Kalbur ve elekler bir zamanlar türkülere konu olmasının yanında neredeyse her evin temel ihtiyacı olarak görülüyordu. Bu köklü zanaat teknolojiye yenik düşen meslekler arasında yer alıyor. Yüzlerce yıldır tahıl ürünlerinin ayrıştırılmasında kullanılan elek ve kalburlar Konya’da zamana direniyor.
Reklam alanı
Tarımsal üretimin belirleyici olduğu kırsal alanlarda özellikle kış hazırlıkları yapılırken kalbur ve elekler vazgeçilmez bir üründü. Deriden elde edilen sırımlarla yapılan kalburlar bugünün antikaları arasında günümüzde hala kullanımda olanlar ise daha çok metalden yapılıyor.
74 yaşındaki kKalbur Ustası İbrahim Göktaş Konya’da tarihi Bedesten Çarşısı’ndaki imalathanesinde 50 yılı aşkın zamandır mesleği yaşatmaya çalışıyor. El emeği ile yaptığı kalbur, elek ve sepetleri satarak geçimini sağlıyor.
50 yıldır hevesle yapılan bir hikâye
Kalbur Ustası İbrahim Göktaş ‘’15 yaşında bu işe başladım. 50 yılı aşkındır mesleğimi büyük bir zevk ve hevesle yapıyorum. Kalburlarımızı deriden yapıyoruz.
Kalburun kasnaklarını hazır alıyorum. Ölçtükten sonra tam oturacak şekilde çiviyle çakıyoruz. Telini ona göre kesiyor ve tamamlıyoruz.
Ardından zımparasını yapıyoruz. Kullanıma hazır hale geliyor. Kalburun deriden olması çok önemlidir. Böylece daha sağlıklı olurken uzun senelerde kullanılmış olur.’’ dedi.
Mesleğe heves eden yok
Göktaş, “Eskiden buğday, arpa, nohut, fasulye, kuru baklagiller hepsi kalbur ve elekten geçiyordu. Bu meslekte devamlı yanımızda çalışan ya da mesleğe heves eden artık yok.
Eskiden her evde üç dört tane vardı. Şimdilerde kalburu alanlar evlerine süs olarak alıyor ya da hobi olarak biriktiriyor.” İfadelerini kullandı.

74 yaşındaki kKalbur Ustası İbrahim Göktaş Konya’da tarihi Bedesten Çarşısı’ndaki imalathanesinde 50 yılı aşkın zamandır mesleği yaşatmaya çalışıyor. El emeği ile yaptığı kalbur, elek ve sepetleri satarak geçimini sağlıyor. 50 yıldır hevesle yapılan bir hikâye
Kalbur Ustası İbrahim Göktaş ‘’15 yaşında bu işe başladım. 50 yılı aşkındır mesleğimi büyük bir zevk ve hevesle yapıyorum. Kalburlarımızı deriden yapıyoruz.
Kalburun kasnaklarını hazır alıyorum. Ölçtükten sonra tam oturacak şekilde çiviyle çakıyoruz. Telini ona göre kesiyor ve tamamlıyoruz.
Ardından zımparasını yapıyoruz. Kullanıma hazır hale geliyor. Kalburun deriden olması çok önemlidir. Böylece daha sağlıklı olurken uzun senelerde kullanılmış olur.’’ dedi.Mesleğe heves eden yok
Göktaş, “Eskiden buğday, arpa, nohut, fasulye, kuru baklagiller hepsi kalbur ve elekten geçiyordu. Bu meslekte devamlı yanımızda çalışan ya da mesleğe heves eden artık yok.
Eskiden her evde üç dört tane vardı. Şimdilerde kalburu alanlar evlerine süs olarak alıyor ya da hobi olarak biriktiriyor.” İfadelerini kullandı.
Kaynak:
Reklam alanı
Son dakika gelişmelerden anında haberdar olmak için WhatsApp haber kanalımıza katılın.
Gelişmelerden zamanında haberdar olmak istiyor musunuz? Google News’te KONHABER'e abone olun.
Yasal Uyarı: Yayınlanan haberler, köşe yazıları, fotoğraflar, yazı dizileri ve her türlü eserin tüm hakları
Mirajans Medya İletişim Reklam Haber ve Prodüksiyon A.Ş.'ye aittir. Kaynak gösterilerek bile olsa eserin bütünü veya
bir kısmı özel izin alınmadan kullanılamaz.
⚡ BU HABERE EMOJİYLE TEPKİ VER!
👏
18
❤️
8
😊
0
😡
0
👎
0
😂
2
😢
0
😲
0
Toplam 28 tepki