8 Mart Dünya Kadınlar Gününden anladığımız... Nasırlı eller ve yufka yürekler... - Konhaber Türkiye’nin İnternet Gazetesi - Konya Haberleri,Son Dakika Haberler
Konhaber Türkiye'nin İnternet Gazetesi
Konhaber Reklam
Konhaber
Konhaber Reklam
Konhaber Reklam

8 Mart Dünya Kadınlar Gününden anladığımız... Nasırlı eller ve yufka yürekler...

Zehra Betül Şişman
  • Zehra Betül Şişman

  • 05.03.2019 11:55

8 Mart Dünya Kadınlar Günü…
Kimilerinin feminist akım üzerinden kadın ve cinsiyet bağlamında kutladığı ,kimilerinin komünist akım üzerinden kadın ve emek sloganları ile kutladığı, kimilerinin de romantizm akımı ile bağdaştırıp çiçeklerle böceklerle ve pembe söylemleri ile kutladığı gündür.
Aman atlamayalım, asıl büyük kitle kapitalist akımın kutlama şeklidir, 8 Mart fırsat günleri kapsamında pahalı hediyelerle kendini daha değerli hissetmek için bazı hatunların bu günü fırsat bellediği gündür…
Aslen Dünya Kadınlar Gününün öyküsü pekte bu çerçevenin içine sığmaz, bu günün çıkış öyküsü tarihsel bir trajediye dayanır, kapitalist FORDİST üretim şekline…
Amerika dünya ticaret tekelini eline geçirmek isteğinde bay HENRY FORD (Ford araba markasının üreticisi) dünyayı kasıp kavuracak kapitalist ve mcworldleşmiş üretim ilkesini ortaya koyar ve der ki;
‘EN HIZLI ŞEKİLDE VE EN EKONOMİK ŞEKİLDE MAKSİMUM EMEK VE MİNUMUM ÜCRET İLE STANDART VE SERİ ÜRETİM ŞEKLİ’ gerekli.

Amerika’da başlayan ve tüm Avrupa’ya yayılan bu üretim ilkesi fabrikaları ve seri üretimi ortaya koyar, bu da zamanla köleleşen ve mecburiyetten çalışan, emeğinin karşılığını alamayan kadın kitlelerini ortaya koyar.
Dayanılmaz hale gelen bu durum neticesinde bir gün şöyle olur ;
New York kentinde bir dokuma fabrikası…
Çok ağır çalışma koşulları, çok uzun iş günleri ve buna karşın çok düşük ücretler. Koşulların her geçen gün daha da dayanılmaz hale gelmesi, kadın işçilerin artık tahammül sınırını zorlamaya başlar. Greve çıkma kararı alan kadınlar, taleplerini de açıklarlar: “Daha iyi koşullarda çalışmak, 10 saatlik iş günü, eşit işe, eşit ücret...” istiyoruz
İşte 8 mart 1957 yılında kalkışılan bu toplu grev sonucu doğar.

Masallarında kadınları hep prenses yapan Avrupa gerçek hayatta kadınlarına hep külkedisi muamelesi yapmaktaydı ve bu masallardaki kadınlar hep romantik ve soylu prenseslerdi…
En acı masal bile bir sihirli değnek ile zahmetsiz bir şekilde prensesliğe bağlanıyordu.
Oysa ki Anadolu topraklarında hiçbir kurbağa öpünce prense dönüşmüyordu, anlaşıldığı gibi iki yüzlü Avrupa masallarında bile yalan söylüyor, kadınlarını köleleştirip bunun adına özgürlük diyor sonra da yazdıkları masallarda kadınlara prenses rolleri biçiyordu…
Birde bizim buraların masallarına bir bakalım, Banu Çiçekler vardır,
kurbağadan prens olmayacağını bilen, aklı başında, mantıklı makul, at üstünde ok atan, tarlada çalışan, saçları örgülü, kara kaşlı kara gözlü, duruşu dik, ANA-DOLU kadınları, Banu Çiçekler…

İşte tamda konunun burasında iyi bir darb-ı mesel olacağını düşündüğüm bir Anadolu kadınından bahsetmek isterim, kendisi ile saha çalışmalarında taze tanıştık adı Fatma teyze, iki göz evinde bir kilim bir minder, yüzünde mütevazı bir tebessüm…
Hasılı kapıyı çaldık bizi güler yüzle karşıladı ekipçe içeriye girdik sakin ses tonu ile buyrun buyrun dedi…

Ellerini öperken fark ettim ki tarlada çalışıyor, nasır bağlamış avuçları, çatlamış elleri kupkuru, rüzgar yemiş yüzü alaca kırmızı…
Hali hatrı soruldu, şuna ihtiyacım var bile diyemedi az yutkundu, çok şükür yine dört evlat var dördünü de everdik dedi, oysa ki kısa cümlelerinin arasındaki sessizlikler nice sitemlere gebeydi…
Fatma teyzem topraklamı uğraşıyorsun ellerin nasır tutumuş dedik, birden ağlamaya başladı, evet havuca giderim, pancara giderim, işte ne bileyim dedi. Ağlayıp rahatlamasını bekledik ondan sonrasında ekipten bir arkadaş;
-‘Teyzem amca ne iş yapıyor ?’dedi.
-Fatma teyze; kahveye  gider' dedi
-Biz  veryansın beklerken o birde elini şalvarının cebine attı ve  amcanın vesikalık fotoğrafını çıkarttı ve bize tek sözü ile adeta beynimizden vurdu;
Özlerim arada çıkarır bakarım, o da çok çabaladı ama rızkımız bu kadarmış, hiç kötülüğünü görmedim bana el kaldırmadı eziyet etmedi, varsın bende tarlada çalışayım…
Fazla söze hacet yok bizim için, dünya emekçi kadınlar günü FATMA TEYZE ile anlamını o anda bulmuştu.
Gelelim tüm Fatma teyzelere ve tüm hanelere tek tek giren ekiplere, kim bu hatunlar?

Karşılığında para pul almadan MEMLEKET İŞİ GÖNÜL İŞİ diyerek vatanın kılcal damarları gibi her gönüle giren, her kapıyı çalan, dünyanın en çok kadın üye sayısına sahip olan teşkilatlarından, kollektif çalışan bir ekip,
Tabiki AK PARTİ KADIN KOLLARI …

Hepsini tebrik ediyor ve muvaffakiyetler diliyorum,
Elbet bir Meramlı olarak Meram Kadın Kollarını güçlü ve samimi yapılanmasından dolayı ayrıca kutluyorum, çalışırken yüzlerindeki azim ve vatan sevdası bu analar daha çok Ömer Halisler doğurur dedirten cinsten.
Mamafih;
ÇİÇEK BÖCEK PAMUKTAN PRENSESLERİN OLSUN ve
TÜM KADINLARIN DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ KUTLU OLSUN AMA EMEĞİNİN KARŞILIĞINI SADECE HAKTAN BEKLEYEN GECESİNİ GÜNDÜZÜNE KATAN HATUNLARIN KADINLAR GÜNÜ DAHA BİR KUTLU OLSUN…

 

YORUMLAR

NAMAZ VAKİTLERİ
Konya için Namaz Vakitleri

İmsak

03:58

Güneş

05:38

Öğle

13:02

İkindi

16:53

Akşam

20:15

Yatsı

21:48

Öne Çıkan Haberler!X