DOLAR : 44,971₺
EURO : 52,719₺
STERLİN : 60,747₺
GRAM : 6.805₺
ÇEYREK : 11.245₺
CUMHURİYET : 44.129₺
GREMSE : 110.272₺
Güncel

Bir ‘Kovan’ın İçinden Yükselen Umut

Eklenme: 21.04.2026 - 19:23

Nurettin Bay Köşe Yazısı: “Bir ‘Kovan’ın İçinden Yükselen Umut”

Bir  ‘Kovan’ın İçinden Yükselen Umut
Reklam alanı

Bugün kendime bir güzellik yaptım. Karatay Belediyesinin düzenlediği  Robofest 26’ya gittim. İyi ki gitmişim. Acısı içimde küllenmese de, bir kaç saatliğine Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’daki elim hadiseleri unuttum. “İşte Türk gençliği bu” dedim , kendi kendine. Kim demiş “gençlerimiz de iş yok” diye. Enseyi karartmayın. Gördüklerim gözlerimi kamaştırdı. 

Onlarcasından sadece birisini yazacağım. Hepsini yazmaya yerim yetmez.

Adı “Yabgu Kovan Muhafızı.” Siz ona “Akıllı Arı Kovanı” da diyebilirsiniz. Çocuklar projelerini o kadar güzel anlatıyorlar ki, heyecanları sizi sarmalıyor. Sarılıp gözlerinden öpesiniz geliyor. Önce “ Yabgu” nun ne demek olduğu ile başlıyorlar. Yabgu eski Türkçe’de ‘Han’ demek, şeklinde…. Sonra teknolojiye hakim cümlelerle anlatmaya devam ediyorlar. Kendilerine güvenleri tam. Tabi öğretmenlerini de kutlamak lazım. İyi yetiştirmişler. Efendilik ve saygıyı sunum sonuna kadar sürdürüyorlar.

Şimdi gelelim projelerine…  

Ortada arı kovanına benzeyen bir sistem vardı. Fakat bu, klasik bir kovan değildi; teknolojiyle yoğrulmuş, akılla inşa edilmiş, geleceğe göz kırpan bir tasarımdı. En dikkat çekici olan ise bu projenin arkasındaki isimlerdi: Muhammed Hamdi Yazır İmam Hatip Ortaokulu’nun henüz 6. sınıfında okuyan öğrenciler.

Onlara, tepkilerini ölçme amaçlı bir soru yönelttim:
“İmam Hatipli değil misiniz? Bu, bilim-teknik alanı ile ne işiniz var?  Siz imam  olacaksınız. Yapay zeka,  yazılım, robotik…vb şeyler neyinize…!

Aldığım cevap, sadece bir soruya değil, yıllardır süregelen bir algıya verilmiş güçlü bir karşılıktı:

“İmam Hatip okulları  sadece imam yetiştirmez. İnançlı ve donanımlı, çok yönlü, çağı iyi okuyan gençler yetiştirir.”

Bu cümle, aslında bugünün Türkiye’sini anlamak isteyen herkes için bir anahtar niteliğindeydi. Henüz 10-12 yaşlarındaki bu çocukların cevabı karşısında tarifi imkansız bir sevinç yaşadım. Gurur duydum. 

“Yabgu Kovan Muhafızı” projesi ilginç bir proje. Güneş enerjisiyle çalışan, sensörlerle donatılmış, yapay zekâ destekli bir sistem… Kovanın içindeki nem, ısı ve sağlık koşullarını anlık takip ediyor. Bu sayede verimlilik artıyor.  Olası tehditleri analiz ediyor, hırsızlığa karşı güvenlik sağlıyor ve en dikkat çekici yönüyle arıların seslerini inceleyerek kolonideki olağan dışı durumları tespit edebiliyor. Başka varlıkların saldırısı, kovan içi hastalıklar, arı ölümleri ve diğer benzeri olumsuzlukları haber veriyor. Tesbit etmekle kalmıyor, bir yapay zeka destekli bilgisayar programı ile durumu raporluyor.

Bugün Karatay’da ortaya konan bu tablo, aslında Türkiye’nin gençliğine dolayısıyla da geleceğine dair sağlam ip uçları veriyor. Bir ilçede yüzlerce proje geliştiriliyorsa, ülke genelinde ortaya çıkan potansiyelin büyüklüğünü siz  tahmin edin.

Ancak bu hikâyenin bir başka tarafı da var.

