İSLÂMİ NATO’NUN AYAK SESLERİ
Geçtiğimiz hafta bütün Müslümanları sevindiren çok güzel bir gelişme yaşandı. Mekke Ortak Savunma Antlaşması; Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında 7 Ağustos 2026 tarihinde Mekke'de Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Pakistan Başkanı Şahbaz Şerif, Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman tarafından imzalanmıştır.
Bu antlaşma kapsamında NATO’nun 5. Maddesinde olduğu gibi taraf devletler, birine yönelik herhangi bir saldırganlık eylemini her ikisine yönelik bir eylem olarak değerlendirmeyi taahhüt etmiştir. Bu antlaşma öncelikle kurucu üç Devletin güvenlik ve savunma birlikteliğini oluşturmaktadır. Öyle inanıyorum ki yakın gelecekte bölgedeki bütün devletler bu antlaşmaya dahil olmak isteyecekler, üç devletin onayı ile dahil edileceklerdir.
Siyonist İsrail’in öncelikle Gazze’yi işgali, çocuk, kadın, Sivil demeden öldürmesi, sonrasında Lübnan, Suriye, İran’a yani bölgedeki ülkelere saldırarak istikrarsızlaştırması Mekke Antlaşmasının kurulmasını sağlayan ana sebeplerden birisi olmuştur. Amerika Birleşik Devletleri bugüne kadar bölge Devletlerini yıllarca sömürmüş, geçtiğimiz yıl içinde Donald Trump’un ziyareti ile 4 Trilyon $ destek almasına rağmen İran ile yaşanan savaşta müttefiklerini koruyamamıştır. Yaşanan güvenlik zaafiyeti sonucu bölgenin güçlü Devletleri bir araya gelmiş bölgemizin sorunlarını biz çözeriz anlayışı ile birlikteliklerini oluşturmuşlardır. İnanıyorum ki Bölgemizde hem ABD’nin hemde Siyonist İsrail’in bundan böyle çok rahat hareket edemeyeceğini, mazlumların zaferinin yakın olduğunu belirtmek isterim.
Mekke Ortak Savunma Antlaşmasına imza atan üç Devletin birbirini tamamlayan güç unsurlarının olduğu bilinen hakikattir. Türkiye’nin Savunma sanayiindeki devrim niteliğinde elde ettiği başarı, harp doktrinleri ve oprerasyonel tecrübesi, Suudi Arabistan’ın yüksek finans, petrol kapasitesi, stratejik coğrafyası ve Pakistan’ın İslam dünyasındaki tek nükleer güç olmasından kaynaklanan caydırıcılık boyutu, toplamda 300 Milyonu aşan nüfusları bölgemizdeki istikrarın sağlanmasında bu birlikteliğin çok önemli olduğunu açık bir şekilde dost düşman tarafından görülmektedir.
Merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan hocamızın yıllarca dillendirdiği, Müslüman Ülkelerin İslam NATO’su, Ortak pazarı, Kültürel iş birliği, Ortak para birimi, Birleşmiş Milletleri olmalı dediği düşüncesi, fikirleri ete kemiğe bürünmeye başlamıştır. Merhum Erbakan hocamızın dillendirdiği ne varsa her birini Öğrencisi Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından bir bir gerçekleştirmektedir.
Post Modern 28 Şubat Darbesi Sonrası: 12 yaş öncesi çocukların Kur'an-ı Kerim öğrenmesi yasaklandı. Meslek Lisesi Öğrencilerine Katsayı zulmü başlatıldı. İmam-Hatiplerin ortaokul kısımları kapatıldı. Kesintili eğitim kesintisiz hale getirildi ve hafızlık için engel konuldu. Kamusal alanda başörtüsü yasağı başlatıldı. Başörtülü Devlet Memurları; hukuksuz bir şekilde Memurluktan uzaklaştırıldı…
28 Şubat 1997 de İslam’a açıkça savaş açılmış bin yıl süreceği ifade edilmiştir. Dokuz saati aşkın bir süre Milli Güvenlik Kurulunda Merhum Prof. Dr. Necmeddin Erbakan hocamızı terleten hainlerin hesabını Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan tek tek sormuştur. 28 Şubat 1997 yılında Milletimizin değerlerine, İslam’a düşmanlık yapılarak Post Modern Darbe ile dayatılan maddelerin hepsi kaldırılmış, Müslümanlar için kendi Ülkelerinde parya olmalarına son verilerek, herkese özgürlük sağlanmıştır. Ayrıca Taksime Cami yapılmış Ayasofya İbadete açılmıştır. Mekke antlaşması ile de Kudüs’ün Mescid-i Aksanın özgürlüğü sağlanacaktır İnşâAllah. Rabbimiz, Hakk’ın, hakikatin, adaletin yanında yer alanlardan ebeden razı olsun.
Başbakanlık görevinde bulunmuş Siyonizm’i çok iyi bilen Merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan hocamız ’ın dediği gibi; bu alçak zalimler, Siyonist İsrail kesinlikle ‘laftan değil güçten anlar.’ Siyonizm’i çok iyi bildiği için savunma sanayiinde güçlü olmamız gerekir diyerek Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a Piyade tüfeğinden, İHA, SİHA, Helikopter, Füze, Uçak ve benzeri Projeleri vermiş Cesur yürek Sayın Cumhurbaşkanımızda önüne konulan onlarca engele, baskıya rağmen bildiği yoldan dönmemiş ve sonunda Türkiye’mizin savunma sanayiindeki baş döndürücü çok özel ve güzel yüksek teknolojiyi her alanda ürettirmek suretiyle gücümüzü çok net ortaya koymuştur. Türkiye’mizin bu gücü dosta güven, düşmanlara ise korku vermektedir. Erbakan hocamızın yıllarca dillendirdiği İslâmi NATO’ya giden yolun ilk adımı da talebesi tarafından atılmış oldu.
İslâmi NATO’nun ayak sesleri olan Mekke Ortak Savunma Antlaşması hayırlara vesile olsun. Emeği geçenlere gönülden kalbî şükranlarımı sunarım. Zalimlere hadlerinin bildirilip mazlumların yüzlerinin güldüğü, Dünyada Adaletin tesis edilerek huzur ve mutluluğun sağlandığı güzel günleri dün olduğu gibi yarınlarda Rabbimiz bizlere nasip eylesin. Sıhhat ve âfiyetler dilerim.