Son Dakika Haberler

Şeydâ’nın Köşesi

Şeydâ’nın Köşesi

​BAŞARI

14 Kasım 2019
Bir başarı öyküsü, bir merhamet tezahürü, bir cesaret olayını dinlediğinizde ya da gördüğünüzde ne hissedersiniz? Ben de koşmalıyım, yapmalıyım, hayata bir renk katmalıyım diyen bir müzik tüm ruhunuzu kaplar. Tıpkı bu haber gibi:
“Sekiz aylık bebekleri Ali Emir’i ateş ve öksürük şikâyetiyle gittikleri hastanede kaybeden Sema-Emir çifti, Ali Emir için orta Afrika ülkesi Çad da bir çeşme yaptırdı.”
Bir anne-baba için en ağır olan imtihanı kazanmanın en güzel hali bu olsa gerekir. “Benim yavrum ölürken kana kana su içti, ama artık içemeyecek. Ben ona harcayacağım parayı su bulmakta zorlanan çocuklara hediye etmeliyim.” Diyen bir anne...
Çocuklarımız bizim değil. Yaradan’ın bize emâneti. Ama bir emânetin geri teslimi böyle olursa sonsuz kâra dönüşür. Ne vücudumuz, ne sahip olduğumuz mal-mülk ve eşyalar, ne aldığımız ödüller, başarı tebrikleri… Bunların tümü bir anda sönüp, yok olabilir. Önemli olan ve bizden sonraya kalacak olan ;  kimlerin hayatına dokunduğumuz, renk kattığımız, mutlu ettiğimizdir. Eğer biz dünyadan geçtiğimizde dünya, biraz daha yaşanılası olduysa bu gerçek bir başarıdır.
“Ne yapabilirim ki”  yerine, “ne yapmalıyım”  derdi hayatımıza yön verirse hedefi vuran bir ok oluruz.
Kim iyi yaşadıysa, çok gülüp fazla sevildiyse,
Kim yuvasını kurup, bu yuvadaki görevini yaptıysa,
Kim zeki insanların saygısını kazandıysa,
Kim dünyayı bulduğundan daha iyi bir şekilde bırakabildiyse,
Kim başkalarında en iyiyi arayıp,
Onlara kendinde olan en iyiyi verdiyse,
Kimin hayatı insanlara ilham veriyorsa,
İşte o kişi başarılı olmuştur.
Yazın kışı, kışın yazı özlemek yerine her mevsimin tadını bilenler var ya…Lapa lapa yağan karda yürüyüp; yüzüne dokunan her tanede bu muhteşemliğin büyüsünü yaşayan, bunlar eriyip bitkilere ve canlıların hepsine hayat olacak diye sevinen...Yazın güneşiyle olgunlaşan hayata coşkuyla dâhil olan.. Mutluluğun kanadını yakalamıştır.
Aile ve sosyal hizmetler bakanlığı Muş il müdürlüğü, çocuklar için bin metre karelik bir çilek bahçesi oluşturdu. Çocuk evlerinde kalan çocuklar ziraat mühendislerinden de eğitim alarak bahçeye kendi elleriyle çilek ekti. Bahçeden kısa zamanda üç bin kilogram ürün bekleniyor.
Anne-babaları olmayan ya da terkedilen, herhangi bir sebeple hayata yalnız başlayan bu çocuklarımızı toprakla buluşturup; emek vermenin, çaba harcamanın, Allah’ın bir mucizesine tanıklık etmenin güzelliğiyle tanıştıran bu fikir gerçek bir başarıdır.
Bunlar sadece iki örnek. Hayatlarındaki imtihanları, başarıya dönüştüren iki örnek. Çevremize baktığımızda belki yüzlercesi var. Bize umut olan, renk olan, yol olan yüzlerce örnek.
HADİ AYNA OLUP, SAYILARINI ARTIRALIM…  

Yorumlar

Önemli Not: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan konhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kapat X