Ali Günaydın

Ali Günaydın

​İHÂNETİN ADI BARIŞ OLMUŞ !!!

22 Ekim 2015

Akl-ı selîm sahibi olan herkesin kabul ettiği bir gerçek var ki, o da içerde ve dışarda büyük bir ihânetle karşı karşıya olduğumuzdur.

Bu satırlarda dile getirilen düşünceler kesinlikle siyâsî değildir. Tamamen milletçe yaşadığımız ihânetlerin dile getirilmesinden ibârettir.

50’li yıllarda irticâ bahanesiyle oluşturulan gerilim, bir darbe ile sonuçlanmış ve zamanın hükümeti düşürülüp başbakan ve iki bakanın idam edilmiştir. Ülke maddî ve mânevi açıdan büyük zarara uğramıştır. Ekonomik açıdan çökmüştür. Tabiî ki bu yıkımın adı barış olmuştur. Ülke gericilikten kurtulmuştur!

70’li yıllar sağ-sol kavgaları ve sürekli tırmandırılan terör olaylarıyla halk darbeye adeta razı edilmiştir. Binlerce genç bir hiç uğruna ölüme gönderilmiştir. Sonunda halk canından bezmiş ve askeri darbeyi alkışlar olmuştur. Cezaevleri tıklım tıklım doldurulmuş, akla hayale gelmedik işkenceler yapılmıştır. Buna da barış denilmiştir. Çünkü sözde anarşi ve terör durdurulmuş, vatandaş huzura kavuşmuştur!

80’li yıllar askeri darbenin tahribatlarından birisi olan PKK terörünü doğurmuştur. Sûnî bir Türk-Kürt kavgası çıkarılmaya çalışılmıştır. Bunda epey başarı sağlanmış olacak ki 40 yılı aşkın zamandır milletimizin başına bela olmuştur. 10 binlerce güvenlik gücü ve vatandaş can vermiştir. Vermeye de devam etmektedir. Bunlar da güya barış için yapılmaktadır. Bu barışa en çok sevinenler ise başta Amerika olmak üzere Avrupa e İsrâil olmuştur.

Askeri darbelerin hemen akabinde Amerika’nın: “Bizim çocuklar başardılar” şeklinde sevincini belirtmesi ise, darbelerin kimin için yapıldığını ortaya koymaktadır. Bunun da adı barış olmuştur. Çünkü halk sözde huzura kavuşmuştur.

Ülkemizin birlik ve bütünlüğüne kastedenler barış adı altında siyasi partiler kurdular. Arkalarını dışardaki ağalarına dayadılar ve katliamlara başladılar. Her katliamın arkasından da barış yavelerini terennüm ettiler.

Ülkemizde 80 sene boyunca muktedir olmuş olan derin devlet, bizzat kendi eliyle aslında millete nifak sokmayı başarmıştır. Sağcı solcu, ilerici gerici, alevî sünni, dindar dinsiz… ve nihayet Türk-Kürt ayırımı yapılarak millet birbirine düşrülmüştür. Binlerce faili meçhul cinayet işlenmiş ve bütün bunların adına barış denilmiştir.

Büyük İsrâil ve Büyük Ermenistan hayali kuran, yine başını Amerika’nın çektiği dış güçlerin ileri sürdükleri piyonları olan PKK gibi terör örgütleri 40 yıldır katliam yapmakta ve adına barış demektedirler. Hem kürtlerin haklarını savunmak adına ortaya çıkacaksın, hem de kürtleri katledeceksin. Utanmadan da buna barış diyeceksin.

Siyası seçimlerin yapılacağı zamanlarda düzenlenen mitinglere kendi canlı bombalarını yerleştirip patlatacaksın ve 100’lerce insanın ölümüne ve yaralanmasına sebep olacaksın, sonra da bu alçaklığın faturasını mevcut hükümete ve devlete çıkaracaksın. Sonra da arsız ve kaşarlanmış bir biçimde barıştan söz edeceksin.

Sözde haklarını savunduğun kürt halkının çocuklarını dağa kaldırıp ellerine silah verip ölümlerine sebep olacaksın ve buna barış diyeceksin.

Son zamanlarda elde edilen istatistik bilgilere göre 18 yaşın altında 2000 den fazla kız çocuğu dağa kaldırılmış olup, bunların ne olduğunu söylemeye  gerek yok… sonra da alçakça ve yüzsüz bir şekilde kürt halkını koruduğundan bahsedeceksin. Buna da barış diyeceksin.

Burada mutlaka hatırlanması ve söylenmesi gereken bir konu var ki; o da sözde kadın hakları savunucuları olan kuruluşlar… Neredesiniz?

Eğer dînî değerler olsa idi, ortalığı birbirine katardınız. Şimdi binlerce çocuk dağlarda iğfâl edilirken sesiniz neden çıkmıyor? Cevabı herhalde barışı korumak olsa gerek.

Hz. Peygamber (SAV)’e dil uzatacak kadar ileri giden insan görünümlü aşağılık yaratıklar, dağlarda torunları yaşındaki çocuklara tecavüz ederlerken kendilerini mi gizlemeye çalışıyorlar. Herhalde buna da barış diyecekler.

En son Ankara’daki katliamda 100’den fazla insan öldü. Sözde barış mitingi yapacaklardı. Bir gün önceden katliamın olacağını internet ortamında paylaşıp, hadiseden sonra da hemen suçu devlete atmak gibi bir alçaklık ne ile izah edilebilir.

Saldırılar açıkça devlete ve millete yapılmaktadır. Ne var ki bu ihanetlere utanmadan sıkılmadan barış diyebilmektedirler.

Milletimiz bu oyunları çok iyi görmektedir.

Allâh (CC) devlet ve milletimizin yardımcısı olsun.

 

Yorumlar

Önemli Not: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan konhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kapat X