Son Dakika Haberler

Ömer Lütfi Ersöz

Ömer Lütfi Ersöz

​HELÂL VE HARAM HASSASİYETİ

25 Nisan 2021
Helâl ve haram hassasiyeti Müslüman için çok büyük önem arz etmektedir. Bir şeyin helâl mi yoksa haram mı? Olduğunu İslâm’dan öğrenmekteyiz. İslam’ın ana kaynakları da Kur’an ve Sünnettir.  İslam’a göre bir şeyin helal veya haram olmasını; Allah (c.c.) ve Resulü Hz. Muhammed (s.a.s.) belirler. Allah (c.c.) ve Resulü Hz. Muhammed (s.a.s.)’in kaçınılmasını emrettikleri haramlardan uzak durup emredilenlerini yapmak Müslümanların asli görevleridir.
 
     Müslümanlar olarak, hayatımızı Kuran ve Sünnete uygun bir şekilde yaşamakla yükümlüyüz. Dünyevi ticaretimizde hesap yaptığımız gibi uhrevi ticaretimiz içinde; Allah (c.c.)’ın huzurunda hesaba çekilmeden önce kendimizi hesaba çekerek hayatımızı helâller dairesinde yaşayıp haramlardan da kaçınmalıyız. Hem dünyevi, hem de uhrevi konularda helâl ve harama dikkat ederek hayatımızı düzenli, planlı, programlı güzel ahlâk sahibi olarak yaşamamız gerçek kurtuluş kaynağımız olacağı aşikardır.
 
      İslâm; içki, kumar, zina, rüşvet, faiz, haksız yere adam öldürmek, domuz eti yemek, yalan, gıybet, iftira gibi hususları haram kılmıştır. Helâller dairesi çok geniştir. İslâm içkiyi haram kılarken su, süt, salep, çay, kahve ve enva-i çeşit meyvelerin sularını içmemizi helâl kılmıştır. Yasaklanan sadece içinde alkol bulunan içeceklerdir. Haksız kazancın kaynağı faiz haram, ticaret ise helâl kılınmıştır. Gayri meşru birliktelikler yani zina haram, şartlarını taşıyan erkek ile kadın’ın evlilikleri ise emredilmiş ve helâl kılınmıştır. Domuz eti ile birlikte yırtıcı ve binek hayvanlarının etlerinin yenilmesi haram, birçok kuş, kuzu, koyun, keçi gibi küçükbaş ve deve, inek gibi büyük baş hayvanların etleri ise helâl kılınmıştır.  Rüşvet haram, alın teri ile elde edilen kazanç helâl ve kutsal sayılmıştır. Bu örnekleri çoğaltabiliriz. Yani İslâm; yararlı ve faydalı olan hiçbir şeyi haram, zararlı olanları da helâl kılmamıştır.
 
       Âyet-i Kerîmelerde: “Bir Mü’min erkek veya bir Mü’min kadının, Allah ve Resulü bir emir ve hüküm verdiklerinde artık işlerinde bundan başkasını seçme hakları olamaz. Allah’ın ve Resulünün emrine itaat etmeyenler doğru yoldan açıkça sapmışlardır.” (Ahzab Sûresi âyet:36)
“…Peygamber size ne verdiyse onu alın, size ne yasakladıysa ondan da sakının. Allah'tan korkun. Çünkü Allah'ın azabı çetindir.” (Haşr Sûresi âyet:7) “…Peygamber onlara iyiliği emreder ve onları kötülükten meneder; yine onlara temiz şeyleri helâl, pis şeyleri haram kılar. Ağırlıklarını kaldırır, üzerlerindeki zincirleri çözer. O Peygambere inanan, onu koruyup destekleyen, ona yardım eden ve onunla birlikte gönderilen nura uyanlar, işte bunlardır kurtuluşa erenler.” (A’raf Sûresi âyet:157) buyrulmuştur.
 
