DOLAR
13.465
13.515
EURO
15.190
15.262
İNGİLİZ STERLİNİ
18.1322
18.2278
GRAM ALTIN
798.7844
803.7528
ÇEYREK ALTIN
1282.663
1330.000

Son Dakika Haberler

Ömer Lütfi Ersöz

Ömer Lütfi Ersöz

​Cismani ve Ruhani hastalıklara şifa kaynağı; Kur’an-ı Kerim’dir

10 Ocak 2022
Cismani ve ruhani bütün hastalıklarımızın şifa kaynağı Kur’an-ı Kerîmdir. Kur’an-ı Kerîmi en iyi anlayıp uygulayan rol model Peygamberimiz Hz. Muhammeddir. Bu anlamda Kur’an-ı okuduğumuz zaman Peygamberimize itaat edilmesini emretmektedir. Sünnet’e baktığımız zamanda Kur’anın emirlerinin uygulanıplıp yasaklarından da kaçınıldığını çok net bir şekilde görmekteyiz.
     
Âyet-i Kerimelerde: “Biz, Kur'an'dan öyle bir şey indiriyoruz ki o, Mü’minler için şifa ve rahmettir; zalimlerin ise yalnızca ziyanını artırır.”  “İnsana nimet verdiğimiz zaman (bizden) yüz çevirip yan çizer; ona bir de zarar ziyan dokunacak olsa iyice karamsarlığa düşer.” “De ki: Herkes, kendi mizaç ve meşrebine göre iş yapar. Bu durumda kimin doğru bir yol tuttuğunu Rabbiniz en iyi bilendir.” (İsra Sûresi âyet:82-84) buyrulmuştur.
     
Kur’an-ı Kerîm Mü’minler için gerçek anlamda şifa kaynağıdır ve aynı zamanda da rahmettir. Kâfirlerin de yalnızca hüsranını, ziyanını artırmaktadır. Mü’min; Kur’an-ı Kerimden faydalanmak, feyz almak için okur, dinler ve  emirlerini yapıp yasak ettiklerinden de kaçınır. İşte bu özelliklere sahip olanlar Kur’an’a yöneldikleri için, Kur’an, onlara şifa olmaktadır. Ancak Kur’an’a düşmanlık edenler için ziyanlarını artırıcı olması, ondan faydalanmayı düşünmeyip uzak durdukları içindir.  Kur'an-ı Kerîm’in, biz Mü’minlere hayat vermesini, gerçek anlamda şifa olmasını istiyorsak, öncelikle, hayatınızı Kur'an'a vererek samimiyet ve sadakatimizi göstermeliyiz.
      
Fahreddin Razi, Kur’an’ın hem ruhani, hem de cismani hastalıklara şifa olduğunu belirtir ve şu tasnifi yapar: Ruhani hastalık, sapık inanç ve kötü ahlaktır. Sapık inanç ve huyların akıl ve kalplere attığı şüphe ve kirleri Kur’an temizler ve tedavi eder. Bedeni hastalıklara şifa olması da, Kur’an’dan okunan bazı ayetler, başka yerlerde şifası bulunmayan pek çok hastalıklara deva olur. Kur’anın şifa özelliğinden mutlaka faydalanmamız gerekmektedir. Bununla birlikte kişi hastalandığı zaman gerekli olan maddi ve manevi tedbirlerin her birine başvurmalıdır. Hastalığı da şifayı da yaratan Allah (c.c.)’tır. Bitkileri yaratan da, bitkilerden karışımları araştırıp hastalıklara hangisinin iyi geldiğini bulan kişilerin akıl nimetini lütfeden de Allah (c.c.)’tır.
    
Hak, hukuk, adalet merkezli olarak mücadele edenler mutlaka başarıya ulaşacaklardır. Kur’an-ı Kerîm, gerçek anlamda kurtuluş kaynağıdır. Kimseyi zor kullanarak kendisine uyup, tabi olmaya zorlamaz.  Akıl ve Gönül’e hitap eder, bu hitabın muhatabı olan İnsanlar, Kur’an’dan faydalanmaya çalışıp, O’na yönelip, İnanıp bir hayat yaşarlarsa, onlar için gerçek, kalıcı bir şifa kaynağı olur. Kur’an’a düşmanlık edenler, gerçek anlamda ki tedavi edici, sıkıntıları giderici olan İlâhi ana kaynaktan beslenmeyip uzak kaldıkları için, onlara şifa kaynağı olmamaktadır. Kur’an dan uzak duranların durumu aydınlık yerlerden, güneşten ısıdan uzaklaşıp, karanlık ve kapalı yerleri sürekli tercih edip yaşamak isteyenlerin durumu gibidir. Kendi tercihiyle güneşten kaçanların ondan faydalanması nasıl ki söz konusu olmazsa Kur’an dan uzaklaşanların da  karanlıklarda kalması kaçınılmaz olur. Kısacası kişi nasıl yaklaşım gösterirse karşılığı o’na göre gelir.
    
 Müslümanlar Kuran-ı Kerim'i okumak, anlamak ve yaşamakla emrolunmuşlardır. İnandığı ve hayat nizamı edindiği Kuran'a karşı Mü’minin ilk vazifesi O'nu sık sık okumak, anlamını öğrenmek ve öğrendiklerini uygulamak olmalıdır. Kuran'ın ilk emri "Oku” iken şüphesiz Kuran'ı okuyamama diye bir mazeret de olamaz. Her Müslüman Kuran'ı okumayı kendisi bilmeli ayrıca aile fertlerine ve öğretebileceği kimselere öğretmelidir. Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) Hadis-i Şeriflerinde: "Sizin en hayırlınız, Kuran'-ı öğrenenleriniz ve öğretenlerinizdir" buyurmuşlardır.
    
Tatbik olunmayan bilgilerden bir menfaat edinilemeyeceği gibi, inanılan, okunan, anlaşılan, fakat yaşanmayan Kurandan da özlenen faydalar sağlanamayacaktır. İnsan beden ve ruhtan müteşekkildir. Nasıl ki bedenin yaşaması için meşru ve helal olanlardan yemeye, içmeye v.b. ihtiyacı varsa, bunun gibi ruhun da gıdaya ihtiyacı vardır. Ruhun gıdası da tam anlamıyla Allah (c.c.)’ın rızasına uygun işler yapıp, yasakladığı fiillerden uzak durmakla mümkündür.  Ruhumuzu da her zaman manevi olarak arzulanan şekilde beslemeliyiz. Kulluk görevimizi en iyi şekilde yerine getirip arınalım ve ebedi kurtuluşa erebilelim İnşAllah.
    
Kur’an-ı Kerîm’in nurlu ve aydınlık yolunda her daim olanlardan olmamızı Allah (c.c.)’tan niyaz eder, sıhhat ve âfiyetler dilerim. omerlutfiersoz@gmail.com

Yorumlar

Önemli Not: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan konhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Türkçe العربية English