Ali Günaydın

Ali Günaydın

​Allah'a sığınmak

21 Mart 2014

İnsan yaratılışı gereği âciz ve hata yapmaya meyilli olduğundan ve içine düştüğü sıkıntılardan kurtulmak için her zaman sığınacak bir yere ihtiyaç duyar. Tehlikelerden korunmak için destek arar.

İnsanların düştüğü sıkıntılardan nasıl kurtulacağı, nasıl ve nereye sığınmaları gerektiği ise Kur’ân ve sünnette teferruatıyla açıklanmıştır. Birçok misaller verilmiştir. Hatta başlı başına iki sûre indirilmiştir.  O sûrelerin meâllerinden başlayarak nelerden ve nasıl Rabbimize sığınacağımızı görelim.

“De ki: Yarattığı şeylerin kötülüğünden, karanlığı çöktüğü zaman gecenin kötülüğünden, düğümlere üfleyenlerin kötülüğünden, heset ettiği zaman hasetçinin kötülüğünden, sabah aydınlığının Rabbine sığınırım.” (Felak, 113/1-5)

Bu sûrede özetle bütün yaratılmışların şerrinden Allâh’a (CC) sığınmanın önemi anlatılmaktadır.

“De ki: Cinlerden ve insanlardan, insanların kalplerine vesvese veren sinsi vesvesecinin kötülüğünden, insanların Rabbine, insanların Melîk’ine, insanların İlâh’ına sığınırım.” Nâs, 114/1-6)

Bu sûrede ise insanı için için ve gizlice kötülüğe sürükleyen cinler ve insanların şerrinden Allâh’a sığınılması tavsiye edilmektedir.

Bu sûrelere adı üstünde “Muavvizeteyn” yani sığınma sûreleri denilmiştir. Hz.Peygamber (SAV), bu sûrelerin çokça okunmasını tavsiye etmiştir. Bir hadîs-i şerîfde buyurulur: Hz.Peygammber (SAV) Ukbe b. Âmir’e şöyle demiştir) Görmedin mi? Bu gece benzeri aslâ görülmemiş âyetler indirildi. Kul eûzü bi-rabbil felak ve Kul eûzü bi-rabbinnâs.” (Müslim, Müsâfirîn 264)

Hz.Âdem ve Havvâ’nın ilk hatalarını işledikleri zaman pişmanlıklarını şöyle dile getirerek Allâh’a (CC) sığınmışlardı:

“Dediler ki: Rabbimiz! Biz kendimize zulüm ettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize acımazsan mutlaka ziyan edenlerden oluruz.” (Ârâf, 7/23)

Hz. Nûh (AS), hakkında bilgisi olmayan bir şeyleri istemekten Rabbine şöyle sığınmıştı:

“Nûh, Rabbim! Şüphesiz ben senden hakkında bilgim olmayan bir şeyi istemekten sana sığınırım. Eğer beni bağışlamaz ve bana acımazsan, şüphesiz ziyana uğrayanlardan olurum. Dedi.” (Hûd, 11/47

Hz. Nûh Kâfir olarak boğulan oğlu için, bir baba olarak Allâh’a duâ etmişti. Ancak Allâh (CC), kâfir olan oğlunun Hz. Nûh’un ehlinden olmadığını bildirerek uyarmıştı. Akabinde Hz. Nûh (AS) da âyette geçtiği şekliyle Allâh’a (CC) sığınmıştı.

Benzer bir uyarı da Hz.Peygamber (SAV)’e şöyle yapılmıştır:

“Cehennem ehli oldukları açıkça kendilerine belli olduktan sonra, yakınları da olsalar, Allâh’a ortak koşanlar için af dilemek ne peygambere yaraşır, ne de mü’minlere.” (Tevbe, 9/113)

Bu âyetin iniş sebebi olarak Hz.Peygamber (SAV)’in Ebû Tâlib’in bağışlanması ve bazı mü’minlerin de müşrik olarak ölen yakınları için Allâh (CC)’dan bağışlama dilemeleri anlatılır.