      Kazançlarımızda  helâllere yönelip haramlardan ve haram şüphesi bulunan işlerden kesinlikle kaçınmalıyız. İmtihanda olduğumuz dünya hayatını ölüm gelmeden  çok iyi değerlendirmeli, haramlardan kaçınarak helâller dairesinde hayatımızı yaşamalıyız. Helâller dairesinde hayatımızı yaşama hassasiyetimizi kaybedersek  kazançlarımızın bereketi kaybolur, evimizin, ailemizin huzuru kaçar. Haramlardan uzak durup helâl kazanç ve helâl lokmaya azami gayreti gösterirsek hem dünyevi, hem de uhrevi âlem de kurtuluşa erenlerden oluruz. Her an ve her zaman kendimizi hesaba çekmeli, helâl, haram hassasiyetimizi hiçbir zaman kaybetmemeliyiz.
 
     Bu dünyaya imtihan için gönderilmiş bulunuyoruz. Allah (c.c.) ve Resûlü Hz. Muhammed (s.a.s.)’in emrettiklerini yapanlar sevaba nail olup ebedi âlemde Cennet ile mükafatlandırılırlarken, emredilenleri yapmayıp haramları işleyenlerde günaha girip Cehennemde cezalandırılacaklardır. Kişi inanıp inanmama özgürlüğüne sahiptir. İnanır ve emredilenleri yaparsa mükafatını alacağı gibi, inanmayıp hem emirleri yapmaz hem de haramlardan kaçınmazsa cezasını göreceği açıkça bildirilmiştir. Her insan, kendisine verilen irade-i cüziyyesini ister helallerden yana isterse haramlardan yana kullanma özgürlüğüne sahiptir ama sonucuna da katlanmak durumundadır. İslam; fıtrat dinidir, koymuş olduğu normlar cihan şümul’dür.  İslam; insanlar için yararlı, faydalı, güzel ve iyi olan hiçbir şeyi yasaklamamıştır. Yasakladığı, haram kıldığı hususlarında hem ferdi, hem de toplumsal bir çok zararları vardır.
 
     Müslüman’a yakışmayan davranışlardan kaçınıp, yapmamız gerekenleri hayatımıza hâkim kılmalıyız. Rabbimiz; haramlardan uzak durarak,  emredilenleri yapıp helâller dairesinde  hayırlı, bereketli, güzel bir hayatı yaşayan Mü’minlerden olmayı her birimize lütfeylesin. Sıhhat ve âfiyetler dilerim.
 

Yorumlar

Önemli Not: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan konhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
  • Mehmet Han

    Knylı çakal bir söz var ya kişi kendinden bilir işi mübarek günde iftira atma kul hakkı günahtır ayıptır

    • Cevapla
    • Begen (2)
    • Begenme (0)
  • Knylı

    Sema ve Nizamettin torpille işi girdi haram değil mi

    • Cevapla
    • Begen (0)
    • Begenme (5)
  • Ömer Lütfi ERSÖZ

    İsminizi bile yazmaya çekinip iftira atıyorsunuz.Oğlum Mühendis, Kızım MALİ Müşavir.Ayrıca Yüksek Lisansınıda yaptı.Sizin mantığınıza göre oralarıda torpille kazanıp bitirdiler öyle mi? Bir yere işe girmeniz için öncelikle belli şartları taşıyıp konusuna göre ilgili okulundan mezun olmanız gerekiyor. Bunu bile öğrenmemişsiniz çok Yazık...

    • Begen (2)
    • Begenme (0)
  • Tevfik BUĞDAYCI

    Yolsuzluk,hırsızlık,kamu malı talanı gibi günahlar önemsizmiş gibi bir algı var.Varsa yoksa içki.

    • Cevapla
    • Begen (1)
    • Begenme (2)
  • Ömer Lütfi ERSÖZ

    Yazımı bütüncül olarak okursanız haramların tamamından kaçınmamız gerektiğini vurguladım.Yolsuzlukta, hırsızlıkta, yalanda, iftira da vb hepsi haramdır.Doğrusu bu algınızı hangi cümlemden çıkarttığınız anlayabilmiş değilim.Deyinki şu cümlenizden...

    • Begen (1)
    • Begenme (0)
Kapat x
Türkçe العربية English