Zehra Betül Şişman

Zehra Betül Şişman

​Ölülerle röportaj 2 : Platon ile bakkal yolunda ayak üstü laflamak

08 Kasım 2019
Yağmurlu bir sonbahar günü hava biraz serin, saat her zaman ki gibi sabah 6:45.Yine içimde saçma bir sevinçle uyandım sanki sevinilecek bir şey varmış gibi…Sonra aynaya baktım içimden bahardandır dedim,sonda olsa adı bahardır.Her zaman ki gibi sade kahve yapmak için mutfağa gittim, giderken pencereme beyaz bir kuş kondu çok güzel ötüyordu sanki bir şeyler anlatır gibi, dinledim sakince dinledim. Sesini videoya çektim, yetmedi mucizelere ve bana inanan bir arkadaşıma attım, istedim ki o da kendini iyi hissetsin, hepimiz kendimizi iyi hissedelim, sonra perdeyi açtım;
-Günaydın güzel kuş dedim.
O da bana günaydın cik,cik dedi.
Neyse, ekmek bitmiş merdivenleri kendime yetişir gibi ağır ama çifter çifter indim, tabi her zaman ki gibi içimden konuşarak ;
Adaletlimi bu olanlar, devlet ve sistemin içerisinde yok edilmeye çalışan insanlar???
Tam apartmanın eski demir kafesli kapısını açarken ak saçları ile köşeden döndü.
-Platon, platooonn dur beni bekle .
Koştum, belki nefes nefese kaldım ama Platon’a yetiştim.
-Selamünaleyküm
Aleykümselam Zehra, naber yine sabahın köründe herkes derin uykuda iken sen uyanıksın hem de fazlası ile uyanık, bu kadar uyanık olma senden çokça rahatsız olan olur.
-Gülümsedim ve sustum, sonra da sordum ; Bakkala mı ?
Evet
-Ben de bakkala gidiyorum gel birlikte yürüyelim hem iki laflarız ne dersin?
Elbette Zehra
-Devlet ve diyaloglar eserlerin M.Ö yazılmasına rağmen hala güncel çok ilginç.
Ya Zehra saçmalama, insan hep aynı tornadan çıkar’ iyi kalpliler ve kötü kalpliler’ yazdıklarım tabi ki güncel kalacak. İnsan yaşadıkça Platon güncel kalacak, keşke kalmasa bana gerek kalmasa tabi.
Adalet ve onurlu yaşamak tartışılmayacak kadar hakim olsa …
-Mümkün mü? 
Belki ile imkansız arası arasında bir yerde işte.
-Katarsis kavramını M.Ö devlet politikası için yazmanın amacı neydi? Ruh bilimcilerin, Aristoteles’in ,Hipokrates’in kastettiği katarsis ile devlet bilimcilerin kastettiği katarsis arasındaki fark nedir?
Nedir bu katarsis?
Aristoteles’in sanat anlayışının ikinci kavramı olan Katharsis’in sözlük anlamı; “arıtma, arınma, arındırma, saflaştırma, boşaltma” kelimelerine tekabül eder. Aristoteles bu kavramı sanatın ikinci bir işlevi olan, psikolojik ve ahlakî alanın yapıtaşı olarak kabul etmiştir. Bu yapıtaşı da sanatın arınma amacına hizmet eder. Politika’nın VIII. kitabının 8. bölümünde, Aristoteles müziğin üç işlevinden bahseder. İlk işlev eğitici, ikinci işlev dinlendirici, gevşetici ve son işlevde arındırma, tutkulardan temizleme işlevidir ve bu son işlev Katharsis kavramına denk gelir.Aristoteles Katharsis kavramına yüklediği anlam ile bir noktada benden ayrılır. Ben, sanatçıların hem taklit yaptıklarını, özellikle şairleri, dizelerinde insanlarda şiddetli duygular uyandırması dolayısı ile eleştirmişimdir. Çünkü insan, duyguları ile yüzleştiğinde güçsüzleşir, kendini zayıf hissederdi. Bu durum insanı narin ve savunmasız kılar. Bu sebeple bir insanı derinden tanımak istiyorsanız onu önce keşfedin ve duygularını özellikle korkularının ifade etmesini bekleyin yada sanatını gözlemleyin. Aristoteles benden farklı olarak“sanatı bir uyarıcı olarak değil, tutkuları dizginleyip yatıştıran bir şey olarak değerlendirdi; sanatın katartik (arındırmacı) bir işleve sahip olduğunu düşündü” (Cevizci, Ahmet. 463). Ve Aristoteles Katharsis’in kendini gösterebileceği yeri Tragedya olarak belirledi. Ben ise katarsisi devlet modeli olarak değerlendirdim.Devlet kitabımda anlattığım katarsis kişi ise adalet ve onuru ile devleti yöneten gerçek iyi ‘üst insan/devlet’ modelidir. Amaç, insana insan olmayı bir diğerini anlayarak, kendisini bir başkasının yerine koyarak, kendisini bir diğerinde izleyerek anlatmaktı. Bu; hayatınızı, korkularınızı, tutkularınızı, kaçtıklarınızı ve olası sonunuzu bir film gibi izlemeye benzer ve bu durum insanın kendinin dışına çıkması ile alakalı bir durumdur. Tragedya kahramanını izlerken insan, kendinin dışına çıkar, kendini karşıdan izleme fırsatı bulur ve karşıdakini anlayarak, korkuları veya tutkuları ile yüzleşerek, bir arınma hâli yaşar.İşte böyle bir devlet yapısı milletine ancak adalet ile hükmeder insanca yaşar ve insanca yaşatır. Bu empatinin devlet omurgası ile ayakta durma halidir. Kısacası; Devlet işleri içten gelen bir sevgi, edep ve kamil akıl ile yürütülmezse onun sonu çöküş ve yok oluştur.
-Roma ya da Osmanli bile yıkıldıysa ne denir ki?
Peki ayağında mavi lastik terliklerle bakkala çıkman konusunda bir açıklaman var mı Platon? Felsefe problemlere çözüm arar , Platonu’un terlikle bakkala gitmesi insanların problemi, BENİM DEĞİL.
-Hadi bize bir söz söyle ömür boyu cebimizde kalsın, üstat.
Gözlemle, dinle, sus, az yargıla, çok sor Zehra
-Abi iki ekmek, bi kutu süt… Ne çabuk geldik bakkala değil mi?
Dost, hem iyi görünen hem de iyi olan insandır Zehra, seninle her şeyi konuşabiliyoruz o yüzden saat çok çabuk geçiyor.
-Teşekkür ediyorum, ruhlar benzeşir ve belli aralıklarla kesişir dostluğun ve bilgeliğin için asıl ben teşekkür ederim.
Kendine iyi bak umarım tekrar karşılaşırız.
Mamafih;Bir ekmek ve az siyah zeytin alan Platon kısık bir sesle dilinde şu şarkıyı ile yavaşça uzaklaştı.
Deli diyorlar bana desinler değişemem, desinler değişemem, desinler değişemem ben..

Yorumlar

Önemli Not: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan konhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
  • ADALET

    'Adalet ve onurlu yaşamak tartışılmayacak kadar hakim olsa' günümüzde en ihtiyaç duyulan kavramlar bir gün herkese lazım olacak

    • Cevapla
    • Begen (1)
    • Begenme (0)
Kapat X