Camide sosyal rezillik!
Konya Aziziye Camiinde yaşanan rezilliği hepimiz gördük. Benim anlamadığım bu tipler hangi ülkede yaşadıklarının farkındalar mı? Hangi amaçla böyle bir çekim yapabiliyor ve utanmazca bunu paylaşabiliyor anlamak zor. Bu işin ucu kaçtı. Mabetlerde uygunsuz görüntüler, dini değerlerle dalga geçmeler, kültür ve gelenek gibi toplumun önemli gördüğü, hassasiyet gösterdiği ne varsa bunları ayaklar altına alan bir kesim var. İyi niyetle bakmaya çalışıyoruz ancak o anlayışı geride bıraktık. Bu düzenli, planlı, amaçlı bir hal aldı. Tıklanma uğruna, para kazanma uğruna her türlü rezilliği yapacak bir güruh var onu biliyoruz. Utanma duygusu alınmış, ahlak kavramından bihaber, saygı nedir hiç öğrenmemiş bir gençlik olmamalı bu ülkede. Eskiden bir babanın bakışıyla yanlış yaptığını anlayan ve başını öne eğen bir nesilden şimdi yaptığı her şeyi meşru gören bir nesil var karşımızda. Elbette tüm gençleri kapsamıyor bu söylediklerim. Ahlaklı, idealist, gençlerimiz de çok. Ancak öyle bir grup var ki bu özel gençlerimizi yaptıklarıyla gölgeliyorlar. Psikologlar, sosyologlar, eğitimciler vs. sakın “efendim gençleri anlamamız gerekiyor” demesin. Ben bu gençliği anlamak zorunda değilim. Ben bu gençliğin yaptığı rezilliği görmek yada katlanmak zorunda da değilim. Elbette bakış açıları değişecek, olaylara bakışı, çözüm yolu, fikri olacak lakin hiçbir gencin toplumun değerlerini aşağılamasını, ayaklar altına almasını anlamamamızı kimse beklemesin. Diğer yandan özellikle lise öğrencilerinin bu kadar kıyafet serbestliğine kim, neden izin veriyor? Özensiz kıyafetlerine izin verirseniz elbette özenti olacaktır. Öğretmenlerimiz artık “etliye sütlüye karışmayım” moduna girmişse bunda bizim de suçumuz var. Öğretmenler özellikle kız öğrencilerin taciz iftirasından ve veli tepkisinden korkar oldu. Eğitimciler ideal öğretmen değil, idare eden durumuna düşmüşse bu hepimizin suçu. En küçük uyarıda “sen benim çocuğuma” diye başlayan cümlelerle hakaret ediliyor ve biz o öğretmene sahip çıkmıyorsak bu bizim suçumuz. Şimdi şapkamızı bir önümüze koyalım. Çözüm yollarını çok konuştuk artık harekete geçelim. Eğitimden emniyete, diyanetten adalete kadar her alanda gereken adımlar atılmalı. Ayrıca sosyal medya kullanımına sınır getirilmesi ivedilikle hayata geçirilmelidir. Aksa halde dijital çarkın dişlerinde daha çok gencimizi kaybedeceğiz. Eyvallah…