Faiz kararlarında reel sektör öncelenmeli
Faiz kararlarında reel sektör öncelenmeli Her ne kadar merkez bankasının esas görevi fiyat istikrarını sağlamak olsa da yüksek enflasyon kalıcı bir şekilde düşüş eğilimine girmeden bu hedefin tutturulması mümkün değildir. Bunun sağlanabilmesi için makro finansal verilerdeki iyileşmeler yetmez yatırımcı güven endeksinin bu süreci desteklemesi gerekir. Maalesef yüksek faiz ortamının getirdiği finansman maliyetleri nedeniyle yatırımcıların risk iştahındaki sönüklüğün devam etmesinden mütevellit büyümeyi destekleyici hamleler yeterli değildir. Ancak savunma sanayi şirketlerinin borsa İstanbul içindeki derinliği ve yatırımcı tercihlerinin bu alanda yoğunlaşması sektörel seçiciliğin başka sektörlere de olumlu yansımalarını da beraberinde getirebilir. Yani savunma sanayisi reel sektörde olduğu gibi finansal piyasalarda da diğer şirketlerin önünü açarak piyasaların derinliğini güçlendirebilir. Bunun olmazsa olmazı faiz indirim süreçlerinin piyasa gerçekleri doğrultusunda yeniden başlatılmasıdır. Yüksek faiz ortamının sağladığı karlılık azaldıkça yatırımcılar yeni arayışlar içine gireceklerdir. Böylece ertelenmiş yatırım kararlarının yeniden devreye alınması ve yeni yatırımcıların piyasalara girişleri sağlanmış olur. Bunun için ne yapıp edip yüzde 30’lar seviyesine tutunmuş olan yıllık enflasyonun yüzde 30’ların altına indirerek faiz indirimlerine yeni bir koridor açmak gerekir. Ebetteki mevcut savaş ortamından dolayı enerji maliyetlerinin getirdiği ilave yükler bu durumu zorlaştırmaktadır. Ancak enflasyon düşmeden yapılan faiz indirimleri istenilen ekonomik rahatlamayı sağlayamayacaktır. Çünkü enflasyon, döviz ve faiz birbirini beşleyen ekonomik bir şeytan üçgenidir. Faiz problemini çözmeden finansman kaynaklı maliyet enflasyonunu çözemeyeceğimiz gibi; enflasyonu düşürmeden de yapılacak faiz indirimleri hiçbir işe yaramayacaktır. Tüm bu değerlendirmeler ışığında merkez bankası elindeki verilere bakarak enflasyon eğilimindeki bir düşüşe ikna olmuş olursa faiz indirimleri için yeni bir süreç başlatabilir. Bu durum sadece para piyasaları için değil; yatırım, üretim ve istihdamın önünü açacak bir kaldıraç görevi görecektir. Toparlayacak olursak haziran ayı enflasyon oranları faiz indirimleri için şartların olgunlaşmaya başladığını destekler niteliktedir. Ekonomik güven ve istikrara katkı sağlayacak faiz indirimleri için doğru zaman tam da bu zaman olabilir. Çünkü reel sektörün bu morale ihtiyacı var. Takdir Merkez Bankasının…