Son Dakika Haberler

Zehra Betül Şişman

Zehra Betül Şişman

​İÇİMİZDEKİ HAİN “BAE”

19 Ağustos 2020
Geçtiğimiz günlerde İsrail’le BAE arasında ilan edilen normalleşme, uzun süre flört eden iki aktör arasında karmaşık ilişkiler ağının zirve noktasını temsil ediyor. Netanyahu’ya yakın “Israel Today” gazetesinin yazı işleri müdürü Boaz Bismuth, konuyla ilgili “Birleşik Arap Emirlikleri, İsrail’in gizli metresiydi ve kamuoyunda resmi eş olma anlaşması sonucunda statüsü değişti” ifadelerini kullandı. Doğru söze ne denir ki? Hem de bunun barışçıl bir anlaşma olmadığını kendi iç muhalefetleri bile kabul etmişken…

Filistin halkını direniş konusunda zayıflatmak ve ilhak yasasını göze batmadan sistemli bir işgale politikasına çevirmek için gayet yerinde bir hamle elbette.  Yüz yılın projesi yahut BOP büyük Ortadoğu projesini daha akışkan hale getirmek için elverişli bir faaliyet. Aslında, kademeli normalleşme, BAE’nin Körfez’de ve Arap dünyasında kendi rolüne dair tasavvuru ve ABD ile ilişkilerine dair algısının bir sonucu. Arap dünyasını temsil eden bu aşağlık politika ne yazık ki Lobi faaliyetlerini ve enerji kaynaklarını elinde tutuyor. Olan yine bir avuç vatanperver Filistin halkına oluyor.

Tüm bu politikaları ABD olmadan hayata geçiremeyeceğinin farkında olan Abu Dabi yönetimi, Mısır’da Tahrir devrimi veya Obama dönemindeki İran Nükleer Anlaşması gibi olgular sırasında ortaya koyduğu pozisyonu ABD’nin bir daha tekrarlamaması için ABD kurumlarındaki lobi faaliyetlerini ve baskıyı maksimuma çıkarmış durumda. Filistin meselesine gelince, Abu Dabi’nin gündeminde bile değil. Aksine, Filistin halkının haklarını gasp eden Yüzyılın Planı’na sonuna kadar destek verdiği görülen BAE, tıpkı İsrail gibi Filistin direnişini terörizm olarak değerlendiriyor. Abu Dabi’nin Türkiye karşıtlığı da ayrı bir mesele. Savaşın en hain yüzü hukuksuz hukuk ile böylece  gerçekleşirken perde arkasında ise oftrikort  meselelere çarpan etkisi ile dokunuluyor.

Şöyle ki; istihbarat alanında BAE (Birleşik Arap Emirlikleri), Abu Dabi ve Tel Aviv arasındaki ortak güvenlik koordinasyonu çerçevesinde İsrail için İran hakkında casusluk yapmak ve hareketlerini izlemek için gelişmiş bir merkez oluşturacak. Bütün bunları değerlendirdiğimizde iki taraf arasında son yapılan anlaşmanın normalleşme değil stratejik bir ittifak olduğu ayan beyan ortaya çıkıyor.  Öte yandan Netanyahu’nun MOSSAD Başkanı Yossi Belin’i İsrail-BAE Anlaşması için Abu Dabi’ye göndermesi meselenin aslında sıradan bir normalleşmenin de ötesinde askeri ve istihbarat alanında bir işbirliği olduğunun bir kanıtı.

Ne diyelim?

Uyan Ortadoğu gafletten uyan!

Yorumlar

Önemli Not: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan konhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
  • MELİH42

    hacı teyze ne bekliyordun

    • Cevapla
    • Begen (0)
    • Begenme (0)