Taşların dilinden Tantavi Han - Konhaber Türkiye’nin İnternet Gazetesi - Konya Haberleri,Son Dakika Haberler
Konhaber Türkiye'nin İnternet Gazetesi
Konhaber Reklam
Konhaber
Konhaber Reklam

Taşların dilinden Tantavi Han

Zehra Betül Şişman
  • Zehra Betül Şişman

  • 16.07.2019 11:46

Nerede eski taş bir bina görsem yavaşça eğilirim, kulak veririm sessiz ve yorgun fısıltısına…
Tantavi Han ile tanıştırayım sizleri ,evet yeni tanıştık ama pekte bahtiyar olduk kendileri ile.
Yüz yıllık tarihi ve görüp geçirdikleri ile bakalım bizlere neler anlatacak Tantavi?
Meşrutiyet döneminde başlayan öyküsü cumhuriyetle yaşıt sayılır.

Hikaye Mısırın Tanta şehrinden bir tüccarın buğday ambarına ‘Tantavi/Tantalı anlamında ‘işletmecilik yapacak güvenilir bir kimse araması ve 1896 da istasyonun şehre gelmesi ile başlar…
Bu kişi Konya’ya bir çok değer katan alim, sanatkar ve edebiyatçı bir zattır.

ABDÜLAZİZ MECDİ EFENDİ.
Önce tanışırlar sonra da buğday şehri Konya’da ihracat yapmak üzere bir yer arayışına girerler, istasyona yakın olması sebebi ile Meram Mamuriye mahallesinde 1903 yılında Tantavi ambarını tutarlar,yapı Hafız Ragıp Efendi tarfından inşa edilir ve bir süre buğday  ambarı olarak kullanılır.

Neredeyse yüzyıldır metruk bir vaziyette duran mimari yapının muhteşem bir dönüşüm ile tekrar aramıza dönmesi sevindirici ve bir o kadar güzel tevafuklarla doludur.
Buraya kadar her şey sıradan ,gelelim öyküyü güzelleştiren detaylara. 
Her zaman söylediğim sosyolojik bir tespit vardır, bir mekanı, bir şehri , bir evi güzel yapan içindeki insanlardır.
Bu insanlardan birisi de o dönem Konya’ya Şam ve Mısır’dan  kıraat  ve makam ekolünü taşıyan Konya’nın müezzin ve hafızlarını tek tek eğiten bu arada kendiside kapı caminde hafızlık yapan ve bununla kalmayıp  sanat ve edebiyatta’da mahir olan TANTAVİ ABDÜLAZİZ MECDİ EFENDİ’dir

Gelin Tantavi Han’ın mahur  taşlarına kulak verelim anlatsın bize adını aldığı  bu zat-ı muhterem kimdir? 

Çocukluğunda beri sanata ve edebiyata meraklı olan Abdülaziz efendinin kabiliyeti ilk şöyle keşfedilir,bir gün Meclis-i Maârif reisi fıkıh âlimi Büyük Haydar Efendi’ye hitaben yazdığı Arapça manzum bir dilekçe heyetin dikkatini çekti, bunun üzerine imtihana çağrıldı. Yapılan imtihanda başarılı oldu ve Balıkesir İdâdîsi Türkçe ve edebiyat muallimliğine tayin edildiği kendisine bildirildi, fakat Şam’a gönderildi. Altı ay sonra da Girit’te Rum mektepleriyle rekabet için açılmış olan Mekteb-i Kebîr-i İslâm’a tayin edildi (1893). Girit’te yayımlanan Hakîkat gazetesinde edebî makaleler yazdı ve o yıllarda Girit valisi olan Mahmud Celâleddin Paşa’nın dostluğunu kazandı. Girit İsyanı (1897) sırasında İstanbul’a dönerek Tantâvîzâde Hâlid Bey adına Anadolu’da zahire tüccarlığına başladı. 1902’de birdenbire kendisine bir cezbe ve istiğrak hali geldi ve işini bırakarak Balıkesir’e döndü. Bir müddet sonra tekrar ticarete başladı. 1905’te hükümet tarafından Konya ticaret borsası komiserliğine tayin edildi. Konya’da iken tanıştığı Sivaslı Ali Kemâlî Efendi ve Ayaşlı Şâkir adlı iki meczup onun üzerinde derin tesirler bıraktılar. Şeyhi Fâtih türbedarı Ahmed Amiş Efendi’ye intisabı bu yıllarda olmalıdır. 

