Ali Günaydın

Ali Günaydın

​FİTNE NEDİR?

21 Şubat 2014

FİTNE: Kelime olarak “Fetn-Fütun” kökünden türemiş olup, altın veya gümüş gibi değerli madenlerin saflık derecesini anlamak için ateşte eritmek manasına gelmektedir. Bu sebeble kuyumcu için de “Fettân” kelimesi kullanılır.

Kelimenin ilk zamanlardaki kullanımı ise; aldatmak, kandırmak, aklını çelmek, daha kolay yüzebilmek için kurbanı sıcak kuma gömmek ve pusu kurup yol kesmektir.

Fitne kelimesinin günümüzdeki genel kullanımı ise, dîni yaşama ve îmânı korumada sıkıntılara maruz kalma ve böylece ağır bir imtihandan geçme şeklindedir.

Kur’ân-ı Kerîm’de hem olumlu ve hem de olumsuz manada fitne kelimesi otuz dört yerde geçmektedir. Ayrıca yirmi altı âyette de türevleri zikredilir.

Fitne kelimesinin olumsuz manada kullanıldığı âyetlerden bir kısmının meâlleri şu şekildedir:

Allâh’ın (CC) muhtelif şekillerde doğrudan kullarını denediğini bildiren âyet meâli:

“Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla, bir de mallar, canlar ve ürünlerden eksilterek deneriz. Sabredenleri müjdele.” (Bakara, 2/155)

“…Biz ancak imtihân için gönderilmiş birer meleğiz…” (Bakara, 2/102)

“…Seni sıkı bir denemeden geçirdik…” “Allâh, ‘Şüphesiz, biz senden sonra halkını sınadık; Sâmirî onları saptırdı’ dedi.” “Onlardan bazı kesimlere, kendilerini sınamak için dünya hayatının süsü olarak verdiğimiz şeylere gözünü dikme. Rabbinin rızkı daha hayırlı ve daha kalıcıdır.” (Tâhâ, 20/40,90,131)

Fitne kelimesinin şirk, küfür ve müşriklerin müslümanlara uyguladıkları baskılara işâret eden başlıca âyet meâlleri ise şunlardır:

“…Allâh’ın yolundan alıkoymak, O’nu inkâr etmek, Mescid’i Haram’ın ziyaretine engel olmak ve halkını oradan çıkarmak Allâh katında daha büyük günahtır. Zulüm ve baskı ise adam öldürmekten daha büyüktür. Onlar, güç yetirebilseler, sizi dîninizden döndürünceye kadar sizinle savaşmaya devam ederler. Sizde kim dîninden döner de kâfir olarak ölürse öylelerin bütün yapıp ettikleri dünyada da , âhirette de boşa gitmiştir. Bunlar cehennemliklerdir, orada sürekli kalacaklardır.” (Bakara, 2/217)

“Diğer bir kısım kimselerin de hem sizden emin olmak, hem de kavimlerinden emin olmak istediklerini göreceksin. Bunlar küfre her döndürüldüklerinde ona atılırlar. Eğer bunlar sizden uzak durmazlar, sizinle barış içinde yaşamak istemezler, ellerini savaştan çekmezlerse, onları yakalayın ve onları nerede bulursanız öldürün. İşte bunlara karşı size apaçık bir yetki verdik.” (Nisâ, 4/91)

Fitne kelimesinin sapıklık, sapma ve saptırma manasına geldiğini bildiren âyet meâli:

“Aralarında Allâh’ın indirdiği ile hükmet. Onların arzularına uyma ve Allâh’ın sana indirdiğinin bir kısmından (Kur’ân’ın bazı hükümlerinden) seni şaşırtmalarından sakın. Eğer yüz çevirirlerse, bil ki şüphesiz Allâh, bazı günahları sebebiyle onları bir musibete çarptırmak istiyor. İnsanlardan bir çoğu muhakkak ki yoldan çıkmışlardır.” (Mâide, 5/49)

Allâh’ın (CC), insanları birbirleri ile denediğini bildiren birkaç âyet meâli:

“Böylece insanların bazısını bazısı ile denedik ki: ‘Allâh aramızdan şu adamları mı îmân nimetine lâyık gördü?’ desinler. Allâh şükreden kullarını daha iyi bilen değil mi?” (En’âm, 6/53)

Malların ve evlatların fitne oluşunu bildiren âyet meâli:

“Biliniz ki mallarınız ve çoluk çocuğunuz birer deneme aracıdır. Allâh katında ise büyük bir mükafat vardır.” (Enfâl, 8/28)

(Ey insanlar!)Sizi birbiriniz için imtihan aracı kıldık. (Bakalım) Sabredecek misiniz? Rabbin hakkıyla görendir.” (Furkân, 25/20)

Allâh’ın (CC) kullarını hayır ve şer ile denediğini bildiren âyet meâli:

“Her nefis ölümü tadacaktır. Sizi bir imtihan olarak hayır ile de şer ile de deniyoruz. Ancak bize döndürüleceksiniz.” (Enbiyâ, 21/35)

Alâh’ın (CC) kulların ölüm ve hayat ile denediğini bildiren âyet meâli:

“O, hanginizin daha güzel amel yapacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratandır. O mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır.” (Mülk, 67/2)

Fitne ile ilgili âyetlerden öne çıkanların meâllerinden anlıyoruz ki bize verilen bütün nimetler bir fitnedir, imtihan sebebidir.

Aslında meâllerini verdiğimiz her bir âyet başlı başına bir makale konusudur. Sıkıcı olmamak için özetlemeye çalıştık.

Yine Kur’ân-ı KerÎm’in işaret ettiğine göre fitne kavramı hem olumlu, hem de olumsuz manaları içine almaktadır.

Aklımıza gelen ve gelmeyen her türlü belâlar, musibetler ve de nîmetler; eğer Kur’ân ve sünnetin rehberliğinde değerlendirilebilirse mü’min için ebedi kazanca dönüşebilecek mahiyettedir. Bu yüceliği elde edebilmenin tek yolu ise hayata Kur’ân nuruyla bakabilmekten geçmektedir.

Hayatta bize verilen her nîmet, iyisiyle, kötüsüyle birer emanettir. İyilerini elde ettiğimizde şükrünü edâ edebilirsek, kötü ile karşılaştığımızda tedbirli olabilir ve de sakınırsak; her hâl’ü kârda imtihanı kazanır ve olumsuz fitnelerin şerrinden de emîn oluruz.

Allâh (CC) bütün ehli islâma her çeşit fitnelerin üstesinden gelecek akıl, îmân ve engin basiretler ihsân eylesin.

 

Yorumlar

Önemli Not: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan konhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kapat X