Selçuk Üniversitesi öğrencileriyle yaptığım kısa sohbet, bir durum tespiti açısından önem arz ediyor. İnsansız hava araçları, otonom sistemler, elektrikli otomobiller…Gençler tüm hepsinin üzerinde çalışıyor. Prototiplerini yapıp standlarına koymuşlar.  Üniversite ve belediye yardımcı oluyor ama yeterli değil. Konyalı sanayicileri buradan göreve çağırıyorum. Bu gençlere 1 veren 1000 alır. 

Güçlü sponsor desteğine ihtiyaçları  var. 

Bu noktada sorumluluk, sadece kamu kurumlarına değil; aynı zamanda sanayicilere, iş dünyasına ve toplumun tüm dinamiklerine düşüyor. Çünkü bu gençler, sadece kendi geleceklerini değil, bu ülkenin yarınını inşa ediyor.

Karatay Belediyesi’nin öncülüğünde düzenlenen bu festival, bir ilçe organizasyonunun çok ötesine geçmiş durumda. Spor ve Kongre Merkezi birkaç günlüğüne adeta bir teknoloji üssüne dönüşmüş gibi…Gidip görmezseniz eksik kalırsınız. Salonun içi ayrı bir heyecan, dışı ayrı bir üretim alanı… Sanayi kuruluşlarıyla öğrencilerin yan yana geldiği, teorinin pratiğe dönüştüğü canlı bir ekosistem.

Yaklaşık 2000 öğrencinin katıldığı yarışmalar, sadece bir rekabet alanı değil; aynı zamanda bir zihinsel sıçramanın fırlatma rampası. 

Bugün 2-3 saatlik Karatay Belediyesi Robofest gezisinde çok şey gördüm. Özetle güçlü Türkiye’min geleceğini gördüm. 

Mutluyum, huzurluyum, geleceğe daha güvenle bakıyorum. Aklımda üstad Necip Fazıl’ın şu mısraları geçiyor:


“Yarın elbet bizim elbet bizimdir. 
Gün doğmuş gün batmış, ebet bizimdir.”

Bugün kendime bir güzellik yaptım. Karatay Belediyesinin düzenlediği  Robofest 26’ya gittim. İyi ki gitmişim. Acısı içimde küllenmese de, bir kaç saatliğine Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’daki elim hadiseleri unuttum. “İşte Türk gençliği bu” dedim , kendi kendine. Kim demiş “gençlerimiz de iş yok” diye. Enseyi karartmayın. Gördüklerim gözlerimi kamaştırdı. 

Onlarcasından sadece birisini yazacağım. Hepsini yazmaya yerim yetmez.

Adı “Yabgu Kovan Muhafızı.” Siz ona “Akıllı Arı Kovanı” da diyebilirsiniz. Çocuklar projelerini o kadar güzel anlatıyorlar ki, heyecanları sizi sarmalıyor. Sarılıp gözlerinden öpesiniz geliyor. Önce “ Yabgu” nun ne demek olduğu ile başlıyorlar. Yabgu eski Türkçe’de ‘Han’ demek, şeklinde…. Sonra teknolojiye hakim cümlelerle anlatmaya devam ediyorlar. Kendilerine güvenleri tam. Tabi öğretmenlerini de kutlamak lazım. İyi yetiştirmişler. Efendilik ve saygıyı sunum sonuna kadar sürdürüyorlar.

Şimdi gelelim projelerine…  

Ortada arı kovanına benzeyen bir sistem vardı. Fakat bu, klasik bir kovan değildi; teknolojiyle yoğrulmuş, akılla inşa edilmiş, geleceğe göz kırpan bir tasarımdı. En dikkat çekici olan ise bu projenin arkasındaki isimlerdi: Muhammed Hamdi Yazır İmam Hatip Ortaokulu’nun henüz 6. sınıfında okuyan öğrenciler.

Onlara, tepkilerini ölçme amaçlı bir soru yönelttim:
“İmam Hatipli değil misiniz? Bu, bilim-teknik alanı ile ne işiniz var?  Siz imam  olacaksınız. Yapay zeka,  yazılım, robotik…vb şeyler neyinize…!

Aldığım cevap, sadece bir soruya değil, yıllardır süregelen bir algıya verilmiş güçlü bir karşılıktı:
“İmam Hatip okulları  sadece imam yetiştirmez. İnançlı ve donanımlı, çok yönlü, çağı iyi okuyan gençler yetiştirir.”

