Son Dakika Haberler

Nurettin Bay

Nurettin Bay

​Ak Parti’den önce, Ak Parti’den sonra…

15 Ağustos 2022
Yaşım gereği 1980’den sonrasını çok iyi hatırlamaktayım. Mesleğim gereği de 1985’ten sorasını iyi
bilmekteyim. Yalan ve abartısız yazıyorum.

Türkiye 1980 askeri darbesinin artçı sarsıntılarını 2000’lere kadar yaşadı. Rahmetli Özal’ın
başbakanlığı döneminde 1983-89 arasında ülke yeni bir vizyonla tanıştı ancak bu durum kısa sürdü.
Özal’ın 1989’da Cumhurbaşkanlığına geçişi ile vizyon yerini vizyonsuzluğa bıraktı. Türkiye’nin siyasal
istikrarı bozuldu. Altı yılda elde edilen kazanımlar kısa sürede tüketildi. 1990’larda koalisyonlar
dönemi başladı. Koalisyon hükümetlerinden bir kısmının ömrü bir yılı dahi bulmadı. Türkiye hızla
yokuş aşağı yuvarlanmaya başladı.

2002’ye gelmeden önceki ülkenin fotoğrafı şöyleydi:

-Siyasi istikrarsızlık mevcuttu. Hükümetler kurulamıyor, kurulanların ömrü uzun olmuyordu.
-Ekonomi dip yapmıştı. Ülke; eskilerin sözü ile 70 sente muhtaç duruma düşürülmüştü.
-Millet fakru zaruret içerisinde harap haldeydi.
-Türkiye’de demiryolları işlevsiz kalmış, standart dışı dar karayollarında her gün yüzlerce trafik kazası
meydana geliyordu.
-Uluslararası imajı yerlerde sürünen Türkiye’ye üçüncü dünya ülkesi muamelesi yapılıyordu.
-Devlet; fakirine, fukarasına, kimsesizine, hastasına, yaşlısına, yetim ve öksüzüne sahip çıkamıyordu.
Hastane masrafını ödeyemeyen hastalar hastanelerde rehin bırakılıyordu.
-Doğru dürüst hastane yoktu, olanlarda yüzlerce metrelik kuyruklar oluşuyordu, hastalar ilaç
bulamıyordu. Ciddi hastalığı olanlar büyükşehirlerdeki hastanelere gitmek zorunda kalıyordu. O
hastanelerde veya doktorlarda muayene olmanın da haliyle kabarık bir faturası oluyordu.
-Üniversitelerin hali içler acısıydı. Devlet Üniversiteleri (harç) paralıydı. Fakir gençler okuyamıyordu.
-Sadece 26 ilde havaalanı vardı, havayolu zenginlerin yolu idi.
-Tüm yatırımcı bakanlıklara bağlı kuruluşlardaki araçlar imkânsızlıktan dolayı çürümeye terk edilmişti,
780 kilometrekarelik ülke alanının herhangi bir noktasında devam eden bir yatırım kalmamıştı.
-Ülke insanı iş bilmez, basiretsiz yöneticilerin elinde ne yapacağını bilememenin çaresizliği
içerisindeydi.
-Yoksulluk ülke insanının kaderi olmuş, yolsuzluklarla baş edilemiyordu. Torpil, rüşvet, insan kayırma
kanıksanmış, adalet rafa kaldırılmıştı. Devlet yönetimine ortak mafya oluşumları türemişti.
-Belediyeler; su, temizlik, kanalizasyon gibi rutin hizmetlerini dahi yapamıyordu. Çöplükler patlıyor,
çöpler toplanamıyor, musluklarda sular akmıyordu. İllerin kenar mahallelerine kanalizasyon hizmeti
ulaştırılamıyordu.
-Devleti yönetenler borç para bulma turlarına çıkıyor, uluslararası kuruluşlar Türkiye’ye borç para
vermiyor, yüksek faiz oranları ile bulunabilen borçlar ise önceki borçların faizlerini ödemekte
kullanılıyordu.
-Devlet eli ile inançlı kesime mobbing uygulanıyor, başörtülüler üniversitelere giremiyor, İmam Hatip
Liseleri kapatılıyor, memuriyette başı açıklık şartı aranıyor, namaz kılan memurlar fişleniyor,
başörtülüler ve sakallılar bazı devlet kuruluşlarına alınmıyordu.
-Milletin oyu ile iktidar olan Refah Partisi öncülüğündeki Refah-Yol hükümeti 28 Şubat diktası ile
alaşağı edilmiş, bununla de yetinilmemiş Refah Partisi kapatılmıştı. İktidara gelen hiçbir hükümet
kendi özgür iradesi ile devleti yönetemiyordu. Tam bir vesayet yönetimi söz konusuydu. Herhangi bir
icraat için ya omuzu kalabalıklardan ya da ABD’den icazet almak gerekiyordu.
-Demokrasi, ülkede malum azınlığa ait bir lükstü. Vesayete karşı çıkanların, inancını yaşamak
isteyenlerin, ülkeye hayırlı hizmet getirmek isteyenlerin demokrasiden nasiplenme hakları yoktu.
- Ülke insanı patlamanın eşiğindeydi. Geçmişi karartılan millet geleceğe umut ile bakamıyordu.
Sonra başlarında; İstanbul’da belediye başkanlığı yaparken Siirt’te okuduğu şiir nedeniyle hapse
atılan Recep Tayip Erdoğan isimli bir şahsın bulunduğu grubun ‘Erdemliler Hareketi’ adlı çıkışı
duyuldu.

