Mehmet Yıldırım

Mehmet Yıldırım

​Göztepe'ye ikramdan bırakmadık

21 Eylül 2019
İlk üç haftada istediği sonuçları alamamasına karşılık dördüncü haftada Denizlispor karşısında kendi karakterinin sahaya yansıdığı oyunu oynayan Konyaspor, beklentilerin uzağında kalan, galibiyeti olmayan, gol dahi atamamış Göztepe ile karşılaşacaktı.


Sezon başından beri santrafor verimsizliği yaşayan iki takımın karşılaşması olacaktı.


Her iki takım içinde oldukça zorlu bir maç olacaktı. Evinde yapacağı maçta istediği puanları toplayamayan Göztepe için kazanma zorunluluğu oluşturması maçı zorlu kılan ana sebepti. Kazanma zorunluluğundan dolayı bu maçı aşırı önemseyecekleri, yüksek motivasyon oluşturacakları ve çok daha iyi hazırlanacakları olgularının sahaya yansıması maçın sonucunda etken olacaktı.


Bir takımın kazanma mecburiyeti bazen karşı rakipler için avantaja dönüştüğü de olur. Kazanma baskısı ile yapılan etkinliklerde yapılacak basit bir hata işleri tam tersine çevirebilirdi. Konyaspor’un maçı kazanmak adına böylesi gizli bir avantajı da vardı. Mesele şu ki baskı altındayken bir şekilde gol yememe becerisi gösterme gerekliliği vardı.


Maça Göztepe yüksek perdeden kazanma arzusu ile başlarken baskılı ofansif oyununu tehlikeli pozisyonlara dönüştürme becerisi de gösteriyor fakat bir türlü kaleci Serkan’ı geçemiyordu. İlk yarıda kalesinde yaşadığı tehlikelere karşı yakaladığı boş alanları hızlı geçebilme, rakibi az adamla yakalayıp pozisyon üretme fırsatlarını rakip kaleye hızlı gidememe, kilit pasları etkili kullanamama, oyun içinde doğru pozisyon duruşları ve doğru koşular yapamama gibi tercih hataları etkili pozisyon üretmesini engelliyordu.


Tamer Tuna iyi analizler yapmış ve özellikle Denizli maçını yerinde irdelemiş olacak ki Konyaspor’un pas yollarını kapatarak etkili pas işleyişini bertaraf etti. Bunda da her tarafa koşan ve etkili mücadeleci, güçlü oyun sergileyen Poko’nun etkinlikleri en önemli etkendi.


Göztepe ilk yarıda ileride yaptığı yerleşim ve baskılarla Konyaspor’un geriden rahat oyun kurma etkinliklerini etkisizleştirirken Konyaspor’un topa sahip olma ve oyuna hükmetme düşüncesinin önüne geçiyordu.


İlk yarının golsüz bitmesi ikinci yarı Göztepe’nin yüksek kazanma arzusunu oluşturabileceği olumsuzluklara neden olabilirdi. Bu ilk olarak Poko’nun kırmızı kart görmesi ile ortaya çıkıyordu. Göztepe’nin eksilmesi özellikle oyun içindeki etkinlikleri ile Poko’nun olmayışı Konyaspor için büyük avantaj oluşturacaktı. Artık Konyaspor’un topa sahip olma, pas oyununu gerçekleştirebilmesi için en önemli engel ortadan kalkmış ve Göztepe önemli bir fizik gücünden yoksun kalmıştı.


Bu durumda kazanacağına olan inancında azalma olan Göztepe’nin karşısında bu maçı kazanabileceği inancı oluşan Konyaspor vardı.

