DOLAR
13.475
13.526
EURO
15.203
15.275
İNGİLİZ STERLİNİ
18.1451
18.2408
GRAM ALTIN
799.0244
803.9928
ÇEYREK ALTIN
1283.049
1330.000

Son Dakika Haberler

Hasan Özkonyalı

Hasan Özkonyalı

​NESİL ENDİŞESİ

11 Ocak 2022
İnsanlığın başlangıcı Âdem (aleyhisselam) dan beri insanlık nesil endişesini taşımıştır. Âdem babamız şeytana karşı çocuklarını sürekli uyarmış, ileriki zamanlarda Kabil çocuklarıyla görüşmemelerini yasaklamış, onlardan uzak durmalarını nasihat ve vasiyet etmiştir. Bunun sebebi evlatlarının şeytanın maskarası olmak ve asıl yaratılış gayesinden uzaklaşarak Allaha karşı nankör olma tehlikesidir.
Geçmiş dönemlerde olduğu gibi bizimde evlatlarımız ve Müslüman evlatları üzerine titremek, hatta uyanmayan fitnenin nerdeyse kalmadığı zamanımızda daha titiz olmak durumundayız.
Ömer bin Abdülaziz (rahmetullahi aleyh) şarktan garba uzanan muazzam bir devletin halifesi olduğu halde, riyâzat içinde yaşıyordu. Hilafete geldiğin de hanımından mücevherlerini beytülmâle vermesini istemiş, o da kabul etmişti. Evlatları da son derece riyâzat (az imkân) ile yaşıyorlardı.
Bir gün veziri;
‘’ Efendim. Beytülmalden aldığınız tahsisatın kâfi gelmediği görülüyor. Biraz daha fazlasını emir buyursanız da bir kısmını ihtiyaten biriktirip vefatınızdan sonra evlat ve torunlarınızın ihtiyaçları için bıraksanız?!’’ dedi.
Ömer bin Abdülaziz (rahmetullahi aleyh) bu teklifi kabul etmedi ve sebebini şöyle izah etti.
‘’ Eğer geride kalan evlatlarım sâlih kimselerden olurlarsa, onların sıkıntıya düşmelerin den korkmam. Zira Cenabı Hak ‘’ Allah sâlih kullarının velayet ve vesayetini bizzat deruhte eder’’ (Araf 196)’’ buyurmuştur.
Allah (celle celalühü) onların velisi ve vasisi olduktan sonra, onların ileride karşılaşacakları hallerden hiç endişe etmem.
Yok eğer sâlih değil de sefih olacaklarsa böyleleri hakkında yine Kur’anı Kerimde; ‘’ Mallarınızı sefihlere vermeyiniz!..’’ (Nisa 5) buyrulmuştur. Bu ilahi nehye rağmen, sefih olacak çocuklarıma mal mı toplayacağım.
Buradan hangi hisseyi çıkarmalıyız;
Ömer bin Abdülaziz (rahmetullahi aleyh) in çekindiği husus, şu mesuliyet idi. Fâsık (günahkâr) evlatlar terbiyelerine ihtimam göstermeyen anne babaları için seyyie-i cariye olurlar. Yani anne babaları vefat ettikten sonra dahi, amel defterine günah ve seyyiat yazılmasına sebep teşkil eder.
Zira, Allah evlatları anne babalarına emanet etmiştir. İlahi biz emanet ve imtihan olan evlatları, en güzel şekilde terbiye etmek, anne babaların en mühim vazifesidir. Bir mü,min, bu vazifeyi hakkıyla ifa ettiği takdirde, Salih evlatlar, anne-babalar için sadaka-i cariye olur. Yani vefatlarından sonra dahi ecir vesilesi olur.
Evlatlar birer imtihandır. Çünkü anne babalar, evlatlarını, fani varlıklarının dünyada kalan bir devamı olarak görür ve onları bir başka severler. Onların istikbali için endişelenirler, fedakarlıklar yaparlar.
Bu muhabbet ve şefkat güzeldir ancak, ahiret ufkuna kadar genişletilirse…
         Çünkü sadece dünyevi bir istikbal, sadece dünyevi rahat ve konfor düşünülürse; günümüz cahiliyyesin de olduğu gibi, ahiret gölgede kalır unutulur. Dünyevi tahsil, uhrevi tahsilin önüne geçer, hatta ona hiç fırsat vermez. Böyle bir tahsil, dünya malı, makam ve apoletler gibi, insanın enâniyetini kabartan, kibrini çoğaltan noktalara teksif olunur. Bu sebeple; esas istikbalin, ahiret olduğu hakikatini hem kendimiz unutmamamız hem de evlatlarımızın kalbine en güzel şekilde nakşetmek lazımdır. ( Haftaya devam edecek)
(Not: Osman Nuri Topbaş Hoca efendinin Yüzakı dergisindeki yazısından istifade edilmiştir.)
 

Yorumlar

Önemli Not: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan konhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Türkçe العربية English