O hareket 2001’de partileşti, 2002’de iktidara geldi.

Hareketi başlatanlar ile harekete destek verenler 21 yıl sonra ülkeyi bugünkü haline getirdiler.
Dünü yaşayanlardan birisi olarak, yaşamayanlar bilsin diye ben dile getirdim. Bugünü ise herkes
biliyor.

Yorumlar

Önemli Not: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan konhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
  • adalet

    açıkçası gerçekten REİS BABAMIZ olmasaydı ülke daha da geride kalacak batı ve Amerika nın kölesi olacaktık şimdi dünya artık vatanımızı ülkemizi tanıyor şükürki buna

    • Cevapla
    • Begen (1)
    • Begenme (5)
  • muammer

    tmm gardas dunyanin neresinde var bu pahalilik enfazla enfilasyon yuzde 9 bizde 23 tl olan 5g cicek yagi 200 tl 20bin olan teneke hurda araclar 300 bin tl yinede akpartiye oy verecez

    • Cevapla
    • Begen (4)
    • Begenme (1)
  • Hüsnü

    Düne kadar bizi suriye takmazdı. Şimdi Reis sayesinde dünya bizi tanıyor. Reis, Türkiye\'yi bine katladı.

    • Cevapla
    • Begen (3)
    • Begenme (15)
  • Mustafa

    Aynen katılıyorum

    • Cevapla
    • Begen (2)
    • Begenme (15)
X
Yorum Yazma Sözleşmesi
“Sayfamızın takipçileri suç teşkil edecek, yasal olarak takip gerektirecek,hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, ahlaka aykırı, müstehcen, toplumca genel olarak kabul görmüş kurallara aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde hiçbir yorumu bu web sitesinin hiçbir sayfasında paylaşamazlar. Bu tür içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk yorumu gönderen takipçiye aittir. KONHABER yapılan yorumlar arasından uygun görmediklerini herhangi bir gerekçe belirtmeksizin yayınlamama veya yayından kaldırma hakkına sahiptir. Konhaber başta yukarıda sayılan hususlar olmaz üzere kanun hükümlerine aykırılık gerekçesi ile her türlü adli makam tarafından başlatılan soruşturma kapsamında kendisinden Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 332.maddesi doğrultusunda istenilen yorum yapan takipçilerine ait ip bilgilerini ve yapmış olduğu yorumları paylaşabileceğini beyan eder ”
Türkçe العربية English