DOLAR : 43,20₺
EURO : 50,39₺
STERLİN : 58,27₺
GRAM : 6.375,69₺
ÇEYREK : 10.478,70₺
CUMHURİYET : 41.577,71₺
Güncel

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: En düşük emekli aylığının belirlenmesinde nihai karar Meclis'in

Eklenme: 06.01.2026 - 23:58

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, en düşük emekli aylığının artırılması çalışmalarına ilişkin, "Bunun bütçeye, kaynaklara yansımaları, ne kadar kişiyi etkileyeceği, imkanlarımız ölçüsünde neler yapılabileceği değerlendirilerek bir pozisyon belirlenir. Burada nihai karar, Meclisimizin." dedi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: En düşük emekli aylığının belirlenmesinde nihai karar Meclis'in
Reklam alanı

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, NTV canlı yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtladı, açıklamalarda bulundu.

En düşük emekli aylığı düzenlemesiyle ilgili soru üzerine Yılmaz, en düşük emekli aylığının, prime dayalı olmadığını ve sosyal destek olarak görülebileceğini söyledi.

Yılmaz, son yıllarda en düşük emekli aylığına yapılan artışların enflasyon farkı kadar olduğunu anımsatarak, bu artışların Meclis tarafından kanunla yapılması gerektiğini belirtti.

Kamuoyunda en düşük emekli aylığı artışıyla ilgili "Enflasyon oranında mı olsun yoksa bunun üzerinde mi gerçekleşsin" şeklinde tartışmalar yaşandığına işaret eden Yılmaz, şöyle devam etti:"Bunun kararını vermek için elbette bir etki değerlendirmesi yapmanız gerekiyor. Malum 17 milyon civarında emeklimiz var. Dediğiniz gibi 4 milyon, limiti nerede koyacağınıza bağlı olarak belki daha fazla insanımızı ilgilendiren bir husus. Dolayısıyla bu ve benzeri konular karara bağlanmadan genellikle etki değerlendirmesi yapılır. Bunun bütçeye, kaynaklara yansımaları, ne kadar kişiyi etkileyeceği, imkanlarımız ölçüsünde neler yapılabileceği değerlendirilerek bir pozisyon belirlenir. Burada nihai karar, Meclisimizin."

Yılmaz, TBMM AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan'ın bu konuda bir değerlendirme yapıldığına ilişkin açıklamalarını hatırlatarak, "Kısa süre içinde bunlar sonuçlanacaktır. Biz her zaman imkanlarımızı sonuna kadar zorlayarak emeklimizin yanında olduk, enflasyona ezdirmedik ve bu prensibimizi genel anlamda hep devam ettirdik. İmkan buldukça bunun üzerinde ne yapabilirsek buna da her zaman olumlu bir perspektifle baktık." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın iktidara ilk geldiği günden bugüne kadar "enflasyona hiçbir kesimi ezdirmemek" prensibini ortaya koyduğunu belirten Yılmaz, "Biz 86 milyona hizmet etmek durumundayız. İmkanlarımız nispetinde bütün toplumsal kesimlerin taleplerine cevap vermek için gece gündüz çalışıyoruz. Ekonomimiz de çok şükür belli bir seyir içinde devam ediyor. Dolayısıyla büyüdükçe, imkanlarımız arttıkça bütün toplumsal kesimler gibi emekli kesimimizin taleplerine de elbette hiçbir zaman duyarsız kalmıyoruz." ifadelerini kullandı.

"Uluslararası kuralların ve kurumların eskisi kadar tesirli olamadığı bir dönem"
Yılmaz, ABD'nin Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'yu alıkoymasıyla ilgili soru üzerine, dünyanın farklı bir yöne doğru gittiğini, bu tekil hadiseden önce bunun arka planına bakmak gerektiğini aktardı.

Soğuk Savaş dönemi sonrası dünyada güç siyasetinin ön plana çıktığını dile getiren Yılmaz, "uluslararası kuralların ve kurumların eskisi kadar tesirli olamadığı bir dönemden geçildiğini" anlattı.

