Ali Günaydın

Ali Günaydın

​YAZ KUR’ÂN KURSLARI

20 Haziran 2014

Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından organize edilen “Yaz Kur’ân Kursları” bu yıl 23 Haziranda başlayıp 9 haftalık bir eğitim ve öğretimden sonra 22 Ağustos Cuma günü sona erecektir.

7 den 70’e kurslar herkese açık olacaktır. İsteyen herkes bu en yüce eğitim ve öğretimden istifade edebilecektir.

Ülkemizde ilk ve orta öğretim yılının tatile girmesiyle birlikte 17 Milyon’u aşkın öğrenci için özellikle yeni bir heyecan başlıyor. “Kur’ân-ı ve Yüce Dînimiz İslâm”ı öğrenmek.

Geçen yıl yaklaşık 4 Milyon öğrenci yaz kurslarına gitmiş. İlk bakışta bu rakam az gibi görünse de, büyük bir rakamdır. Çünkü bir o kadar öğrenci de İmam Hatip Liselerinde okuduğu için mevcut rakamın dışındadır. Ayrıca Câmii ve Kur’ân Kurslarının dışında özel eğitim kuruluşlarında ve özel hocalardan ders alanlar da önemli bir yekûn tutmakta ve bunlar Diyânet İşleri Başkanlığının resmî kayıtlarında yer almamaktadır.

Bu yıl “Yaz Kur’ân Kursları”na katılımın daha da artması beklenmektedir. Geçen yıllardan beri gözlenen artış bunu göstermektedir.

Diyanet İşleri Başkanlığı son yıllarda birbirinden güzel “Tema”larla kursları başlatmaktadır. Geçen yılın tema’sı “Gel bu yaz, Kur’ân-ı gönlüne yaz” idi. Bu sene de ana konu: “Haydi çocuklar! Câmii’ye koşalım, Kur’ânla buluşalım” şeklinde belirlenmiştir. Gerçekten bu başlıklar, herkesin kalbinde yer edecek ve silinemeyecek niteliktedir.

Son yıllarda “Ramazan Ayı”nın yaz kurslarına tevâfuk etmesiyle birlikte kurslarda bir azalma beklenirken, tam tersine artma görülmüştür. Bu da Rahmet Ayı/ Kur’ân Ayı’nın bir bereketi olarak değerlendirilmektedir.

Allâh’a (CC) sonsuz şükürler olsun. Nereden nereye geldik. Daha yakın zamana kadar, Kur’ân’ın okunması ve okutulmasının suç sayıldığı bir devirden, devlet eliyle ve teşvik edilerek; Kur’ân ve Dînî tedrîsâtın yapıldığı zamanları gördük. Milletçe bu nimetin kadrini bilip ona sahip çıkmak zorundayız.

Geçmiş zamanlarda hocalarımız her türlü yokluk ve imkânsızlığa rağmen, samanlıklarda, ahırlarda, izbelerde O Yüce Kitâb’ı okutup öğretmeye çalıştılar. Zaman zaman yakalanıp işkenceler gördüler. Bütün bu sıkıntılara rağmen, hiç kimseden bir ücret beklemeden sadece Allâh rızası için fedakarlıkta bulunarak bu eşsiz emaneti bizlere ulaştırdılar. Hepsinden Allâh (CC) râzı olsun. Allâh (CC) âhirete göç etmiş olan bu pek muhterem hocalarımıza rahmetiyle muâmelede bulunsun. Kalanlara da sağlık ve âfiyetlerle dolu uzun ömürle ihsân eylesin.

Câmii ve Kur’ân Kurslarımızın genellikler çocuklar ve gençlerle şenleneceği Yaz Kurslarında Hocalarımız, kendilerine bırakılan bu muazzez mirası en güzel bir şekilde değerlendireceklerdir. Kur’ân ve sünnetle mücehhez bir gençlik yetiştirmek için ellerinden gelen gayreti sarfedeceklerdir. Önlerine gelenlere ana-baba şefkatiyle, kardeş muhabbetiyle yaklaşacaklardır. Bu dînî terbiyeyi alanlar ise hiçbir zaman hocalarını unutmayacak, hep hayırla yâd edeceklerdir.

Kendi âilelerinden belki dînî terbiye alamamış olan çocuklar ve gençler, bir ömür boyu yaz kurslarında öğrendikleriyle kalacaklardır. Bu sebeple çocukların ve gençlerin doğru bilgilerle donanımlı hale gelmeleri çok büyük önem arz etmektedir. Allâh sevgisi, mânevî hayat, kalplere ve gönüllere iyice yerleştirilmelidir.

Burada ana-babalara büyük sorumluluk düşmektedir. Çocuklarını câmii veya Kur’ân Kurslarına gönderip, dînî terbiyelerini sadece hocalara ihale edivermekle iş bitmiyor. Çocuklarının mutlaka takip etmeleri gerekir. Kur’ân Kurslarına belki devamlılık sağlanabilirse de câmiiler pek öyle görünmüyor. Hoca efendilerin bir yaptırımı olmadığı için çocuklar genelde bir saat gelip, iki saat kaytarmaktalar. Yahut câmii diye evden çkıp hiç câmiiye uğramamaktadırlar. Bu sebeple ebeveynler, ne öğrendiklerini kontrol etmelidirler. Bunu da sorgulayarak değil, teşvik ederek yapmalıdırlar. Mesela: “Bugün öğrendiklerini bana da öğret” şeklinde yaklaşmalıdırlar.

Hiçbir eğitim ve öğretim, insanı dînî eğitim ve öğretim kadar olgunlaştıramaz. Dînî terbiye almamış nice yüksek tahsilliler, kendileri için her türlü fedâkârlığı yapmış ana-babalarını maalesef tam kendilerine muhtaç oldukları zamanda huzur evlerine atmaktadırlar. Ne kadar vahim bir durum. Böyle bir durumla karşılaşmamak için ebeveynler mutlaka hoca efendilerle işbirliği içersinde olmalıdırlar. Bu fecâatli âkıbeti asırlar öncesinden ne güzel ihbâr etmiş Rahmet Peygamberi (SAV). Şöyle buyuruyor: “Hiçbir ana-baba, çocuğuna güzel terbiyeden daha üstün bir bağışta bulunamaz” (Tirmizî, Birr 33)

Kur’ân ile buluşmak,  Kur’ân-ı kalbine yazmak ve hiç silmemek üzere, Krr’ânla yaşayıp yaşatmak üzere çocuklarımızı yaz kurslarına gönderelim.

Kur’ân’ın adını kullanıp da Kur’ân ile yaşamayanların ne cinâyetler işlediklerini ibretle ve dehşetle görüyoruz. Bu durumlara düşmemek için çocuklarımızı yaz kurslarına gönderelim.

Yeni bir dönemine girdiğimiz “Yaz Kursları” vatan ve milletimiz için hayırlı/mübarek olsun.

 

 

Yorumlar

Önemli Not: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan konhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kapat X