Ali Günaydın

Ali Günaydın

​İÇKİ BÜTÜN KÖTÜLÜKLERİN ANASIDIR

23 Mayıs 2013

Sonsuz rahmet ve sınırsız mağfiret sahibi olan Yüce Rabbimiz hayır ve şer ne varsa bütün varlık âlemini yoktan var etmiştir. Her şeyi en mükemmel biçimde yaratmıştır. Yarattıkları içersinde insanoğluna da en şerefli pâyeyi vermiş ve yeryüzünün halifesi kılmıştır.

Yüce Allâh (CC), insanoğlunu en yüce makama oturtmakla kalmamış, yeryüzünde ne varsa hepsine hükmünü geçirecek şekilde insanı mücehhez kılmıştır. Açık bir şekilde Yüce Allâh (CC) bu hükmünü şöyle bildirmektedir: “O yeryüzünde olanların hepsini sizin için yaratan, sonra göğe yönelip onları yedi gök halinde düzenleyendir. O her şeyi hakkıyla bilendir.” (Bakara, 2/29)

Yüce Allâh (CC), sınırsız nimetlerle donattığı insanoğluna, şer olarak yarattığı ve bildirdiği haramlardan sakınmak gibi bir mes’ûliyet de yüklemiştir. Zira haramlarla iştigâl ederse insan o zaman halifelik gibi şerefli makamını kaybedecek, hayvandan da aşağılara düşecektir. Zaten insanın Allâh (CC) katındaki derecesi de helaller ve haramlar konusundaki titizliğine bağlıdır.

İnsanın, nelerden sakınması gerektiği birçok âyet ve hadîs-i şerîflerde açıklanmıştır. Ayrıca insan fıtraten de haramlara karşı duyarlı yaratılmıştır. Dînimizde günah olarak tâbir edilen fiilleri işlediği zaman insanın vicdanen rahatsızlık duyması da konumuzu ispât etmektedir.

Günahlar konusu Dînimizce büyük ve küçük günahlar şeklinde sınıflandırılmıştır.

Küçük günahlar sadece işleyeni etkiler. Büyük günahlar ise kişiyle sınırlı kalmaz, muhatabı olduğu herkesi etkiler. Meselâ: Adam öldürmek büyük günahlardandır. Muazzam bir tahribat sözkonusudur. Ölen taraftaki birçok kişi etkileneceği gibi, katilin kendisi de bunu hayatıyla ödeyecektir. Veya başka sülâlesiyle beraber başka bedeller ödeyecektir. Namaz kılmayan bir insan, en başta kendi âile fertleri olmak üzere çezresine kötü emsâl teşkil edecek ve sanki namazın önemi yokmuş gibi diğerlerinin de namaz kılmamak gibi çok büyük bir günahı işlemesine sebebiyet verecektir.

İçki meselesine gelince durum  tamamen farklılaşıyor ve hemen hemen bütün günahların ve kötülüklerin temelini oluşturuyor.

İçkinin zararları konusunda, târihî seyir içersinde bir genelleme yapacak olursak, durumun vehâmeti daha iyi anlaşılacaktır. Her şeyde olduğu gibi, içki (Sarhoşluk veren şeyleri içmek) de bir ilkle başlar, ikinci, üçüncü derken alışkanlık haline gelir. Akıl ve irâdenin doğru kullanılmasını engeller. İnsanlar arasında düşmanlık ve kin oluşmasına sebep olur. Zira buna sebep olacak tartışma ve kavgalar yaşanır. İnsanın, Allâh’ı (CC) hatırlamasına ve gerektiği şekilde kulluk yapmasına engel olur. Toplum içinde kendisini maskara durumuna düşürerek, kendisiyle alay edilmesine sebebiyet verir. Kişinin sağlığına ve sağlıklı nesillerin oluşmasına engel olur. Âile huzurunu yok eder. Ayrıca gerek kullanan ve gerekse ikram için harcanan paralar israf edilmiş olur.

İçki içen kişinin aklı başından gittiği için ne yaptığını bilemez. Hayatı pişmanlıklar içersinde geçer. Fakat bütün bunlar ortaya çıkan tahrîbâtları gidermez. Hemen hergün içki sebebiyle yaşanan âile fâciâları, araba kullanan sarhoşun sebep olduğu maddî hasarların yanında birçok cana mâl olan durumlar ne ile îzâh edilebilkir. İnsanda îmân ve îtikâd sağlam olmayınca ne tür cezalar verilirse verilsin hiçbir şey ifâde etmemektedir. Günlük yaşadığımız acı gerçekler de mâlesef bunu göstermektedir. İstâtistikler de bu yöndedir. Meselâ: Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu (TAPDK) verilerine göre, Türkiye'nin içki tüketimi 2012'de bir  önceki yıla göre yüzde 6.3 artarak 1 milyar 127 milyon litreye ulaştı. Alkollü içki tüketimindeki artışı bira alırken, geçen yıl en büyük artış yüzde 91.1 ile şampanyada gerçekleşti.

Söz konusu istatistik bize şunu söylemektedir: “Yuvalar yıkılmaya, ocaklar sönmeye devam edecektir.”

Şimdi sormak lazım: Bunun neresi medeniyet? Bu nasıl çağdaşlık? Bu nasıl insanlık?

Trafik kazalarına sebeb olanlara bakıldığında, şu kadar promil alkollü çıktı. Sarhoş sürücünün kullandığı araç, falan yere daldı, şu kadar ölü ve yaralı var. İçki, masasından kalktı, arkadaşını öldürdü. İçki parası için anasını dövdü, hanımını öldürdü. İçki yüzünden kirasını ödeyemediği için sokağa atıldı. Sarhoş sürücü kırmızı ışıkta geçti, kazaya sebeb oldu. Sarhoş sürücü direksiyon hakimiyetini kaybetti. Sebeb olduğu kazada şu kadar ölü ve yaralı, ayrıca yüksek miktarda maddî hasar var… Sanki sıradan bir durum gibi her gün duyduğumuz felâket haberleri. Peki mâdûr durumda olanların âkıbeti nedir. Bu haberleri mâlesef duyamıyoruz. Söz konusu sarhoş cânîler sözüm ona cezalarını çekip cinayetlerine devam ediyorlar.

Burada insanı asıl üzen ve çileden çıkaran bir mesele daha var ki o da hâlâ bu vahim durumlara sebeb olan içkiyi savunanlardır. Belli ki kendi canları yanmayanlar için ortalık güllük gülistanlık. İçkinin sebeb olduğu bunca felâketi görüp işittiği halde içki içmeyi meziyet sananlara normal insan gözüyle bakamıyorum ne yazık ki. Yazılacak söylenecek öyle çok şeyler var ki yerimiz müsâit değil. Başka zamanda, başka başlıklarla bize ayrılan köşenin hacmi içersinde konuyu değişik boyutlarıyla anlatmaya devam edeceğiz.

Muhbîr-i Sâdık (ASM) hakîkatı ne güzel ifâde buyurmuşlar: “İçki bütün kötülüklerin anasıdır.”

Ali GÜNAYDIN

.

Yorumlar

Önemli Not: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan konhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kapat X