Yılmaz, Venezuela'daki duruma ilişkin ilkesel bir tutum sergilediklerini ve uluslararası hukuktan, kurumlardan, kurallardan, küresel adaletten yana bir pozisyonda olduklarını bildirdi.

Dış politikada liderliğin önemli olduğunun altını çizen Yılmaz, "Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın tecrübeli, dirayetli liderliğiyle Türkiye Cumhuriyeti olarak, hem ilkelerimizi savunmaya hem de tüm taraflarla açık diyalog içinde istikrara katkıda bulunmaya, diplomasiyi devreye koymaya yönelik çabalarımızı sürdüreceğiz. Biz her zaman Venezuela halkının yanında olmaya devam edeceğiz. Venezuela'nın bir an önce bu krizden çıkarak istikrara kavuşmasını, Venezuela halkının taleplerini karşılayacak bir ortam oluşmasını canıgönülden temenni ediyoruz." şeklinde konuştu.

Yılmaz, ideolojik Soğuk Savaş'ın bittiğini, günümüzde "ekonomik soğuk savaş"ın başladığını kaydederek, "Minerallerin kontrollerinden lojistik hatlara birçok kavganın yaşandığı bir ortamdayız. Bu ortamda uluslararası ekonomik kurumların, kuralların, çok taraflılığın zayıfladığını, herkesin tek taraflı menfaatleri üzerinde daha fazla durduğu bir ortama doğru gidiyoruz. Bu iyi bir şey değil elbette. Türkiye Cumhuriyeti olarak, bunu elbette tasvip etmiyoruz ama gerçekleri de görmek durumundayız." dedi.

IMF'nin, dünya ekonomisinin büyüme oranını bu yıl yüzde 3,2, gelecek yıl ise yüzde 3,1 olarak tahmin ettiğini aktaran Yılmaz, "Bundan daha ilginci ticaretteki artış hızının düşmesi. Liberal küresel dünyada ticaret, oran olarak genelde büyümeden daha hızlı giderdi. Ama şimdi büyümenin de altına gelen dünya ticaretinden bahsediyoruz. Dolayısıyla büyümenin ve ticaretin giderek daha ılımlı hale geldiği, işte yüzde 3'ler civarına indiği, önümüzdeki 3-5 yılda da bunun böyle gideceğine dair tahminlerin hakim olduğu bir küresel ortamdan bahsedebiliriz." diye konuştu.

Yılmaz, Ukrayna-Rusya Savaşı, Suriye'deki gelişmeler ve Gazze meselesinin enerji, gıda gibi fiyatlara nasıl yansıdığına ilişkin soru üzerine, jeopolitik gerginliklerin ürünlerin ticaretini etkilediğini söyledi.

Çatışmaların özellikle Ukrayna-Rusya çatışmasının sona ermesini yürekten temenni ettiklerini dile getiren Yılmaz, bu konuda ABD'nin başlattığı inisiyatifi Türkiye olarak desteklediklerini bildirdi.

Yılmaz, Avrupa Birliği'nin liderliğinde kurulan, Türkiye'nin de parçası olduğu Gönüllüler Koalisyonu aracılığıyla da Ukrayna-Rusya çatışmasının diplomatik yollarla çözümlenmesi, barış oluşması için ellerinden gelen tüm gayreti sarf ettiklerini kaydetti.

"Tarım sektöründe maalesef çok olumsuz bir yıl yaşadık"
"2025, enflasyonla mücadelede nasıl bir yıl oldu? Hedeflenen sonuçlara ulaşıldı mı? Bu yıl sonu enflasyon verisinden memnun musunuz?" sorusu üzerine Yılmaz, 2024 yılının mayıs ayında dezenflasyon sürecinin başladığını ve enflasyonda yüzde 44,6'lık "ciddi" düşüş yaşandığını vurguladı.

