Küresel rekabeti yapay zekâ tabanlı veriyi yönetenler kazanacak
Küresel rekabeti yapay zekâ tabanlı veriyi yönetenler kazanacak Son yıllarda değerler zinciri arasındaki mesafeyi kısaltacak yapay zekâ eksenli dijital bir devrimin gelişimine şahitlik ediyoruz. Bu alanda atılan adımlar, bilimsel kapasiteyi artırmakla kalmıyor aynı zamanda bilimle; ekonomik çıktı arsındaki mesafeyi kısaltarak verimlilik mevzusunda adeta yeni çığırlar açıyor. Bu gelişmeler ışığında siyasi ve ekonomik olarak tam bağımsızlıktan bahsedebilmenin yolu; tek başına teknolojiyi kullanmaktan geçmiyor. Aynı zamanda yapay zekâ tabanlı veriyi üreten, veriyi işleyen ve onu yönetebilen bilimsel bir ekosistemin inşa edilmesinden geçiyor. Çünkü küresel rekabette veriye hükmedenler avantaj sağlayacak. Bu meseleyi güncel bir durum üzerinden örneklemekte fayda mülahaza ediyorum. İran-ABD savaşında, trilyonlarca dolar para harcadıkları halde; kendi teknolojisini ve savunma sistemlerini üretemeyen körfez ülkelerinin içine düştükleri çaresizlik bunun en dramatik örneğidir. Parayı bastırıp istediğiniz teknoloji alıp kullanabilirsiniz ama buna hükmedemeseniz, elinizdeki materyallerin işe yaramaz birer stok ürünü olmaktan ileriye gidemediği net olarak ortaya çıkmıştır. Toparlayacak olursak, günümüzde oyun kurucu bir devlet olabilmenin yolu insan hayatına dokunan tüm sektörlerin yapay zekâyla entegrasyonunu sağlayarak; bu süreci insan odaklı yeni bir anlayışla sentezlemekten geçmektedir. Buradaki en hassas nokta dijital insana dönüşmeden; dijital çağın tüm imkânlarından istifade edebilmektir.