İç güvenlik paketi neler getiriyor? - Konhaber Türkiye’nin İnternet Gazetesi
Konhaber Türkiye'nin İnternet Gazetesi
Konhaber Türkiye'nin İnternet Gazetesi
Konhaber Reklam
Konhaber Reklam
İç güvenlik paketi neler getiriyor?
Mehmet Şamil Şenalp
  • Mehmet Şamil Şenalp

  • 27.10.2014 18:16

Özgürlüklerin korunması ve iç güvenlik reformu paketiyle devletin vatandaşına daha fazla güvenmesi, nüfus hizmetlerinin kolaylaştırılması, Jandarma ve Sahil Güvenliğin sicil ve atama işlemlerinin İç İşleri Bakanlığına bağlanması, Jandarma ve Emniyet Genel Müdürlüğü'nün çağdaş ve etkin bir yapıya kavuşturulması, Türkiye'nin sivilleştirilmesi, kişisel verilerin ve özel hayatın mahremiyetinin korunması, kolluğun yetki istismarının engellenmesi, noktasında uzun zamandan bu yana ihtiyaç hissedilen önemli bazı düzenlemelere yer verilmektedir.

Ülkemizde türlü bahanelerle planlı olarak başlatılan sokak eylemlerinin çoğu zaman demokratik tepki olmaktan öte bünyesinde şiddeti barındıran ve aynı merkezden yönetilen, sosyal medya destekli terör eylemlerine  dönüştüğünü üzülerek gördük. Provakatif amaçlar güden örgütler vatandaşların kendi aralarında ve güvenlik güçleriyle çatışmasını tetikleyen söylem ve eylemleriyle başta kişilerin yaşama ve mülkiyet hakları olmak üzere en temel haklarını tehdit etmeye her fırsatta devam etmektedirler. Can güvenliği en temel insan hakkıdır. Kişilerin can ve mal güvenliğini tehdit eden eylemler asla demokratik hak olarak değerlendirilemez.
Devletlerin en önemli görevlerinden biriside, vatandaşlarına güvenli bir yaşam ortamı sunmaktır. Bunun için devlet işlenmiş olan suçu caydırıcı olarak cezalandırmakla yükümlü olduğu gibi henüz suç işlenmeden de gerekli tedbirleri alarak suçun işlenmesine engel olmak durumundadır. Devletin suçun işlenmesinin önlenmesi için alacağı tedbirlerin başında kişileri suça yönelten sosyal etkenlerin ortadan kaldırılması ve caydırıcı kanuni düzenlemelerin yapılması yer almaktadır. Bu noktada yüzleri maskeli olarak sokak eylemlerine katılanların potansiyel suçlu olarak değerlendirilmesinde, molofun bombayla eş kabul edilmesinde bu ve benzeri eylemlerin caydırıcı bir şekilde cezalandırılmasında ki toplumun menfaati tartışmasızdır. Vali Yardımcısı yada üst bir amirin kararı yada denetimiyle polise 24 saate kadar göz altı yetkisinin verilmesi özellikle sokak eylemlerinde suçla henüz suç işlenmeden mücadele noktasında önemli bir adımdır. Bu düzenlemenin, 24 saati de aşan pek çok örneği düzenlemeye karşı çıkanların referans kabul ettikleri AB üyesi ülkelerin uygulamalarında da bulunmaktadır.

Jandarma ve sivil savunmanın atama ve sicil işlemlerinin İç İşleri Bakanlığı'na bağlanması Türkiye'nin sivilleşmesi sürecinin devamı olarak kabul edilmelidir

Usulsüz dinlemeler ve özel hayatın mahremiyetinin ihlali süreç içinde çok farklı kesimlerden eleştiri almıştır. Bu noktada özel hayatın gizliliği sadece kolluğun insafına bırakılamaz. Kolluğu denetmek, kolluğun görevini kötüye kullanıp kullanmadığının tespiti için oluşturulacak olan kolluk gözetim komisyonunu, bu komisyon içinde, İnsan Hakları Kurumu'nun, Türkiye Barolar Birliği ve Üniversite temsilcilerinin birlikte yapacakları sivil denetimi önemsiyoruz.

Hali hazırda yasada; şüphelinin veya sanığın konutu, eşyası yada üzerinin aranabilmesinin için  somut delillere dayalı kuvvetli şüphenin gerçekleşmesi şartı aranmaktadır.  Teklif edilen düzenleme ile ise bunun yerine makul şüphe kavramı önerilmektedir. İfade etmeliyiz ki mevcut düzenleme Kanunda yazdığı şekilde uygulanamamakta somut şüphe kavramı ya çok geniş yorumlanmakta yada var olan şüphe Yasaya uygun olmayan yöntemlerle, Yasanın ruhuna aykırı olarak somutlaştırılmaktadır. Çünkü halihazırdaki düzenleme ile delillere ve şüpheliye ulaşmak neredeyse imkansızlaşmıştır. Bu noktada kanuni durumla uygulamadaki durumun hayatın olağan şartlarının gereklilikleri noktasında birleştirilmesi hukuki bir zorunluluktur. Ayrıca ifade etmeliyiz ki; gerek Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 8. maddesi anlamında gerekse Anayasa'nın 13, 20 ve 21. maddeleri çerçevesinde makul şüphe kavramının uygulanmasında bir sakınca görünmemektedir.

Önerilen düzenlemedeki eleştirilerden biri  henüz yedi ay önce soruşturma aşamasında müdafiin dosya incelemesine dönük kısıtlamalar kaldırılmışken bu noktada yeniden bazı kısıtlamalar getirilmek istenmesidir. Unutulmamalıdır ki; soruşturmada yada yargılamada maksat şüpheliyi yada sanığı mahkum etmek değil,   somut gerçekliğe ve adalete ulaşmaktır. Somut gerçekliğe ve adalete ulaşmakta iddia ve karar ne kadar önemli ise savunmada aynı şekilde önemlidir. Savunma soruşturma aşamasından başlayan bir süreçtir. Etkili bir savunma için avukatın müvekkilinin ne ile, hangi delillerle suçlandığını bilmesi, dosyadaki delillerden örnek alabilmesi son derece önemlidir. Hedef adalete ulaşmak olduğuna göre bu noktada yapılan teklifin yeniden gözden geçirilmesinin yararlı olacağını düşünüyorum.

Sonuç olarak pakette yapılması arzulanan düzenlemeler de bazı çekinceler ortaya konulabilirse de toptancı bir yaklaşımla Türkiye'nin otoriterleştirdiği iddiaları doğru değildir. Bilakis yapılması planlanan düzenlemelerle genel olarak vatandaşların temel hak ve hürriyetlerinin daha üst düzeyle korunmasının hedeflendiği görülmektedir.
 

 

YORUMLAR

NAMAZ VAKİTLERİ
Konya için Namaz Vakitleri

İmsak

03:33

Güneş

05:22

Öğle

13:00

İkindi

16:51

Akşam

20:24

Yatsı

22:04

Öne Çıkan Haberler!X