Zehra Betül Şişman

Zehra Betül Şişman

​Yıkanan ve avlanan beyinler

21 Ağustos 2019
Yüzyıllardır değişmeyen bir gerçek var ki ekonomiyi elinde tutan devletler gelişmekte olan devletlerin ve gelişmemiş devletlerin önce üst akıllarını sonra topraklarını ele geçirir.

Üstün zeka kavramı onlar için petrol yada değerli madenlerden bile daha değerlidir.

Aynı şekilde itaat eden ve yönlendirilen beyinlerde öyle…

İki uç noktayı elde tutarak tam manası ile  Neo Liberal Dünya kontrolünü elde tutabiliyorlar.

PEKİ BEYİN AVCILIĞI/YIKAYICILIĞI NASIL, NEDEN VE KİMLER TARAFINDAN YAPILIR?

Mossad ve CIA için beyin göçü şu şekilde işlemektedir;
Dünya istihbarat örgütlerinin karşı tarafı yönlendirmek için psikolojik operasyon yapabilmeleri en önemli hedefleridir.
İstihbarat örgütleri özellikle CIA ve MOSSAD bu konuya büyük önem vermektedirler.

İstihbarat örgütleri bu konuya bilimsel olarak eğitilmektedirler.
Sürekli çalışmalarla yeni yollar araştırmaktadırlar. 
Bugün MOSSAD'ın CiA'dan daha başarılı operasyonlar yapmasının iki nedeni vardır;
 Birincisi, Tevrat'ta Musa Peygamber'e Kenan ilinde casusluk yapmasının emredilmesi.
 İkincisi de, ideallerinin yüksek fakat güçlerinin az olması ve dünya bilim çevresinde önemli etkinliklerinin olmasıdır.
Hangi yöntemler uygulanıyor? 
Klasik yöntem; psikolojik faaliyet, propaganda ve beyin yıkama yöntemidir. En sık kullanılan yöntem; kimyasal maddeler kullanılarak kişinin düşüncesini etkilemektir. 
Son yıllarda üzerinde çalışan ve durulan yöntem ise elektronik implantlar yerleştirilerek kişinin beynini uzaktan kumanda ile yönetme çabalarıdır.

Kısaca kimyasal yöntemlerden de söz edelim;

Zihin kontrolü deneylerinde ilk kullanılan madde LSD idi.
LSD psikokim yasal bir maddedir, organik ve kolay bulunabilen maddelerden elde edilebilinir.
Mesela nenelerimizin tavada tütürüp düğün evlerini duman altı ettiği üzerlik otu bunlardan biri…
Ayrıca LSD çeşitleri şamanların da ritüel  ve ayinlerinde en çok kullandığı doğal yöntemlerden biriydi.
Bu madde, alan kişide olağanüstü psikolojik değişimler oluşturur.

Halüsinasyonlar görür, canlı, neşeli, güçlü duygu, düşünme ve davranışlar içerisine girer.
Bu madde beynin ön bölgesinde DOPAMİN isimli zevk maddesini aşırı salgılamaktadır. Bu maddeyi alan bir kişi inandığı konuda olağanüstü eylemler gerçekleştirebilmektedir.
İkinci Dünya Savaşı'nda hem Hitler hem Amerikan ordusu "Amphetamin" isimli uyarıcı kimyasalı kullanarak askerlerin savaş gücünü arttırmayı hedeflemişlerdir.
Hatta Hitler'in milyonlarca psikoaktif madde kullanarak ordusunun hareket kabiliyetini çok hızlı hâle getirdiği bilinmektedir.
İçkisine LSD veya uyuşturucu katan kişilerin kolay intihar ettikleri ve kolay insan öldürdükleri bilinen gerçeklerdir. 
Hatta konuşmada güçlük çeken aşırı ketum kişiler içinde kullanılan düşük dozda LSD uygulaması ile kişiden bir çok bilgi kolaylıkla alınabiliyordu. 
Eski istihbaratçıların  bile bu maddenin etkisi ile bülbül gibi şakıdıkları 2. Dünya savaşından sonra yayınlanan istihbarat rapor kayıtlarda bulunmaktadır.
Bu konu da ABD'de gönüllüler, siyahlar ve eşcinseller üzerinde ilginç deneyler yapılmıştır.

Bu konuda Dr. Armen Victorian'ın kitabında ilginç kaynak ve bilgiler mevcuttur. Kitabın ismi "İnsan Davranışının Manipülasyonu, Beyin Kontrolüdür."
Bu teknikler iyi niyetli uygulandığı zaman ise narkoanaliz ismi ile psikyatri tedavisinde de önümüze çıkıyor.

Tabi ki derin ve bu tip bilgi donanıma sahip kişiler toplum için saatli bomba niteliğindedir niyetine göre zehir yada şifa olur...

Bu sebeple beyin avcılığı yapan Feto ve işbirlikçi servisler  1980 itibarı ile Türkiye’de üstün yetenekli  çocukları önce  deneme sınavlarında avlayıp sonra burs ile pekiştireç vererek önce ebeveynlerinde kopartıp sonrada milli duygulardan arınmış nötr dünyalı itaatkar köleler haline getirdiler.

Gelelim beyin yıkama ve avlama için diğer bir kaç tekniğe;

Elektromanyetik etkileme, mikrodalga ile beyin kontrolü, elektronik parça yerleştirmek ve daha bir çok yöntem…

Hülasa
Hangi teknik ya da yöntem ile olursa olsun
beyin avcıları üstün yetenekleri kendi ülkelerine devşirirken, yönetilen akılları ise bu şekilde maniple ederek küresel güç olma yolunda ilerliyorlar.
Türkiye olarak milli bilim ve milli üretim noktasında artık beyin göçü vermemek noktasında kararlıyız.

Uğruna 15 Temmuz gibi ağır bedeller ödesek bile artık yerli ihalarımız, kodları kendimize ait yerli yazılımlarımız ve üstün yetenekli çocuklarımız ile;

Ben ülkümden ve ülkemden ÇOK ÜMİTVARIM…

Yorumlar

Önemli Not: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan konhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
  • ÇOK GÜZEL

    makalenizde giriş gelişme sonuç bölümlerinde uyum sorunu var hitler 5 senede almanya yı dünyanın en iyi sanayisine sahip ülke konumuna getirmiş zalim biri sanki fetö kendi başına bu ülkede büyümüş hiç yardım görmemiş sonuç baştan sona hata

    • Cevapla
    • Begen (0)
    • Begenme (0)
  • Hüseyin

    Güzel başlamışsın makaleye ama acemice bitirmişsin.yeterli değil.bizim yanlışlarımızı da söylemen gerekirdi Zehra Betül Hn.

    • Cevapla
    • Begen (0)
    • Begenme (0)
  • Halk

    devlet kanalına elebaşının kardeşini çıkaran bir ülkeden ümitvar olmaya devam et sen

    • Cevapla
    • Begen (0)
    • Begenme (0)
Kapat X