DOLAR : 44,21₺
EURO : 51,51₺
STERLİN : 59,19₺
GRAM : 7.497,01₺
ÇEYREK : 12.382,04₺
CUMHURİYET : 49.152,93₺
Ömer Lütfi Ersöz

Ömer Lütfi Ersöz

Yazarlara git

SAVUNMA SANAYİMİZDEKİ BAŞARI, DOSTA GÜVEN, DÜŞMANA KORKU VERMEKTEDİR

4 Mart 2026

Genel olarak Müslümanların bulunduğu coğrafyalarda kan ve gözyaşı her zaman olmuş, son zamanlarda daha da artmış olduğunu görmekteyiz. Dünyanın zalimleri Siyonist İsrail, Emperyalist Amerika, gizli planlamaları yapıp ortalıkta fazla görünmeyen İngiltere ve destekçileri, ülkeleri sömürmekte, mazlumları öldürmekte, sürgün etmekte, yakıp, yıkmakta ve soykırım uygulamaktadırlar. Özellikle uzun yıllardır Gazze’de,  birkaç gündür İran’da ve benzeri ülkelerde zalimlerin yaptıklarını açıkça görüyoruz.

     Zulüm kimden gelirse gelsin, gücüne ve konumuna bakılmaksızın karşı konulmalıdır. Nice Zalim; Firavunlar, Nemrutlar, Ebu Cehiller gelip geçmişler, hepsi de yaptıklarının karşılığını dünya kısmen de olsa görmüşler, âhirette ise ebedi olarak cehennemde cezalarını çekeceklerdir. Silah, araç gereç konularında güçlü görünen Emperyalist Amerika ve onun desteklediği Siyonist İsrail de inanıyorum ki yakın gelecekte yaptıkları zulümleri sonucu yıkılacaklar. Çünkü Zulüm ile abad olanın ahiri berbat olur. Gazze’de, İran’da ve birçok İslam ülkesinde Siyonist İsrail’in başındaki alçak Netanyahu ve en büyük destekçisi Emperyalist Amerika ile birlikte; çocuk, kadın, ihtiyar, sivil demeden katliam yapmakta, uçaklarla, füzelerle bombalatmakta, öldürmektedir.

     Başbakanlık görevinde bulunmuş Siyonizm’i çok iyi bilen Merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan hocamız ’ın dediği gibi; Bu alçak zalimler, Siyonist İsrail kesinlikle ‘laftan değil güçten anlar.’ Siyonizm’i çok iyi bildiği için savunma sanayiinde güçlü olmamız gerekir diyerek Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a Piyade tüfeğinden, İHA, SİHA, Helikopter, Füze, Uçak ve benzeri Projeleri vermiş Cesur yürek Sayın Cumhurbaşkanımızda önüne konulan onlarca engele, baskıya rağmen bildiği yoldan dönmemiş ve sonunda Türkiye’mizin savunma sanayiindeki baş döndürücü çok özel ve güzel yüksek teknolojiyi her alanda ürettirmek suretiyle gücümüzü çok net ortaya koymuştur. Türkiye’mizin bu gücü dosta güven, düşmanlara ise korku vermektedir.

     Kendi Savunmamızın kararını biz veririz kimsenin gücüne de bakmayız, Güç ve Kuvvet sahibi Allah (c.c.)'tır. Âyet-i Kerîmede: “Allah’ın ve sizin düşmanlarınızı ve onların gerisinde olup sizin bilmediğiniz, ama Allah’ın bildiklerini korkutup caydırmak üzere, onlara karşı elinizden geldiği kadar güç ve savaş atları hazırlayın. Allah yolunda harcadığınız her şeyin karşılığı, zerrece haksızlığa uğratılmadan size tastamam ödenecektir.” (Enfal Sûresi âyet:60) Allah (c.c.)’ın kanunlarına göre zafer, başarı ve sonucunda barışa erişmek için ancak, caydırıcı bir güce sahip olmanın önemi açıkça ifade edilmektedir.  “Hazır ol cenge eğer ister isen sulhu salâh” şeklinde kullandığımız bu ilkede de bu durum net olarak belirtilmiştir. Âyet-i Kerimenin günümüze yansıyan anlamı: en uygun bir şekilde, maksadı gerçekleştirmede en etkili olan silahlar ile diğer araç gereçler, askerî eğitim, savunma, savaş stratejisi, zafer için gerekli olan her türlü askerî güç ve imkânlara sahip olmakla mükellef olduğumuzu söyleyebiliriz. Âyet-i Kerimenin emri gereğince düşmanların silahlarından daha iyisini yapmak için gece gündüz çalışıldı ve daha iyisini de yaptık elhamdülillah.

