Ali Günaydın

Ali Günaydın

​KUR’AN’A GÖRE KÂMİL MܒMİN

31 Ocak 2014

Kur’ân’a göre insan topraktan yaratılmış olup, bütün elementlerin özelliklerini bünyesinde barındırmaktadır.

Bütün hammaddeler ateşe sokularak ayrıştırılır ve işe yarayanlarından eşyalar üretilir. Üretilen eşyaların bir kısmı sıradan olduğu gibi, bir kısmı da çok değerlidir. Altın, elmas…gibi.

Allâh (CC) insanı yaratırken ona halifelik gibi şerefli bir pâye verirken, diğer yandan yeryüzünde bozgunculuk yapacağını, kan dökeceğini de haber vermiştir.

İnsan amelleri ile ya şerefli olacak ya da işlediği şer ve zulümleri ile aşağılıkların aşağısı olacaktır.

İnsanın şerefli olması ancak kâmil bir îmân ile mümkündür. Kâmil bir mü’minin özelliklerini ise Allâh’ü Zü’l Celâl, sözlerin en güzeli ve doğrusu olan Ku’ân’da, muhtelif âyet-i kerîmelerde maddeler halinde özetlersek şöyle ferman buyurmuşlardır.

1-   Elif Lâm Mîm. Bu, kendisinde şüphe olmayan kitaptır. Allâh’a karşı gelmekten sakınanlar için yol göstericidir. Onlar, gaybe inanırlar, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine rızık olarak verdiğimizden de Allâh yolunda harcarlar. Onlar, sana indirilene de, senden önce indirilenlere de inanırlar. Ahirete de kesin olarak inanırlar. İşte onlar, Rablerinden (gelen) bir doğru yol üzeredirler ve kurtuluşa erenler de işte onlardır. (Bakara, 2/1-5)

2-   Hayır, öyle değil! Kim “İHSÂN” (Allâh’a, onu görür gibi ibâdet etmek) derecesine yükselerek özünü Allâh’a teslim ederse, onun mükâfâtı Rabbinin katındadır. Artık onlara korku yoktur, onlar üzülmeyeceklerdir. (Bakara, 2/112)

3-   İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibâret) değildir. Asıl iyilik, Allâh’a, âhiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere îmân edenlerin; mala olan sevgilerine rağmen, onu yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışa (ihtiyacından dolayı) isteyene ve (özgürlükleri için) kölelere verenlerin; namazı dosdoğru kılan, zekatı veren, antlaşma yaptıklarında sözlerini yerine getirenlerin ve zorda, hastalıkta ve savaşın kızıştığı zamanlarda (direnip) sabredenlerin tutum ve davranışlarıdır. İşte bunlar, doğru olanlardır. İşte bunlar, Allâh’a karşı gelmekten sakınanların ta kendileridir. (Bakar, 2/181)

4-   Mallarını gece gündüz; gizli ve açık Allâh yolunda harcayanlar var ya, onların, Rableri katında mükafatları vardır. Onlara korku yoktur. Onlar mahzun da olacak değillerdir. (Bakara, 2/274)

5-   Mü’minler ancak o kimselerdir ki; Allâh anıldığı zaman kalpleri ürperir. O’nun âyetleri kendilerine okunduğu zaman (bu) onların îmânlarını artırır. Onlar sadece Rablerine tevekkül ederler. Onlar namazı dosdoğru kılan, kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden Allâh yolunda harcayan kimselerdir. İşte onlar gerçekten mü’minlerdir. Onlara, Rableri katında yüksek mertebeler, bağışlanma ve cömertçe verilmiş rızık vardır.  (Enfal, 8/2-4)

6-   Mü’minler gerçekten kurtuluşa ermişlerdir. Onlar ki namazlarında derin saygı içindedirler. Onlar ki, faydasız işlerden ve boş sözlerden yüz çevirirler. Onlar ki zekatı öderler. Onlar ki ırzlarını korurlar. Ancak eşleri ve ellerinin altında bulunan cariyeleri bunun dışındadır. Onlarla ilişkilerinden dolayı kınanmazlar. Kim bunun ötesine geçmek isterse, işte onlar haddi aşanlardır. Yine onlar ki, emanetlerine ve verdikleri sözlere riâyet ederler. Onlar ki namazlarını kılmağa devam ederler. İşte onlar vâris olanların ta kendileridir. Onlar Firdevs cennetlerine vâris olurlar. Onlar orada ebedî kalacaklardır. (Mü’minûn, 23/1-11)

7-   Onlar, namazlarına devam eden kimselerdir. Onlar, mallarında isteyenler ve (isteyemeyip) mahrum kalanlar için belli bir hak bulunan kimselerdir. Onlar, ceza gününü tasdik eden kimselerdir. Onlar, Rablerinin azabından korkan kimselerdir. Çünkü, Rablerinin azabından emin olunamaz. Onlar, mahrem yerlerini koruyan kimselerdir. Ancak eşleri, yahut sahip oldukları cariyeleri başka. Çünkü onlar (eşleri ve cariyeleri ile olan ilişkileri konusunda) kınanmazlar. Kim bunu ötesini isterse, işte onlar sınırı aşan kimselerdir. Onlar, emanetlerini ve verdikleri sözü gözeten kimselerdir. Onlar, şahitliklerini dosdoğru yapan kimselerdir. Onlar, namazlarını titizlikller koruyan kimselerdir. İşte onlar cennetlerde ikram göreceklerdir. (Meâric, 70/23-355)

Ayrıca birçok âyet’i kerîme’de açıklanan haramlardan uzak durmak hatta harama giden yollardan sakınmak da kâmil mü’minin özelliklerindendir.

Kâmil bir mü’min olabilmenin şartı hayatın Kur’ânla şekillendirilmesinden geçmektedir. Bunun dışındaki her şey sadece avunmadır aldanmadır.

 

Yorumlar

Önemli Not: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan konhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kapat X