Öze dönüş başladı
Eskiden çaya şeker atmak normal gelirdi. Şekersiz çay içeni bilmezdim. Uzmanlar ekranlara çıkıp bağıra bağıra bu farkındalığı oluşturmuştu. Şimdi şekersiz çaylar sunuluyor. Şeker talep eden de yok denecek kadar azaldı. Sigara içinde aynı durum söz konusu. Hatırlarsanız Türk filmlerinde de gördüğümüz gibi hastane içlerinde bile sigara içiliyordu. Toplum sigaranın zararlarından haberdar değildi. Bu yönde yapılan çalışmalar sonrası bırakın kapalı ortamlarda, dışarda sigara içenlere bile bakışlar değişti. Kimse evinde içmez oldu. Tabi ki istisnalar var ancak evde sigara içmenin ayıp sayıldığı zamanlara geldik. Dolaysıyla her devrin alışkanlıkları zamanla değişiyor. Her dönemin revaçta olan iletişim araçları olduğu gibi. Günümüzde gençlerin rağbet ettiği sanal medya artık güvenilirliğinin yanında cazibesini de kaybediyor. Yalanın, ahlaksızlığın, algının, seviyesizliğin dip yaptığı bu mecradan yavaş yavaş kaçış başladı. Çünkü günümüzde de uzman ve eğitimcilerden sanal medya için aynı çığlıklar yükseliyor. Aileler hassasiyet gösteriyor, toplum bilinçleniyor. Sanal medyanın beyinden, vücudun azalarına, algılamaktan, bağımlılığa çok sayıda zararına ilişkin makaleler, haberler görüyoruz. Yakın zamanda sanal medyayı kullanan gençler başarısız, işe yaramaz, saygısız gibi görülmeye başlanırsa hiç şaşırmayın. Sigara gibi, şeker gibi bu alışkanlığımızdan da kurtulacağız. Büyük bir seferberliğin arifesindeyiz. Aileler, akademisyenler, eğitimciler, din adamları ve gerçek medya ile bunu kontrol altına almak zorundayız. Sanal medya sigara ve şeker gibi sadece bireyleri değil toplumları da zehirlediğini unutmadan kontrol altında tutmak zorundayız. Kimse izlenme uğruna garip garip hareketler yapmamalı. Kimse beğenilmek için orasını burasını açmamalı yada göbeğini sallamamalı. Akran zorbalığı yapmamalı, uyuşturucuya özenmemeli. Kolay para yerine alın teri, emek, helal para kavramlarını öğrenmeli. Evet öze dönüş başlıyor. Hesaplarını kapatan, kısıtlayan, ciddiye almayan gençlerin sayısı artıyor. Bunu hızlandırmak bizim elimizde. Eyvallah…