Ekonomik Sorunları Gelir dağılımındaki Bozukluklar Besliyor
Temel ihtiyaçlarını bile karşılamakta zorlanan gelir piramidinin en altındaki milyonlarca insan açısından toplumdaki birçok tartışmamın maalesef hiçbir anlamı yoktur. Hele hele restoranlardaki, kafelerdeki, alışveriş merkezlerindeki, tatil beldelerindeki doluluklara bakıp ikide bir ısıtılıp ısıtılıp gündeme getirilen “bu ülkede ekonomik sıkıntı yoktur” demek zor durumdaki bu insanlara karşı yapılan açık bir haksızlıktır. Dolayısıyla gelir piramidinin üst gruplarındaki 40 milyona yakın insanın harcama davranışlarına bakarak toplumun geneline yönelik ekonomik çıkarsamalar yapmak gerçekçi bir değerlendirme değildir. Çünkü bu gruptakilerin tek kayıpları var o da sadece konfor kaybıdır. Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana cari açık, bütçe açığı ve yüksek enflasyon gibi makroekonomik sorunlar toplumdaki üst gelir gruplarıyla alt gelir grupları arasındaki bağı tamamen koparmıştır. Ekonomik krizler, depremler, afetler ve salgın hastalıkların getirdiği mali külfetler de bu çatlağı tamamen derinleştirmiştir. Bu durum zenginlerden fakirlere doğru akan acımasız bir servet transferine ortam sağlamıştır. Son yıllarda yapılan sosyal transferlerle gelir uçurumundan kaynaklanan bu sorunun tahribatı hafifletilmeye çalışılsa da durum sanıldığı kadar kolay değildir. Çünkü ülkemizdeki ekonomik sorunları besleyen asıl faktör gelir dağılımındaki bozukluklardır. Toparlayacak olursak gelir gurupları arasındaki makası daraltmak için zenginlerden fakirlere doğru akacak servet transferinin bir yolunu mutlaka bulmak zorundayız. Meselenin çözümü için doğrudan vergileri daha fazla artırarak işe başlayabiliriz.