Bu cümle, aslında bugünün Türkiye’sini anlamak isteyen herkes için bir anahtar niteliğindeydi. Henüz 10-12 yaşlarındaki bu çocukların cevabı karşısında tarifi imkansız bir sevinç yaşadım. Gurur duydum. 

“Yabgu Kovan Muhafızı” projesi ilginç bir proje. Güneş enerjisiyle çalışan, sensörlerle donatılmış, yapay zekâ destekli bir sistem… Kovanın içindeki nem, ısı ve sağlık koşullarını anlık takip ediyor. Bu sayede verimlilik artıyor.  Olası tehditleri analiz ediyor, hırsızlığa karşı güvenlik sağlıyor ve en dikkat çekici yönüyle arıların seslerini inceleyerek kolonideki olağan dışı durumları tespit edebiliyor. Başka varlıkların saldırısı, kovan içi hastalıklar, arı ölümleri ve diğer benzeri olumsuzlukları haber veriyor. Tesbit etmekle kalmıyor, bir yapay zeka destekli bilgisayar programı ile durumu raporluyor.

Bugün Karatay’da ortaya konan bu tablo, aslında Türkiye’nin gençliğine dolayısıyla da geleceğine dair sağlam ip uçları veriyor. Bir ilçede yüzlerce proje geliştiriliyorsa, ülke genelinde ortaya çıkan potansiyelin büyüklüğünü siz  tahmin edin.

Ancak bu hikâyenin bir başka tarafı da var.

Selçuk Üniversitesi öğrencileriyle yaptığım kısa sohbet, bir durum tespiti açısından önem arz ediyor. İnsansız hava araçları, otonom sistemler, elektrikli otomobiller…Gençler tüm hepsinin üzerinde çalışıyor. Prototiplerini yapıp standlarına koymuşlar.  Üniversite ve belediye yardımcı oluyor ama yeterli değil. Konyalı sanayicileri buradan göreve çağırıyorum. Bu gençlere 1 veren 1000 alır. 

Güçlü sponsor desteğine ihtiyaçları  var. 

Bu noktada sorumluluk, sadece kamu kurumlarına değil; aynı zamanda sanayicilere, iş dünyasına ve toplumun tüm dinamiklerine düşüyor. Çünkü bu gençler, sadece kendi geleceklerini değil, bu ülkenin yarınını inşa ediyor.

Karatay Belediyesi’nin öncülüğünde düzenlenen bu festival, bir ilçe organizasyonunun çok ötesine geçmiş durumda. Spor ve Kongre Merkezi birkaç günlüğüne adeta bir teknoloji üssüne dönüşmüş gibi…Gidip görmezseniz eksik kalırsınız. Salonun içi ayrı bir heyecan, dışı ayrı bir üretim alanı… Sanayi kuruluşlarıyla öğrencilerin yan yana geldiği, teorinin pratiğe dönüştüğü canlı bir ekosistem.

Yaklaşık 2000 öğrencinin katıldığı yarışmalar, sadece bir rekabet alanı değil; aynı zamanda bir zihinsel sıçramanın fırlatma rampası. 

Bugün 2-3 saatlik Karatay Belediyesi Robofest gezisinde çok şey gördüm. Özetle güçlü Türkiye’min geleceğini gördüm. 

Mutluyum, huzurluyum, geleceğe daha güvenle bakıyorum. Aklımda üstad Necip Fazıl’ın şu mısraları geçiyor:

“Yarın elbet bizim elbet bizimdir. 
Gün doğmuş gün batmış, ebet bizimdir.”

Nurettin Bay.


Kaynak: Bülten

Reklam alanı

Son dakika gelişmelerden anında haberdar olmak için WhatsApp haber kanalımıza katılın.

Kanala Katıl

Gelişmelerden zamanında haberdar olmak istiyor musunuz? Google News’te KONHABER'e abone olun.

Abone Ol
Yasal Uyarı: Yayınlanan haberler, köşe yazıları, fotoğraflar, yazı dizileri ve her türlü eserin tüm hakları Mirajans Medya İletişim Reklam Haber ve Prodüksiyon A.Ş.'ye aittir. Kaynak gösterilerek bile olsa eserin bütünü veya bir kısmı özel izin alınmadan kullanılamaz.

⚡ BU HABERE EMOJİYLE TEPKİ VER!

👏 0
❤️ 0
😊 0
😡 0
👎 0
😂 0
😢 0
😲 0
Toplam 0 tepki

Yorum Yap