Son Dakika Haberler

Ahmet Dur

Ahmet Dur

​UZAKTAN SEVİYORUZ ARTIK

25 Mart 2020
İçinde bulunduğumuz durumu filmlerde görüyorduk. Korkarak ve gerilerek izliyorduk. Şimdi biz o filmlerin içindeyiz. Hem de tüm insanlık olarak içindeyiz.

Okullar, tüm ibadet haneler, sinemalar, tiyatrolar, konser salonları, alış veriş merkezleri, kafeler, pastaneler her yer kapalı. Artık mesafeliyiz bir birimizle. Her gün alışveriş yaptığımız esnaf bizden çekiniyor, biz ondan.

Tokalaşmayı, sarılmayı, musafaha yapmayı seven bir milletiz. Şimdi çocuklarımıza bile sarılamaz, anne ve babamızın elini öpemez hale geldik. Hastanede hastası olan yanına bile yaklaşamıyor.

Cemal Süreyya’nın şu iki kıtası aklıma geldi şimdi.

“Öyle uzaktan seviyorum seni

Kokunu alamadan,

Boynuna sarılamadan,

Yüzüne dokunamadan.

Sadece seviyorum.



Öyle uzaktan seviyorum seni

Yanaklarına sızan iki damla yaşı silmeden

En çılgın kahkahalarına ortak olmadan

En sevdiğin şarkıyı beraber mırıldanmadan”



Ne güzel bir şiir değil mi? Şair sevdiğine yazmış o belli de. Günümüzün de özeti gibi.


Dünya spor camiasının yakinen tanıdığı Galatasaray’ın hocası Fatih Terim ve Başkan Yardımcısı Abdurrahman Albayrak hastanede karantinadalar. Futbolcuları, yardımcıları, yönetici arkadaşları, akrabaları hiç kimse yanlarına uğrayamıyorlar. Tüm hastalarımıza ve hocamız ve başkanımıza şifalar diliyorum. Herkes şokta. Birkaç kendini bilmez dışında tüm takımların taraftarları üzgün. Fanatik bir Fenerbahçe taraftarı olduğu belli olan bir kişi şöyle yazmış: “ Ne olur iyi ol. Sen bizi yine Kadıköy’de yen.” Bu mesajı okurken gözlerim yaşardı.

Biz bu günlerde insanlığımızla da imtihan oluyoruz. Nefreti, kini, hırsı bir kenara bırakmalıyız. Hepimiz aynı gemideyiz. Artık kaçacak yer de kalmadı.


Yaşlılar bizim baş tacımız olmalı


Yaşlılarla ilgili alınan karardan sonra sosyal medyada maalesef çok olumsuz örnekler gördük. Dikkat çekmek, birkaç tık almak uğruna masum yaşlılarımızla dalgalar geçiliyor. Otobüse bindirilmiyorlar. Üstelik bu durumları da video çekerek sosyal medyalarında yayınlamaktan geri kalmıyorlar. Bir anda ortalık hayatının son baharını yaşayan güçsüz insanların cezalandırıldığı bir cehenneme döndü. Bu densizlerin bazıları polis tarafından tutuklandı.


İsmail Kılıçaslan dostumuz yazısında ne güzel demiş: “Camilerin ibadete kapatıldığından beri günde beş vakit gözyaşı döken dedelerimizi, ahretliği ile bir araya gelip iki lafın belini kıramayan, torununu göremeyen ninelerimizi anlayışla karşılamak gerekir.”

İspanya’dan gelen haber kanımızı dondurdu. Koronavirüs salgınından en çok etkilenen Avrupa ülkelerinden birisi olan İspanya'da, görevlilerinin habersiz şekilde terk ettiği huzurevlerinde çok sayıda yaşlı kişinin Koronavirüs nedeniyle hayatını kaybettiği ortaya çıktı.

Bizim dinimizde, örfümüzde, geleneğimizde yaşlıya büyük bir saygıyı emreder. Onun için özellikle bugünlerde yaşlılarımıza çok daha saygılı ve yardımcı olmak zorundayız.

Televizyon kanalları gündüz izleyici kitlelerinin değiştiğinin farkında değil

Virüs sebebiyle insanların evde kalması televizyonların özellikle gündüz izleyici kitlesini kökten değiştirdi. Gündüzleri evlerde artık sadece kadınlar yok. Hedef kitle genelleşti. Çocuklar, anneler babalar, deler nineler hepsi evde. Yani gündüz kuşağı ile akşam kuşağı aynı. Bu durum artık göz önüne alınmalı.

Kitle değişti, içerik aynı, değişmiyor;

Yerel ulusal bütün kanallarda gündüzleri kadın programları devam ediyor. Evlerde çocukların olduğu, erkeklerin olduğu unutulmasın.

Fırsatçılar ah fırsatçılar

Kriz fırsatçıları virüsten beter. Durmak bilmiyorlar. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca açıklamasında, koronavirüsü fırsata çevirmek isteyen ve stok yapan üreticilerle de ilgili gerekli hamlelerin yapıldığını, depolara baskın düzenlendiğini açıkladı. Baskın yapılan depolarda maalesef büyük stokların bulunduğunun açıklanması toplum olarak hepimizi rahatsız etti. Marketlerde ürün bulunamazken depolarda bekletiliyor. Bunlar insanlık dışı uygulamalardır.



Yalan dolan bir ilaç

İnsanlara güven vermek için ‘tüm eczanelerde’ yalanıyla pazarlanan No-Attack’ın Sağlık Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan izni yok.

Uzman Doktor Eda Albayrak’ın fotoğrafını Pharmacy Program Ana Bilim Dalı Başkanı Op. Dr. Jessica Porghuca diye kullanıp, afiş yapan sahtekârların verdiği şirketin adresi de ‘Yalan Dolan Mahallesi’.

Hal böyleyken dokuz ünlünün birkaç bin TL uğruna bu oyuna bilmeden de olsa alet olmaları hiç yakışmadı. Topluma mal olmuş sanatçılar daha duyarlı olmalılar.

Bir naiflik örneği


R harfini söyleyemeyen Özdemir Asaf, bir gün taksiye biner. Taksici; “Buyyun Neyeye?” der. Taksici de R'leri söyleyemeyen birisidir. Özdemir Asaf, “Kayaköy” derse, taksicinin kendisiyle alay ettiğini sanacağı için, “Eminönü” der. Karaköy'de inmesi gereken Özdemir Asaf, Eminönün'de iner ve Karaköy'e yürür.

Dünya böyle iyi kalpli kişiler için hala dönerken, bizler böyle insanlar karşısında ödem yapmış egolarımızla boğuluyoruz.



Prof. Dr. Kemal Sayar hocamızın dediği gibi, bu krizi ahlaken daha güçlenerek aşacağımıza inanıyorum.

 

Yorumlar

Önemli Not: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan konhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kapat X