Kabil ve Karga
İnsan cevherdir, yani; kendi başına bir değerdir.
Dolayısıyla; önüne ve arkasına ek almaya ihtiyaç duymaz.
İyi insan, kötü insan olmaz.
İnsan özü itibariyle cevher olduğu için zati itibariyle iyidir.
İnsan iyilikten iradesi ile istifa etmişse o artık “insan” değildir.
Kur’an’ın ifadesi ile “bel hüm adall/hayvandan daha aşağı”(A’raf, 7/”179) bir mahlûktur.
Allah bu gerçeği Kabil karga hikâyesi üzerinden bizlere izah eder.
Hasedinden dolayı kardeşi Habil’i öldürerek insanlıktan istifa eden Kabil’i Kur’an şöyle anlatır.
“(Ey Muhammed!) Onlara Âdem'in iki oğlunun gerçeğe dayalı hikâyesini anlat. Hani ikisi birer kurban sunmuşlardı da birinin (Habil'in) kurbanı kabul edilmiş, diğerininki kabul edilmemişti.
Kurbanı kabul edilmeyen (Kabil), kardeşine:
“Yemin ederim ki seni öldüreceğim” deyince, diğeri (Habil):
“Allah, ancak kendisine karşı sakınanlardan (kurbanı) kabul eder” demişti.
“Eğer beni öldürmek üzere elini bana kaldırırsan, (kendimi savunmaya çalışırım ama) ben seni öldürmek için (asla) elimi sana kaldırmam. Çünkü ben, âlemlerin Rabbi olan Allah'a karşı yanlış yapmaktan korkarım.”
“(Beni öldürürsen) dilerim ki hem benim günahlarımı hem de kendi günahlarını yüklenesin de cehennem halkından olasın. Zalimlerin cezası işte budur” (dedi).
Sonunda nefsi onu, kardeşini öldürmeye sevk etti de onu öldürdü. Böylece hüsrana uğrayanlardan oldu.
Sonra Allah, ona kardeşinin ölmüş cesedini nasıl gömeceğini göstermek için (Kabil'e) toprağı eşeleyen bir karga gönderdi.
“Yazıklar olsun bana! Şu karga kadar olup da kardeşimin cesedini gömemiyor muyum?” dedi ve böylece o artış pişman olmuştu (ama iş işten geçmişti). Maide, 4/27-31
Allah tarafından eşref’ül mahlûkat (yaratılmışların en şereflisi) ve ahsen-i takvim (en güzel surette yaratılmış) bir makamda;
Bir Peygamber çocuğu ve insan makamında yaratılan Kabil, şeytanın igvası, nefsinin tahriki ile hasedine yenilerek insanlıktan istifa etmiş bu büyük hatası nedeniyle kargadan daha aşağıya düşmüş ve bunu bizzat kendisi de itiraf etmiştir.
İnsanlık makamında kalmak kolay bir şey değildir.
Cengiz Aytmatov bu çetin imtihana şöyle dikkat çeker:
“Zor olan her gün insan kalmaktır.”
Bir de konuya şairin gözünden bakalım:
“Ne hasta bekler sabahı
Ne taze ölüyü mezar
Ne de şeytan bi-günahı
Seni beklediğim kadar” (N.F. Kısakürek)
Mısralarında şairin dediği gibi şeytan her insan kapısında 7/24 bıkmadan usanmadan onu “insanlık” makamından düşürmek için bekliyor ve fırsat kolluyor.
Olay ciddi!
Konu hassas!
Tedbiri sakın elden bırakmayın!
Olur mu?