DOLAR : 43,64₺
EURO : 52,18₺
STERLİN : 60,21₺
GRAM : 7.627,10₺
ÇEYREK : 12.529,90₺
CUMHURİYET : 49.704,65₺
Ali Ayvat

Ali Ayvat

Yazarlara git

Kredi Risk Pirimi (CDS) Deyip Geçmeyelim

16 Ocak 2026

Kredi Risk Pirimi (CDS) Deyip Geçmeyelim Dünyadaki tüm siyasi iktidarlar kamu maliyelerindeki açıkları yönetebilmek amacıyla gerek iç piyasalardan gerekse dış piyasalardan borç bulmak zorundadırlar. Türkiye G-20 ülkeleri içinde kamu borç oranı en düşük ülkelerden birisi olduğu halde maalesef ki ülkemiz içinde bu durum diğer ülkelerden çok farklı değildir. Ekonomimiz için sevindirici olan şey 2020 yılından bu yana yaşanan birçok felaketin getirdiği olağanüstü maliyetlere rağmen bütçe disiplini tarafında sıkı duruştan taviz verilmemiş olmasıdır. Borçlanma ekosisteminde finansmana ulaşımı zorlaştırması bakımından tasarruf alışkanlığında dünyadaki en zayıf ülkelerden birisi durumundayız. Bu sorun borç para arayışında iç kaynakları yetersiz hale getirmektedir. Dolayısıyla kamu finansman döngüsünü sağlayabilmek için uluslararası piyasalardan borçlanma zorunluluğu ortaya çıkmaktadır. Buradaki asıl problem borcun miktarından ziyade borçlanmanın getirdiği maliyetlerdir. Çünkü uluslararası borç vericiler objektif kriterlere göre borç vermiyorlar. Borç alan ülkelerin uluslararası sisteme itaatkâr olup olmadığını test ediyorlar. İşte tam da burada kredi risk primi CDS’ler ön plana çıkmaktadır. Kredi risk primi borçlanan bir ülkenin borcunu ödeyememe riskinin alacaklılar tarafından sigorta ettirilmesi karşılığında katlanılan maliyettir. CDS’ler düştükçe finansal risk dolayısıyla borçlanma maliyetleri azalmış olacaktır. Toparlayacak olursak ülkemizin ucuz maliyetli dış kaynak akışına ihtiyacı vardır. Bu akışı sağlayacak yollardan birisi CDS’lerin düşük olmasıdır. Diğeri ise uluslararası derecelendirme kuruluşlarının olumlu raporlarıdır. Her iki parametrede yaşanacak olumlu gelişmeler neticesinde faize akan kaynaklar yatırıma gidecektir.