Ali Günaydın

Ali Günaydın

​Konya için hep birlikteyiz

21 Mayıs 2015

18 Mayıs Pazartesi günü Konya FM (99.5) radyosunda 8 aydan beri saat 09.00 – 11.00 arası yapmış olduğum “Hadis Sohbetleri” proğramını bitirip çıkarken bir tel. ile ertesi gün yapılacak bir toplantıya davet edildim. Davet Konya Basın Konseyi Başkanı Mustafa TATLISU Bey tarafından yapılınca, ben bunun ANMEG bünyesinde yapılan bir toplantı olduğunu sanmıştım. Ancak 19 Mayıs Salı günü DEDEMAN’a vardığımda belki cumhuriyet tarihi boyunca ilk defa gerçekleşen ve herkesin görmek istediği, özlediği bir tablo ile karşılaştım. Demek ki oluyormuş, demekten kendimi alamadığım muhteşem bir kenetlenmişlik görüntüsü vardı.

“Konya İçin Hep Birlikteyiz” adıyla gerçekleşen proğram adeta Âl-i İmrân Sûresi 103. Âyeti’nin tezâhürü mahiyetinde idi. Mezkür Âyette şöyle buyuruluyor:

“Hep birlikte Allâh’ın ipine (Kur’ân’a) sımsıkı sarılın. Parçalanıp bölünmeyin. Allâh’ın size olan nimetini hatırlayın. Hani sizler birbirinize düşmanlar idiniz de O, kalplerinizi birleştirmişti. İşte O’nun bu nimeti sayesinde kardeşler olmuştunuz. Yine siz bir ateş çukurunun tam kenarında idiniz de O sizi oradan kurtarmıştı. İşte Allâh size âyetlerini böyle apaçık bildiriyor ki doğru yola eresiniz.”

Toplantıya eski-yeni siyasi partilerin ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile kanaat önderleri katılmışlardı.

Birbirinden güzel ve yol gösterici konuşmaların ortak özelliği “Konya İçin Hep Birlikteyiz” ve “Her Şey Konya İçin” yapılması gerekenlerin öncelikle birlik ve bütünlük içerisinde olmaktan geçtiğinin bilinmesi idi.

Konya’dan çıkacak bir başbakanın, Konyalı için daima fayda getireceği, kazanç sağlayacağı Rize ve Isparta anlatıldı. Bunlar çok yerinde tespitlerdi.

Anadolu’da Müslümanların ilk Başkenti olan Konya neden bir dünya kenti olamamıştı.

700 yılı aşkın zaman içerisinde ve özellikle cumhuriyet tarihinde Konya hep belirleyici roller üstlenmiştir.

Devlet olmada Müslüman halka daima rehberlik etmiş olan Konya’mız, Cumhuriyet Tarihinde neredeyse dışlanmış, yalnızlığa itilmişti. Bunda en büyük etki, hiç şüphesiz Konya’nın manevi havasının cumhuriyeti kuran irade ile bağdaşmamış olmasıdır. Cumhuriyeti kuranlar manevi havayı teneffüs etmek şöyle dursun, onu tamamen yok etmeye çalışıyorlardı. Bunun için Konya’ya yatırım yapılmamış, halk kaderiyle baş başa bırakılmıştı. Bütün olumsuzluklara rağmen Konya hep ülke gündeminin belirleyicisi olmuştur.

Darbe yapanlar, Müslüman halka zulüm bahanesi arayanlar, hep Konya’yı bahane ederek kendi batıl işlerini meşrulaştırmaya çalışmışlardır.

Allâh’a sonsuz şükürler olsun ki; Konya’mız son yıllarda ekonomide, sanayi ve ticarette çok büyük ilerlemeler kaydetmiştir. Türkiye’nin tahıl ambarı olma özelliğini söylemeye gerek yok. Biiznillâh dünya tarımının da merkezi olacaktır. Tam da bu noktada Konyalının her türlü bölünmüşlüğü bir kenara bırakıp, tamamen kendi menfaatine olacak birlik ve beraberliğini hayata geçirmek gibi bir zorunluluğu vardır.

“Konya İçin Hep Birlikteyiz” deklerasyonu bu sebeble çok büyük önem arz etmektedir. Bu ve benzer toplantılar her ilde yapılmalıdır ki; Âl-i İmrân Sûresi’nin 103. Âyetinin tecellisi ortaya çıksın.

Konya’dan başlayan birlik ve beraberlik çalışmaları bütün Türkiye’ye örnek teşkil etmelidir. Bu birlikten korkan küfür dünyası bütün gayretleriyle, içimizdeki piyonlarıyla memleketi eski sefil zamanlarına çevirmeye çalışmaktadırlar.

Her türlü ihanetin önüne ancak birlik ve bütünlük içerisinde olmakla geçilebilir. Gerçeklerin bize gösterdiği şudur:

Türkiye; tek iktidarlar döneminde kalkınma hamleleri yapabilmiştir. Koalisyon dönemlerinde de yaptıklarını yıkmıştır.

Bu olumsuzluklar ise daima millet etmek isteyenlerin işine yaramıştır.

Konya’nın başbakanı, Türkiye’nin başbakanı, Türkiye’nin başbakanı ise; hem Türk, hem de İslâm Dünyası’nın başbakanı demektir.

“Birlikten kuvvet doğar” Atasözümüz bugünlerimiz için bize rehberlik etmelidir. Bu gerçeğin önemini bir hikmet ehlinin şu dersiyle anlamaya çalışalım:

Hikmet sâhiplerinden biri ölüm döşeğinde başına toplanan çocuklarına şu vasiyette bulundu:

“-Bana değnekler getirin!”

Değnekler gelince onları bağlayıp bir araya getirdi ve toplu olarak çocuklara verdi. Onlara:

“-Kırın bunları” dedi.

Çocuklar değnekleri kıramadılar. Sonra onları ayırdı ve “Tek tek alın ve kırın.” dedi. Oğulları da onları kırdılar. Bunun üzerine onlara:

“İşte siz de benden sonra bu değnekler gibisiniz. Toplanıp birleştiğiniz zaman yenilmezsiniz. Parçalanıp dağıldığınız zaman düşmanınızın gücü size yeter ve sizi mahveder” dedi. (İsmail Hakkı Bursevî, Rûhu’l-Beyân, 8.Cilt, Erkam Yay.)

Devlet kuşu insan ömründe bir veya iki kere başına konarmış. İşte şimdi devlet kuşu, Konya ve Türkiye’nin başına konmuştur. Onu tutmak veya kaçırmak da halkımıza kalmıştır.

 

 

Yorumlar

Önemli Not: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan konhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
  • MUZAFFER CAN

    hocam birazda zinayı serbest bıraktıklarından faizin dünya gerçeği olduğunu söylemeleri ve icraatları dünya şarapçılık kongresini 52 yıl aradan sonra mehdi ekerin öncülüğünde toparlanmasını yazsanız.verdiğini her oyla yapılan iyi şeylerden hayır m,zanınıza yazılacak peki yaptıkları yukarıdaki söylediklerimden dolayı acaba ne yazılacak vicdanen rahatmısınız

    • Cevapla
    • Begen (0)
    • Begenme (0)
Kapat X