferimizle ata toprağımız haline gelir.

Kesin bir şekilde Osmanlı hakimiyetine 1445 yılında Fatih Sultan Mehmet Han zamanında girer.Osmanlı hakimiyeti boyunca oldukça huzurlu,güzel ve Müslüman sayısı kırk bin’in üzerine kadar çıkmış olan bu şehir Osmanlı kültürünün izlerini Balkanlarda en iyi görebildiğimiz bir şehir. Ne var ki Batı’lı devletlerin Balkan Topraklarından Osmanlı Devletini ve onun izlerini silmek için yaptıkları çalışmalar etkisini göstermeye başladı 1900’lü yılların başında. Prizren sadece Osmanlı için değil Şark Meselesiyle beraber yayılmacı bir siyaset izleyen Avrupalı büyük devletler için de önem arz ediyordu. Bundan dolayı şehirde birçok konsolosluk açılmıştı. Osmanlı İmparatorluğu’nun I. Balkan Savaşı’nda yenilgiye uğraması ile Prizren’de 5 asırlık Osmanlı dönemi de 31 Ekim 1912’de sona erer.

PRİZREN KALESİ
    Bu güzel Minareler şehrindeki önemli tarihi yapılardan birisi de Prizren Kalesi Orta Çağ’a Tarihlenmekte. Prizren’e tepeden bakan bir konuma sahip olan bu kaleden şehir mükemmel görüntüler sundu bize. İlk hisarlarının Doğu Roma döneminde yapıldığı belirtilmekte olan kale Osmanlı döneminde çeşitli eklemelerle geliştirilerek, büyük bir kale hâline getirilmiş. Yani mimarisinde Osmanlı izlerini de görmek mümkün. Şehri adeta tam ortasından ikiye bölen Akdere güzel tarihi dokusuna ayrı bir güzellik katıyor bu güzel Minareler Şehri’nin. Neden minareler şehri dediğimizi merak edeniniz varsa Prizren’de Osmanlı döneminde çok sayıda cami olduğunu belirtelim. Ama ne yazık ki özellikle Rusya desteğini alan Sırplar döneminde ve sonraki dönemlerde bir çoğu yıkılarak tahrip edilir bu eserlerin.
   
   ŞADIRVAN
       Kosova’nın Prizren şehrindeki merkezî meydan ve çarşı bölgesinde bulunan tarihi Osmanlı Şadırvanından akan suları içtik kana kana…Şadırvan ismi bugün, çarşının meydanında yer alan çeşme ve bu meydana bağlanan sokak kollarını belirtmekte. Prizren’liler için kültürel ve sosyal açıdan oldukça önemli olan bu muhit, şehrin her döneminde ayrı bir öneme sahip. Şadırvan adı, çarşının meydan kısmında yer alan şadırvandan hareketle bölgeye ad olmuş. Türkçe ad, şehirde kullanılan Arnavutça, Boşnakça gibi diğer dillerde de aynen kullanılmakta.  Çeşmeden hareketle meydan ve meydana bağlanan sokak kollarını belirtmiş. Bölgenin zemini, Osmanlı devrinin özel taşı olan küçük Osmanlı kaldırımları ile döşeli. Şadırvan meydanından güneybatı kolunun ileriki kısımlarında Prizren Sırp Ortodoks Kilisesi ve birkaç metre sonra Prizren Katolik Kilisesi de sokak kenarında yer alır. Doğu kolundaysa Prizren’in şaheserlerinden Sinan Paşa Camii ve çeşmesi bulunmakta. Caminin devamı Arasta Köprüsü ve Akdere kıyısına ulaşır.
 
 TAŞKÖPRÜ
   Bu şirin şehirde gezerken rastladığımız ve şehrin estetik görünümüne büyük katkıda bulunan tarihi Taş Köprü’nün inşa tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte. Mevcut olan belgelere göre Yemen Fatihi Sinan Paşa’nın babası Ali Bey’in 1533 tarihini taşıyan vakfiye ile Prizren’de yaptırdığı 4 köprüden birisi olduğu bilinmekte. Köprünün bir ana gözü ve iki yan gözü olmak üzere toplam 3 gözü bulunuyor. Orta gözün genişliği 10 metre, yüksekliği 5 metre. Sağ ve sol gözlerin genişliği 2.00 x 4.20 metre olan köprünün. Her iki ayakta birer yardımcı açıklığı var. Uzunluğu 28.50 metre, genişliği ise 4.20 metre. Bir gözü tıkandığı için yıkılıp yeniden yapılan köprü de eskisi gibi, sarımtırak kesme taştan inşa edilmiştir ve üstü kaldırımlı olarak bırakılmış.

Yorumlar

Önemli Not: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan konhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
  • Bir Kardeşiniz

    Sizi severek izliyor, severek dinliyor ve severek okuyoruz. Sizin gibi yapımcıların sayısının artmasını özlemle bekliyoruz. İyi ki varsınız.

    • Cevapla
    • Begen (1)
    • Begenme (0)
  • İhsan Genç

    Çok teşekkür ederim güzel dilekleriniz için ????

    • Begen (0)
    • Begenme (0)
  • Hüseyin

    İhsan bey Balkanarda Osmanlının hakimiyetini ve değişik ırkların vede dinlerin ortak yaşamını anlatan Drina köprüsü romanını okumuştum uzun yıllar önce. Bu yüzden balkanları özellikle Bosna ve Kosovayı çok gidip görmek istiyorum. Size nasip olmuş inşallah bizde o ecdat yadigârlarını görmek nasip olur.

    • Cevapla
    • Begen (2)
    • Begenme (1)
  • İhsan Genç

    Değerli yorumunuz için teşekkür ederim Hüseyin Bey,İnşallah gidip görmek size de nasip olur.

    • Begen (1)
    • Begenme (1)
Kapat x
Türkçe العربية English