II. Meşrutiyet’ten sonra yapılan ilk seçimlerde Balıkesir’den (Karesi) milletvekili seçildi. İttihat ve Terakkî Cemiyeti içinde muhalefeti temsil eden Hizb-i Cedîd grubunda yer aldı ve partinin politikasını şiddetle tenkit etti. İkinci seçimlerde devre dışı bırakıldı. 1913 yılında Mısır’a gitti ve altı buçuk yıl orada kaldı. Mütarekede İstanbul’a döndü, 1920’deki IV. dönem mebus seçimlerine katılarak milletvekili seçildi. 12 Nisan 1920’de kapatılan bu mecliste ikinci reis vekili olarak görev yaptı. Daha sonra Ankara’ya gitti ve Şûrâ-yı Evkaf üyeliğine getirildi. 1923-1924 yıllarında Şer‘iyye ve Evkaf Vekâleti müsteşarlığı yaptı. Vekâlet kaldırılıp kendisinin Diyanet İşleri başkanlığına getirilmesi söz konusu olunca İstanbul’a döndü. Cumhuriyet’ten sonra resmî ve özel hiçbir görev kabul etmeyerek Beyazıt’taki evine çekildi; dinî, tasavvufî sohbetlerde bulundu. Soyadı kanundan sonra Tolun soyadını aldı. 27 Ağustos 1941’de İstanbul’da vefat etti. Mezarı Edirnekapı Şehitliği’ndedir. 
Devlete küskünlüğü ve geri çekilmesi ise bir gecede Osmanlıca olan tüm eserlerinin harf inklabı ile hükümsüz sayılmasıydı.
Bir alim ve sanatkar için en önemli şey Dünya’ya iz bırakmaktır,bu da eserleri ile mümkündür… 

Böyle bir sanatkar alimin adını ve emeğini taşıyan bu metruk binada yüzyıl sonra yeniden adı ile müsemma bir eseri yaşatmak ne güzel bir tevafuk değil mi?
Günlerdir geceli gündüzlü çalışan tüm Meram Belediyesi ekibine ve orkestrayı mekana yakışır titizlik ve naiflikle yöneten Syn.Başkan Mustafa Kavuş’a Konya adına teşekkür ediyoruz…

TANTAVİ ABDÜLAZİZ MECDİ EFENDİ’NİN ESERLERİ
Eserleri. 1. İnsân-ı Kâmil. 1908’de başlayıp tamamlayamadığı bu eserin ilk bölümü Misbâh Mecmuası’nda (nr. 4, İstanbul 1908) yayımlanmıştır. 2. İnsân-ı Kâmil Tercümesi. Abdülkerîm el-Cîlî’nin meşhur eserinin mükemmel ve geniş bir tercümesi olup 1938 yılında tamamlanmıştır. Eserin fotokopiyle çoğaltılmış bir nüshası Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi Kütüphanesi’ndedir (nr. 4015). 3. Dîn-i Muhammedî. İslâmiyet’in siyasî, içtimaî, ahlâkî ve felsefî esaslarını anlatan bir yazı dizisi olup Sebîlürreşad Mecmuası’nda yayımlanmıştır (nr. 450-453, 456-457). 4. Divan. 1884’ten ölümüne kadar yazdığı şiirler Osman Ergin tarafından yayımlanmıştır (İstanbul 1945). Divan’daki manzumeler yazılış tarihlerine göre sıralanmıştır. Türkçe, Arapça ve Farsça şiirleri olan Abdülaziz Mecdi Efendi, özellikle tasavvufî şiirlerinde başarılı bir şair olarak görünür. Diğer eserleri şunlardır. Kavâid-i Fârisiyye, Risâle-i Edebiyye, Bedâyi‘, Esrarnâme, Hakîkat-i İnsâniyye Tercümesi, Salât-ı Feyziyye Tercümesi, Tecelliyât-ı İlâhiyye Tercümesi, Vahdet-i Vücûd Tercümesi, Kitâbü’l-Ma‘rife Tercümesi, Merâtibü’l-vücûd Tercümesi, Istılâhâtü’s-sûfiyye Tercümesi (bu eserler ve tercümeler için bk. Osman Nuri Ergin, Abdülaziz Mecdi, s. 74-90).

Kaynak: Konya Ansiklopedisi ve İslam Ansiklopedisi

YORUMLAR

NAMAZ VAKİTLERİ
Konya için Namaz Vakitleri

İmsak

04:36

Güneş

06:04

Öğle

12:58

İkindi

16:41

Akşam

19:42

Yatsı

21:05

Öne Çıkan Haberler!X