KUPA’YI ALTIN TEPSİDE SUNMAK !..
Haftalardır heyecanla beklediğimiz Ziraat Türkiye Kupası’nı Konyamıza getirememek herkes gibi benimde canımı çok sıktı. Lig’de ve kupada mağlup ettiğimiz dört büyüklerden Trabzonspor’u Antalya’da devirmek için herkes kenetlenmişti. Ancak çok beklediğimiz çok arzu ettiğimiz kupayı ikinci kez Konya’ya getirmek için saha içindeki çabalarımız yeterli olmadı. Finalde kaybetmek çok üzücü oldu gerçekten, bir taraf sevinirken bir tarafın üzülmesi futbolun doğasında olan bir şey. Tabiki doğruların yanında yanlışlarda vardı 90 dakikada. Ama bana göre yanlışlar doğrulardan biraz fazlaydı, zaten bu yüzden bir kulpundan tuttuğumuz kupa’nın sahibi olamadık. Bir taraf yanlış yapacaktıki bu yanlışlar yüzünden diğer takım kazanacaktı. Maalesef yanlış yapan taraf Konyaspor oldu. Neydi bu yanlışlar, Konyaspor neden kaybetti, ona bakalım. Birincisi, o kadar meşale o tribünlere nasıl girdi, hadi girdi diyelim Bahadır’ın konsantrasyonuyla psikolojisiyle oynamak, hele bunu bir değil birkaç defa yapmakta neyin nesi anlam vermek çok güç. Gönlünü verdiğin takıma zarar vermek, finali kaybetmek işte bu tip bilinçsizce hareketler yanlışların bana göre ilk sırasındaydı. Hele bunu Konyaspor taraftarının, kendi kalecisine doğru yapması oyun motivasyonunu daha ilk dakikadan itibaren tamamen kaybettirdi. Kendi kendime Allah Allah bu Konyaspor taraftarı olamaz demektende kendimi alamadım. İkinci yanlış ise saha içinde. Aslında eleştirirken isim vermeyi pek sevmem, çünkü sonraki maçlarda ismini verdiğim kişilerin moral motivasyonu düşmesin tarafındaydım. Ancak lig bitmiş, kupa gitmiş, şimdi isim vermenin doğru zaman olduğunu düşünüyorum. İlk isim çok değer verdiğim, çok sevdiğim İlhan hocamız. Tabiki ben bir TD. Değilim. Hocamızında işine karışmak haddime değil. Ama hocamızın bariz olarak oyunun aksayan taraflarını tribünden gördüğüm kadarıyla belirtmek isterim. Belki benim yanlışımda olabilir varsada şimdiden hocam başta olmak üzere herkesten özür dilerim. Maç boyunca oyundan alınana kadar benim kişisel görüşüm Jevtovıc, Melih, Berkan ve Gonçalves’i oyunun içinde göremedim. Oyuncu değiştirmek için 80 dakika beklemek hocamızın stratejisi ve tercihidir, saygı duyarım ama ona göre doğru hamlenin yapılması 80. nci dakikaysa bana göre hata. Geçtik,
Halil Umut Meler. Fifa Kokartlı hakemin bu maça atanması, açıklandığı gün öyle zannediyorumki hem Konyaspor hemde Trabzon tarafını pekte memnun etmemiştir. Ona rağmen Konyaspor’u oyundan soğutmak adına verdiği kararlar, dünya kupasında neden bir hakemimiz yok sorusunun cevabıdır. Kritik kararları doğru olsada, oyun genelinde yeşil beyaz formayı giyenlerin organize atak yapmasına izin vermedi. Açıkçası kupayı hakeden değil hakettiren kazandı diyebilirim. Yani mağlubiyetin izahı, kupayı kendi elimizle altın tepsiyle Trabzon’a sunmamızın nedenleri bana göre bunlardır.
Artık süper kupa maçıyla sezonu kapatacağız sonrasında ise transferleri konuşacağız. Yeni sezonda hangi oyuncular kalıcı hangi oyuncular gidici ve yeni gelecek oyuncuları konuşacağız.
Bu kadar eleştiri yeter. Ancak şu gerçeğide unutmamak gerek. Bu takımı düşme potasından alıp 9. Sıraya getiren, Konya’da dört büyüklerin hepsinide eli boş gönderen, düşme hattından alıp kupada final oynatan İLHAN PALUT hocamızdır. Belki önümüzdeki sezon beklentilerimizin üstünde iş çıkaracaktır. Bekleyip göreceğiz.
Kalın sağlıcakla.