     Hava savunma sistemlerimizin olmadığı, ihtiyaç duyduğumuz bir dönemde, saldırı için değil Türkiye’mizi savunma amaçlı S400’leri aldık. Sözde Siyasetçi, Sanatçı, Gazeteci Yazar geçinen içimizdeki bazı beyinsizler, zavallılar, kudurdular; S400'lere ne gerek var, bize kim saldıracak, alamazsınız dediler aldık, alsanız bile kuramazsınız dediler kurduk, kursanız bile çalıştıramazsınız dediler çalıştırdık Amerika'nın CAATSA yaptırımlarına rağmen aldık... Hatta hava savunma sistemlerinin en iyisini üreterek çelik kubbeyi oluşturduk. Kendi Vatanımızın korunması için Savunma Sanayi alanındaki üretip hayata geçirilen yüzlerce projeden;

     İHA, SİHA, KOREL, ATAK, GÖKBEY, HÜRKUŞ,  KAAN, KIZILELMA, GAZAP, TAYFUN, TCG ANADOLU VE BENZERİ PROJELERLE İFTİHAR EDECEKLERİ YERDE gücümüzden de rahatsız olup alaya aldılar. KAAN’ın üretilen ilk parçasını kalorifer peteğine benzettiler. Libya da ne işimiz var, Azerbaycan’a cihatçı gönderiliyor, TCG Anadolu için “Ne gerek var! Diyerek Savunma Sanayisine karşı olduklarını belirtip İHA’lara dokunacaklarını açıkça söylediler... Sinop’ta füze testlerinden balıklar ürküyor yapmayın dediler... Savunma Sanayimizdeki ürettiğimiz silahları kullanarak, Libya da Azerbaycan da Suriye de, Irakta, Sudan da, Katar da, Somali de, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde, Balkanlarda v.b. Ülkelerinin bazılarında test ederek bazılarında da konuşlandırarak başarı sağladığımızı dost düşman görmüştür. Savunma Sanayimize ve üretilen araç-gereçlere karşı çıkanlar hain değillerse kamuoyu önüne çıkıp yanlış yaptık diyerek özür dilemelidirler. Özür dilemeyenler vatana ihanetten yargılanıp cezalandırılmalıdır diye düşünüyorum.

     Amerika ve İsrail'in İran'a yaptığı saldırıda yerli ve milli silahların önemli olduğu çok net anlaşılmaktadır. İran, Süpersonik füzelerdeki başarısını hava savunma sistemleri ve savaş uçaklarında da başarabilseydi durum çok farklı olur, caydırıcı olurdu, o zaman Amerika, İsrail saldıramazlardı...

     Savunma Sanayimizdeki yerlilik oranını %20’den %85'e çıkaran, yüz bin istihdam ile birlikte dünyanın en büyük ihracatçıları arasında yer almasını sağlayan Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip ERDOĞAN’a gönülden kalbî selam ve saygılarımı sunuyorum Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN: “Çok uzun olmayan bir süreçte, hiç kimsenin bize efelenmeyi dahi göze alamayacağı bir savunma kapasitesine erişmiş olacağız.”  demiştir.

Savunma Sanayimizdeki başarılarımızdan bazılarını özet olarak aktarmak istiyorum: Bir tek gemi yapmayı bilmeyen Ülkemiz Baş Komutanımızın destek ve kararlı mücadelesi sonucu şu anda, 46 kırk altı tane savaş gemisini aynı anda yapabilen bir konumdadır.