Yılmaz, şu an enflasyonun yüzde 30,9 olduğunu anımsatarak, "Hedefimiz, 30'ların altıydı doğrusu ama tarım sektöründe maalesef çok olumsuz bir yıl yaşadık. Aynı yıl içinde hem don hem kuraklık. Dolayısıyla tarım sektöründe üçüncü çeyrekte yüzde 12 üzerinde bir daralma oldu. Tarımda son çeyrekte bir miktar daha toparlanma var. Ama yıl genelinde tarımda yüzde 6 civarında bir küçülme var. Tarımdaki bu konjonktürel durum, hem enflasyonu hem büyümeyi olumsuz etkiledi. Büyümemizi bir miktar aşağıya çekti, enflasyonuysa maalesef gıda fiyatları kanalıyla olumsuz etkiledi. 2026'da inşallah bu bazla gidersek tam tersine olumlu bir etki olacak. Sadece tarımda bunu yaşamasak bugün 20'li rakamlardan bahsediyor olacaktık." ifadelerini kullandı.

Enflasyonda arzu ettikleri seviyelere gelememelerinde etkili olan bir diğer faktörün ise "hizmet enflasyonundaki yapışkanlık ve beklentiler" olduğunu belirten Yılmaz, "Özellikle kira, eğitim, belli kalemler maalesef oralar biraz daha yapışkan. Oralarda da düşüş var. Hizmet enflasyonu, yüzde 44'e kadar indi. Ama işte genel enflasyonumuz 30,9. Mal enflasyonumuz, temel mallarda yüzde 17 küsura kadar düştü. Ama hizmet, bunu yukarıya çekiyor. Özellikle kira, eğitim gibi kalemler. Buralarda da bir kırılma başladı. Bunun etkilerinin devamını 2026'da göreceğiz inşallah. Bütün bunlara baktığımız zaman istikametimizin doğru olduğunu görüyoruz." şeklinde konuştu.

Yılmaz, Orta Vadeli Programın odağında "enflasyonu düşürmek" olduğuna dikkati çekerek, "Ocak ayı enflasyonu geldiğinde bir ay gecikmeli de olsa yüzde 30'un altını görmeyi bekliyoruz. Enflasyonumuzu 2026 sonuna geldiğimizde yüzde 20'nin altına düşürmeyi hedefliyoruz. 2027'de de tek haneye ülkemizi yeniden kavuşturmak için çalışıyoruz ve bunda da kararlıyız." dedi.

Bu yıl yüzde 20'nin altında bir enflasyon oranı hedefine ulaşacaklarına inandığını vurgulayan Yılmaz, şunları kaydetti:"Birincisi, para politikalarında sıkı disiplinli duruş devam edecek. İkincisi, bu yıl maliye politikalarımızda da daha iyi bir perspektifimiz var. 2025'i, bütçe açığının milli gelire oranını yüzde 3 civarında kapatacağımızı tahmin ediyoruz. Bunu birkaç ay evvel 3,5 civarında tahmin ediyorduk ama son aylarda gelirlerimiz tahminlerimizin üstünde geldi. Dolayısıyla burada bütçe açığının milli gelire oranının yüzde 3'lere geldiğini görüyoruz. Maliye politikasından da enflasyonla mücadeleye daha fazla katkı geliyor."


Kaynak: AA

Reklam alanı

Son dakika gelişmelerden anında haberdar olmak için WhatsApp haber kanalımıza katılın.

Kanala Katıl

Gelişmelerden zamanında haberdar olmak istiyor musunuz? Google News’te KONHABER'e abone olun.

Abone Ol
Yasal Uyarı: Yayınlanan haberler, köşe yazıları, fotoğraflar, yazı dizileri ve her türlü eserin tüm hakları Mirajans Medya İletişim Reklam Haber ve Prodüksiyon A.Ş.'ye aittir. Kaynak gösterilerek bile olsa eserin bütünü veya bir kısmı özel izin alınmadan kullanılamaz.

⚡ BU HABERE EMOJİYLE TEPKİ VER!

👏 0
❤️ 0
😊 0
😡 6
👎 10
😂 3
😢 0
😲 0
Toplam 19 tepki

Yorum Yap