Eksilince önceliğini savunmaya verip ceza sahası çevresinde savunma hattı oluşturan Göztepe vardı. Maçın başından beri kanatlardan atak geliştiremeyen Konyaspor, eksilen Göztepe karşısında da kanatları kullanamadı. Üstüne rakip ceza sahasına girmekte zorlanan Konyaspor’u da ekleyince Konyaspor pozisyon üretemeyen kısır bir oyun sergilemeye başladı. Maç boyunca sadece bir kez rakip ceza sahasına etkili girdi. Golde attı fakat ofsayttı. Maç boyunca Konyaspor’un rakip kaleyi tutan tek şutunun olmaması Konyaspor’u en etkili şekilde anlatan durum…

İkinci yarı akan oyunda pozisyon üretemeyen, üretecek gibi de gözükmeyen Göztepe vardı. Eksilen takımların en büyük gol atma ümidi rakip kaleye yakın yerlerden kullanılacak duran toplardır. Konyaspor bu fırsatı rakibine ara ara veriyordu. Yine duran topta ceza sahasına top gönderilirken çok da gol üretemeyeceği bir konumda Aniçiç’in Halil’in formasından çekmesi basit hata demenin ucuz kalacağı türden bireysel bir hataydı.

Yine bir Göztepe maçı, yine olmayacak şekilde yapılan çok basit bireysel bir hata, yine sunulan büyük ikram. Göztepe’ye böyle ikramlarda bulunmaktan bıkmadık…

Konyaspor bu maçı kazanacak üretkenlikte bir oyun sergilemedi. Kaleci Serkan’ın performansı olmasa ilk yarıda iş bitebilirdi. Fakat bunun bir izahı, anlatılır bir yönü olurdu. İşlerin Konyaspor’un lehine döndüğü bir mücadele böylesi ikramla kaybetmeyi açıklamak ve kabullenebilmek çok zor oluyor.

İlk yarıda Göztepe baskılı oynadı. Fazlasıyla pozisyon verdik. Görüntü Konyaspor adına olumsuz olsa da Poko kırmızı kart gördükten sonra sergilenen oyunu daha sorunlu, daha olumsuz buluyorum. Bu bölümde ne oynadığını, ne oynayacağını bilen ama düşüncesini etkinliklere aktarmakta oldukça başarısız kalan bir Konyaspor vardı.

Bu maç bir yönü ile Konyaspor’un istikrarı konusunda ve Denizlispor karşısında sergilenen oyunun devamlılığının olup olmayacağı konusunda bir ölçü niteliği taşıyordu ki ölçü de ortaya çıkan sonuç Konyaspor adına olumsuz. Aynı düşünceleri Miya için de söyleyebiliriz.


Yüksek sıralar hedefleniyorsa istikrarlı, maç kazanma serilerinin oluşma mecburiyeti var. Ya da oyunu ve genç oyuncu geliştirmeyi önemseyip yüksek sıralar hedefinin baskısından kurtularak gelişen oyun ve oyuncunun getirisini önemsemeliyiz ki bu yolla hedefe ulaşmak daha kolay olabilir. Bu sezon olmasa bile gelecek sezonlarda hedeflere ulaşılır. Önemli olan hedeflere götürecek aktör ve etkinlikleri sağlam bir yapıya dönüştürmek olmalı.

Selam ve dua ile…
 

Yorumlar

Önemli Not: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan konhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
  • Ramazan

    Oyun sistemimiz çok yanlış hep defans hep yan pas ile futbolmu oynanır ya.Bir doğru dürüst atağımız yok.Tüm maçlar böyle. Aykut Kocamanın savunulacak bir tarafı yok.

    • Cevapla
    • Begen (1)
    • Begenme (0)
  • İrfan

    Bajiçden golcü olmaz. İşin garip tarafı Bajiçin yerine oynayacak iyi bir santroforumuzda yok.Transfer politikası bu yıl çok yanlış oldu.Özellikle golcü konusunda çok zayıf kaldık.Tabiki bunun sorumluları Aykut Kocaman ve Yönetimdir.

    • Cevapla
    • Begen (3)
    • Begenme (0)
Kapat X