.  Zalimleri korkutan, mazlumlara ümit olan GAZAP; Nükleer olmayan fakat nükleere eş yıkıcılığı olan bir bomba üretmiş bulunuyoruz. Düştüğü yerde kilometrelerce alanı yok edip hiç bir canlı bırakmayan Dünya’nın en tesirli bombası…        

    Güvenlik gerçekten çok önemli, savaşta, heykel değil bunlar lazım bize. Türkiye’mizin ilk hipersonik balistik füzesi TAYFUN’un menzili 1800, CENK füzesinin menzili ise 3000 kilometre. CENK; karadan, denizden ve denizaltından fırlatılabilmektedir. Kimseden izin almadan, İstediğimiz kadar TAYFUN, CENK füzelerini üretip savaş ortamında kullanabilme imkânına sahibiz. Savunma sanayi yetkililerimizin açıklamalarından öğreniyoruz ki; bu Füzelerimizdeki en önemli teknoloji, GPS olmadan, kendi Navigasyon sistemimizle hedefi bulabilmesidir. Bu teknolojiyi hiç bir ülkeden alamazsınız. Bazı konuların maddi bir bedeli de yoktur. Bu konuda para geçmemektedir. Laikliği, Atatürk’ü dillerine dolayıp bir çakı bile üretemeyip zamanında üretilenleri de yok eden, mezarda rakı içmekten başka düşünceleri olmayanların bu başarılardan rahatsız olmamaları mümkün değildir. Allah (c.c.) bu zihniyete iktidar yüzü göstermesin.

     Milli Radar Sistemimizi aktif hale getirdik. HİSAR ’dan SİPER’e, KORKUT’tan GÖKDENİZ’e, diğer bütün hava savunma sistemlerini geliştirdik. İlk Milli omuzdan atılan SUNGUR’u ürettik. Sınıfının en üst segmentini oluşturmaktadır. Bu sadece bir sistem değil, alçak irtifa tehditlerine karşı yerli bir savunma katmanıdır. Envantere giren her yerli sistem, bağımsızlığımızın güçlü bir şekilde tahkim edilmesi anlamına gelmektedir.

     AKKOR: Dünyada sadece üç ülkenin üretebildiği tank savunma sistemidir. EJDERHA ile çok yüksek güçte sinyal gönderebiliyoruz. Huzmesine giren herhangi bir hava aracının elektronik devrelerini yakarak düşürmektedir. High Power Microwave Yüksek Güçlü Mikrodalga; Böyle bir silah dünyada çok az ülkenin elinde bulunmaktadır. Sürü dronlarını düşürmenin en ideal çözümünü sunmaktadır. Testleri bitti seri üretime geçildiği açıklandı. Her anlamda en iyisini üretmekteyiz. Büyük bir mutlulukla belirtmeliyim ki; gün yüzüne çıkan testi başarıyla gerçekleştirilen savunma sanayi ürünlerimiz buz dağının su üstünde kalan kısmı olup çok büyük çoğunluğu kamuoyu ile paylaşılmamıştır.

     Son yirmi yıl öncesine kadar mermisini ithal eden bir Türkiye’den her yönden kendimize ihtiyaç duyulan araç-gereçleri üretip kendi ihtiyaçlarımızı stokladığımız gibi uygun gördüğümüz ülkelere satan bir Türkiye’ye kavuşturan Başkomutanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN’a, Baykar Teknoloji Yönetimine ve özellikle Selçuk Bayraktara, ASELSAN, ROKETSAN, HAVELSAN v.b kuruluşlarımızın çalışanlarına emeği geçenlerin, destek verenlerin her birine gönülden kalbî şükranlarımı sunarım. Rabbimiz her birinizden ebeden razı olsun. Durmak yok yola, çalışmaya devam…