Hayatındaki bütün imkânları elinin tersiyle iterek, küfür üzere öelenler için burada genel bir kural ortaya konulmuştur. Nitekim Hz. İbrâhim (AS)’ın babası içiâyet’in meâli şöyledirn af dilemesi ve reddedilmesi de aynı kuralın gereğidir. İlgili âyetin meâli şöyledir:

“İbrâhîm’in, babası için af dilemesi, sadece ona verdiği bir söz yüzündendi. Onun bir Allâh düşmanı olduğu kendisine açıkça belli olunca ondan uzaklaştı. Şüphesiz İbrâhîm çok içli, yumuşak huylu bir kişiydi.” (Tevbe, 9/114)

Hz.İbrâhîm (AS)’ın babasına verdiği söz şöyle anlatılır:

“İbrâhîm şöyle dedi: Esen kal! Senin için Rabbimden af dileyeceğim. Şüphesiz O, beni nimetleriyle kuşatmıştır.” (Meryem, 19/47)

Âyetlerden, kâfir olan yakınlar için Allâh (CC)’tan af dilenebileceği, hidâyete ermeleri için duâ edilebileceği anlaşılmaktadır. Öldükten sonra ise kesinlikle onlar için duâ ve istiğfâr yasaklanmıştır.

Hz. Yûsuf (AS)’ın, gerek kardeşlerinden ve gerekse kendisine gayri meşru teklifte bulunan kadının şerrinden Allâh’a sığındığını bildiren âyet meâlleri:

“Evinde bulunduğu kadın (gönlünü ona kaptırıp) ondan arzuladığı şeyi elde etmek istedi ve kapıları kilitleyerek ‘Haydi gelsene!’ dedi. O ise, ‘Allâh’a sığınırım,’ çünkü o (kocan)benim efendimdir, bana iyi baktı. Şüphesiz zalimler kurtuluşa eremezler, dedi.” (Yûsuf, 12/23)

“Yûsuf, ‘Malımızı yanında bulduğumuz kimseden başkasını tutmaktan Allâh’a sığınırız. Şüphesiz biz o takdirde zulmetmiş oluruz’ dedi.” (Yûsuf, 12/79)

Hz. Mûsâ (AS)’ın, câhillikten, Fir’avn gibi âhireti inkâr eden kibirlilerden ve onların düşmanlıklarından Allâh’a sığındığını bildiren âyet meâlleri:

“Hani Mûsâ kavmine, ‘Alllâh size bir sığır kesmenizi emrediyor’ demişti. Onlar da: ‘Sen bizimle eğleniyor musun?’ demişlerdi. Mûsâ da: ‘Kendini bilmez câhillerden olmaktan Allâh’a sığınırım’ demişti.” (Bakara, 2/67)

“Mûsâ da: ‘Ben hesap gününe inanmayan her kibirliden, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allâh’a sığınırım’ dedi.” (Mü’min, 40/27)

“Şüphesiz ki ben, beni taşlamanızdan, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allâh’a sığındım.” (Duhân, 44/20)

Hz. Peygamber (SAV) de bir çok hadîs-i şerîflerinde Allâh’a (CC) sığınmıştır. Birkaç misalle konuyu noktalayalım.

“Allâhım! Bozgunculuktan, münafık olmaktan ve kötü ahlâktan sana sığınırım. Allâhım! Fakirlikten, yokluktan ve aşağılıktan sana sığınırım. Haksızlık etmekten ve haksızlığa uğramaktan da sana sığınırım.” (Ebû Dâvud, Vitr 32)

“Allâhım! Gazabından rızana, cezandan affına sığınırım. Senden sana sığınırım. Seni ne kadar medhetsem de yine bitiremem. Sen kendini nasıl övüyorsan öylesin.” (Müslim, Salât 222)

“Her tür şeytandan, haşereden, her nazardan, Allâh’ın tam kelimelerine (sonsuz irâdesine ve hükmüne) sığınırım. (Buhârî, Enbiyâ 10)

“Allâhım! Âcizlikten, tembellikten, cimrilikten, korkalıktan, ihtiyarlıktan, kabir azabından sana sığınırım.

Allâhım! Nefsime takvâsını (sorumluluk bilincini) nasip et ve onu arındır. Onu en iyi temizleyecek olan sensin. Onun dostu ve velisi sensin.

Allâhım! Huşû duymayan kalpden, doymayan nefisten, fayda vermeyen ilimden ve kabul olunmayan duâdan sana sığınırım.”  (Müslim, Zikir 73)

Biz de diyoruz ki: “Allahım! Senin Âlemlere Rahmet olarak gönderdiğin Aziz Peygamberin ve diğer peygamberler sana nasıl sığınmışlarsa biz de öylece sana sığınıyoruz. Bizleri Nebîlerinle, sâlihlerle, sıddîklerle ve şehîdlerle âhirette beraber eyle.”

 

.

Yorumlar

Önemli Not: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan konhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kapat X