Türkiye zamanında bu hamleleri yapmasaydı kaos çıkardı
Türkiye zamanında bu hamleleri yapmasaydı kaos çıkardı. Türkiye OECD ülkeleri içerisinde gerek büyüme gerekse kamu borç yükü açısından diğer üye ülkelere göre pozitif ayrışan bir ülke konumuna gelmiştir. Bu durum küresel ticari rekabette ciddi bir avantaj sağlarken politik olarak da dünyadaki birçok ülkeye göre daha bağımsız politikalar oluşturabilme özgürlüğü sağlamaktadır. Özellikle merhamet odaklı dış politika tercihlerine kaynak sağlayan Maastricht kriterlerinin altındaki düşük borçluluk seviyesindeki bütçe imkânlarıdır. Bu imkân ve kabiliyetler ülkemizi dünyadaki en fazla yardım yapan ülkeler içine sokmuştur. Özellikle Afrika’da Türkiye’nin bu tutumu;50 miyar doları aşan gönüllü bir ticari kapasiteye zemin hazırlamıştır. Hepimiz biliyoruz ki güçlü bir Türkiye’nin uluslararası arenada bağımsız bir ses olarak kalabilmesi için ayakları yere basan sağlam bir ekonomiyle tahkim edilmesi gerekir. Türk devlet aklının bunun farkına varması neticesinde en büyük zaafımız olan enerji problemlerinin çözümüne yönelik projeler öncelikli hale getirilmiştir. Ülkemizin çok büyük enerji açığı veren bir konumunda olması nedeniyle; son yıllarda bu açığı kapatmak için yenilenebilir enerji, petrol ve doğal gaz arayışlarıyla ilgili adeta altın değerinde dokunuşlar yapılmıştır. Karedeniz Gazı ve Gabar petrolleri bunun en müşahhas örnekleridir. Tabi sadece bunlar değil bor madenin endüstriyel ürün olarak pazarlanır hale getirilmesi, nadir toprak elementleriyle ilgili olağanüstü gelişmeler güçlü ekonomiye giden kilit taşları haline gelmiştir. Önceki yıllarda şayet bu adımlar atılmamış olsaydı savaş naralarının giderek arttığı, ekonomik krizin derinleştiği bir ortamda dezenflasyon programı yeniden kontrolden çıkmış olurdu. Ayrıca yukarıda yazdıklarımın dışında kriz çemberinin içindeki bir coğrafyada altın rezervleriyle ilgili yapılan stratejik hamleler ve güçlü rezerv politikaları ayakları yere basan bir ekonomiyi tahkim etmiştir. Ahir kelam, şayet zamanında altın değerindeki bu adımlar atılmasaydı; bugün ekonomik bir kargaşayla debeleniyor olurduk.