     Siyonist İsrail, emperyalist Amerika ve Avrupa Ülkelerinin bazılarının desteği ile hiç çekinmeden Gazze, Suriye, Irak, Lübnan, Yemen, İran’a saldırmaktadır. Bunlarla da yetinmeyeceğini açıkça ifade etmekte Atom bombasına sahip olan Pakistanada saldırılması gerektiğini çekinmeden belirtmektedirler. En nihayetinde esas hedefin Türkiye’miz olduğunu da dillendirmektedirler. Yıllardır terörle ülkemizi yıkmak için her türlü araç gereç desteğini sağlayıp teröre destek verip yeterli sonucunu alamayıp başarılı olamayınca darbe, işgal girişimi ve ekonomik saldırılarda bulunmuşlardır.  Bütün bu saldırılardan Rabbimizin lütfu milletimizin ve yöneticilerimizin İman, irfan, cesaretleri sonucu hainler emellerine ulaşamamışlar, bundan sonra da ulaşamayacaklardır. Hodri meydan. Her biri asker olan Anadolu yiğitleri çok yakın gelecekte mazlumların hesabını soracak, Siyonist Yahudileri tarih sahnesinden silecektir İnşâAllah.

     Esasında İran’a hep şüphe ile bakan, onlardan da çok hazzetmeyen biri olarak diyorum ki; gelinen noktada mazlum konumda olan kim olursa olsun ona destek olmak zorundayız. Gazze, Irak, Suriye, Lübnan, Yemen ve şimdide İran’a sahip çıkmak zorundayız. İran tarihinde ilk defa İsrail’e çok net etkili bir karşılık vermiştir bu takdire şayandır devam ettirmelidir. Elindeki Süpersonik füze, İHA’larla, sadece İsrail ve Amerika’nın gemilerini vurmak için kullanmalı, bölge ülkelere atmamalıdır. Siyonist Haydut İsrail Devleti tarih sahnesinden silinmeli, bu haydutlar, tarih sahnesinden silinmediği sürece insanlığa rahat yoktur.

     Musevilik ve Hristiyanlık inancına göre Armageddon, Tanrıyı kıyamete zorlayıp büyük savaş olarak adlandırılıp inanılmaktadır. İslam’a göre ise; Melhame-i Kübra; çok büyük ve kanlı Savaş’ın Amik ovasında olacağı hadislerde bildirilmektedir. Sonucunda çok kanlı bir savaş olacağı, nihayetinde Müslümanların bu savaşı kazanacağı açıkça müjdelenmiştir. Rabbimizin lütfu ile Siyonist İsrail ve emperyalist destekçileri eninde sonun da Osmanlı tokadını torunlarından Türkiye’miz eliyle yiyecektir. Türkiye’mizin yönetimi yirmi yılı aşkın süredir emin ellerde olduğu için savunma sanayi alanında çok güçlü konuma gelmek için çalışılmış, gelinen noktada hamdolsun çok iyi bir noktaya ulaşmıştır. Araç gereçlerin çağın gereklerine uygun olarak üretilmesi güzel olmakla birlikte ondan daha güzeli şehadete susamış olan Mehmetçiğimizin ve insanlarımızın ölümü öldüren, ölüme koşar adım giden cesaretleri ile Rabbimizin yardımı sonucu zafer Müslümanların olacaktır. Haçlı seferleri ile birleşip üzerimize gelen kâfirleri, dün olduğu gibi bugünde Türkiye’mizin öncülüğünde hezimete uğratıp zafere kavuşacağımızdan en ufak bir şüphemiz yoktur. Türkiye’miz dün olduğu gibi bugünde, Mazlumların, Ümmet-i Muhammedin hamisi olacak sonunda mazlumların yüzleri gülecek, zalimlerde yaptıklarının bedellerini ödeyeceklerdir.

     Zalim olmaktan, zulme uğramaktan âlemlerin Rabbi Allah (c. c.)’a sığınırız. Mazlumların muzaffer olduğu günleri en yakın zamanda görmemiz duası ile sıhhat ve afiyetler dilerim