Ali Günaydın

Ali Günaydın

​KATİLLER HER YERDE İŞ BAŞINDA

15 Ekim 2015

Son dönemde yaşadığımız olaylar bir savaşın içinde olduğumuzu her yönüyle ortaya koymuş  durumda.

Her ne kadar adı konulmamış olsa da bu savaş bizim için bir “İSTİKLÂL SAVAŞI”dır.

İçerden ve dışardan bu Aziz Milleti yok etmeye çalışan düşmanlar 7/24 mesâî yapmaktadırlar. Karşımızda görünen üç-beş soysuz eşkıyaya aldanıp da meydana gelen olayları bir terör hadisesi olarak geçiştirmek imkansızdır.

Milletimiz ne zaman kendine gelecek olsa, hemen şer güçler devreye girmekte ve bir şekilde yatırım hamleleri sonuçsuz bırakılmaktadır. Bu iş ya anarşi ve terör, ya da askeri ihtilâllerle gerçekleştirilmiş ve milletimizin ayaklarına iç ve dış düşmanlarca pranga vurulmuştur.

Gerçek vatanperver olanlar hep zulüm görmüş, ya bir şekilde ortadan kaldırılmışlar, ya da ceza evlerinde çürütülmüşlerdir.

Son zamanlarda istediklerini elde edemeyen iç ve dış düşmanlar gemi iyice azıya alıp, yaptıkları katliamlarla kendilerini açık etmişlerdir.

Sözde siyaseten ortada dolaşan hainlarin sözcüsü durumundaki HDP başta olmak üzere, PKK, KCK, YPG, DHKPC vs. tamamen varlığımıza düşman devletlerin piyonları/uşakları durumundadırlar.

Buna ek olarak ayrıca Müslümanları birbirine kırdırmak için bizzat İngiliz ve Amerikan ortak yapımı olan IŞİD veya DAEŞ denilen eşkıyayı da özellikle zikretmek gerekir. Bunların da Kur’ân’la, İslâm’la uzaktan yakından alakası yoktur. Kime hizmet ettikleri de zaten iyice gün yüzüne çıkmıştır. Sadece müslümanları katletmektedirler. Ehli küfür bunları da kullanarak, bir taşla bir çok kuşu vurmayı hedeflemektedir.

Bu piyonları öne süren, kullanan devletlere gelince; bunlar sözde müttefik olduğumuz Avrupa ve  Amerika başta  olmak üzere İsrâil, Rusya ve Îran’dır.

Yakalanan veya öldürülen eşkıyadan arta kalan silahlara bakıldığında adı geçen devletlere ait olduğu görülmektedir.

Hainler o derece yüzsüzleşmişler ki; işlemiş oldukları her cinayet e katliamın ardından utanmadan sıkılmadan barıştan bahsedebilmekteler. Bu yüzsüzlük açıkça milletle alay etmektir. Dalga geçmektir.

Adını barış koydukları her etkinliklerinde bu cânîler, devlete ve millete çok büyük maddî zarar vermenin yanında, yapmış oldukları katliamları alçakça ve küstah bir şekilde devletin üzerine yıkmaya çalışmaktalar.

Son zamanlarda siyaseten gündeme getirilen bir söylemde % 60 lık bir bloktan bahsedilmektedir. Bu söylem üzerinde biraz düşünmek gerekmektedir. Her ne kadar bu söz % 40  Ak Parti, % 60 muhalefet partileri gibi ifade edilmişse de hakikat bunun tam tersini söylüyor.

Cumhuriyet  tarihi boyunca milletin hayrına hiçbir icraatı olmayan ve günümüzde de boş söylemlerle günü gün etmeye çalışan ve bir ucu da zaten ihanetle geçen HDP yi de işin içine katarsak mesele şöyle okunmaktadır:

Ülke kalkınmasına hizmet eden % 40 lık bir kitle ile, bunun karşısında duran % 60 lık bir blok vardır. Yapılacak her olumlu adıma mutlak surette karşı çıkılacak. Katillerin, cânîlerin ve hâinlerin yaptığı her türlü cinayet, katliâm ve tahribatlar alkışlanacak, sonuçları da % 40’ı temsil eden Ak Partiye yani hükümete yıkılacak.

Bu söylem kesinlikle siyasi değildir. Mesele Ak Parti ve iktidar meselesi de değildir. Bir tek gerçek var; o da gelişen Türkiye’nin önünü kesmektir. Bu sebeple içteki hainler ile dış düşmanlar ittifak halinde 7/24 çalışmaktadırlar.

Aynen II. Abdülhamid dönemi gibi, dost ve düşmanın birbirine karıştığı bir buhran yaşıyoruz.

Meşrutiyet döneminde Meclis hainlerle dolu olduğu için II. Abdülhamid tarafından kapatılmıştı. O zamanlar hürriyet naraları atanlar memleketin her tarafında terör estiriyorlardı. Hatta 21 Temmuz 1905 Cuma günü Ermeni teröristlerce II. Abdülhamid’e suikast düzenlenmişti. Cuma namazı çıkışı Sultan II.Abdülhamid Han, Şeyhül İslâm Cemâleddin Efendi ile biraz sohbet edince suikastten kılpayı kurtulmuştu. O suikastte 26 kişi ölmüş, 58 kişi de yaralanmıştı.

Abdülhamid Han’ın kurtuluşuna üzülenlerden biri de sözde büyük şair diye lise yıllarında bize yutturulan Tevfik FİKRET idi.

Şimdi de benzer olaylara şahit oluyoruz.

1 Kasım seçimleri esasen siyasetin çok ötesinde bir önem taşıyor. O da Ülke kalkınmasına ve güçlü bir Türkiye’nin inşasına devam veya tamam kararını vermektir. Bu seçimler bir parti meselesi olmaktan çıkmış durumdadır.

İçte ve dışta çok büyük ihanetlerle karşı karşıyayız. Katillere, cânîlere direkt veya dolaylı olarak destek vermek; cinayetlere, katliamlara ortak olmak demektir. Bunun vebali her şeyden büyüktür.

Ne diyelim! Hainlerin hesabı varsa,Allah’ın da bir hesabı var.

Allah (CC) milletimizin yâr ve yardımcısı olsun.

 

Yorumlar

Önemli Not: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan konhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kapat X