DOLAR
18.980
19.001
EURO
20.586
20.644
GRAM ALTIN
1177.1368
1184.2734
ÇEYREK ALTIN
1920.845
1980.000
YARIM ALTIN
3846.6900
3960.0000

Son Dakika Haberler

Kekemeliğe Genel Bir Bakış

 

Halk arasında en fazla bilinen akıcılık bozukluğu olan kekemelik, esasen akıcılık bozukluklarından biridir. Çok boyutlu bir bozukluk olarak bilinen kekemeliğin temelinde gözlemlenebilen ve gözlemlenemeyen etmenler söz konusudur. Eforlu konuşma gibi gözlemlenmesi mümkün olan takılmaların yanı sıra, gözlemlenmesi pek de mümkün olmayan psikojenik etkenlerin varlığından söz etmek de bu çerçevede mümkündür. 

Kekemelik Nedir? 

Her 100 bireyin birinde görülen ve bireyi, gerekmedikçe iletişim kurmaktan alıkoyan, zaman içerisinde ise özgüven problemlerinin meydana gelmesine sebebiyet veren kekemelik, konuşma akıcılığını etkileyen bir bozukluktur. Bu akıcılık bozukluğunun bloklar, kelime ve ses tekrarları ya da seslerin uzatılması şeklinde ortaya çıkmaktadır. 

Akıcılık bozukluğu yaşamayan bireyler, konuşma esnasında takılmadan ya da ekstra efor sarf etmeden konuşabilirler. Kekemeliği olan bireylerin ise konuşmak için ekstra efor sarf ettiği, sesleri üretirken zorlandığı ve bunlardan kurtulmak amacıyla ikincil davranış sergilediği bilinir. 

Yukarıda söz konusu olan ikincil davranışlar, kendilerini aşağıda verilen davranış örnekleriyle birlikte ortaya çıkartır;

  • Göz temasından kaçınma,
  • Göz kırpma,
  • Bacakları sallamaya başlama,
  • Kaygı duyarak kullanmaya karar verdiği kelimeden vazgeçme,
  • Eliyle herhangi bir yere vurma.

Kekemelikte Ailenin Yaklaşımı 

Kekemeliği olan bireyler konusunda ailenin yaklaşımı son derece önemlidir. Ailenin, süreci daha sağlıklı bir şekilde ilerletmek amacıyla dikkat etmesi gereken davranışlar ise aşağıda verildiği gibidir.

Kekemeliği olan bireylere karşı yapılan en temel hata, kelimelerinin tamamlanması ya da kusursuz bir kelime söylemesi gerektiğinin düşünülmesidir. Sözcükleri doğru söylemek için kişiyi zorlamak ya da onun sözcüklerini tamamlamak, bu süreç açısından sağlıklı değildir.

Sohbeti eğlenceli hale getirmek, kekemeliği bulunan bireyler ile iletişim kurmayı daha kolay bir yapıya kavuşturacaktır. Duyguların karşılıklı olarak açık bir şekilde ifade edilmesi de bu süreci olumlu etkileyecektir. 

Özellikle bazı günlük yaşam aktiviteleri esnasında kekemeliğin artığı gözlemleniyor ise, bu günlük yaşam aktivitelerinin kolaylaştırılması amacıyla çalışılmalıdır. Bununla birlikte ikincil davranış görülen, konuşma esnasında takılan ya da kelime veya heceleri uzatma eğilimi görülen bireylere “sakin ol”, “rahatla” gibi telkinlerde bulunulmamalıdır. 

Bunlar, dikkat edilmesi gereken unsurlardan yalnızca birkaçıdır. Kekemeliği bulunan bireylere karşı dikkat edilmesi gereken noktaların tamamına, uzman desteği ile ulaşılabilecektir. Bu sebeple bu süreçte uzman desteği almak oldukça önemlidir. 

Kekemelikte Yanıtı Merak Edilen Sorular 

Kekemelik konusunda ciddi bir bilgi kirliliğinin varlığından söz etmek mümkündür. Bunun temel nedeni, söz konusu akıcılık bozukluğunun çok boyutlu olması yatmaktadır. Bu sebeple doğru yaklaşım ve bilgi için en temel bilgi kaynağı, uzmanlar olmalıdır. Uzman bir dil ve konuşma terapisti ile iletişime geçilmesi, bu akıcılık bozukluğuna karşı takınan yaklaşımın sağlıklı olmasını sağlayacaktır. 

Kekemelik korkudan olur mu? 

Yapılan bilimsel araştırmalar ve çalışmalar ışında, kekemeliğin temelinde psikolojik travmaların yer aldığı düşüncesinden uzaklaşılmıştır. Korku ve travma gibi nedenlere bağlı olarak kekemelik ortaya çıkması mümkün değildir. 

Kekemelik kendi kendine geçer mi? 

Bu konuda kesin bir yargıda bulunmak doğru değildir. Ancak erken yaşlarda kendi kendine geçme ihtimali bulunan kekemeliğin, zaman geçtikçe bu ihtimali yitireceği de unutulmamalıdır. 

Hangi kekemelik kalıcıdır? 

Bu sorunun cevabı, değişken bir yapıya sahiptir. Birçok kekemelik çeşidi olmakla birlikte, bunların hangilerinin kalıcı hangilerinin ise geçici olduğunu söylemek mümkün değildir. Kekemeliğin kalıcı olup olmadığını söylemek için ise konuşma terapistine başvurmak ve söz konusu uzmanın kişinin mizacı, öyküsü ve aile bireylerinde bu akıcılık bozukluğunun olup olmadığı gibi hususları değerlendirmesini sağlamak gereklidir. 

Daha fazla bilgi için; https://aleynatekin.com/dil-ve-konusma-bozukluklari/kekemelik/ 

Yasal Uyarı:

Yayınlanan haberler, köşe yazıları, fotoğraflar, yazı dizileri ve her türlü eserin tüm hakları Mirajans Medya İletişim Reklam Haber ve Prodüksiyon A.Ş.’ye aittir. Kaynak gösterilerek bile olsa eserin bütünü veya bir kısmı özel izin alınmadan kullanılamaz.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver!

  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • Begendim
  • Kalp
  • Begenmedim
  • Gülen Surat
  • Kalpli Göz
  • Kızgın
  • Şokta
  • Üzgün

Yorumlar

Önemli Not: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan konhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
X
Yorum Yazma Sözleşmesi
“Sayfamızın takipçileri suç teşkil edecek, yasal olarak takip gerektirecek,hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, ahlaka aykırı, müstehcen, toplumca genel olarak kabul görmüş kurallara aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde hiçbir yorumu bu web sitesinin hiçbir sayfasında paylaşamazlar. Bu tür içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk yorumu gönderen takipçiye aittir. KONHABER yapılan yorumlar arasından uygun görmediklerini herhangi bir gerekçe belirtmeksizin yayınlamama veya yayından kaldırma hakkına sahiptir. Konhaber başta yukarıda sayılan hususlar olmaz üzere kanun hükümlerine aykırılık gerekçesi ile her türlü adli makam tarafından başlatılan soruşturma kapsamında kendisinden Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 332.maddesi doğrultusunda istenilen yorum yapan takipçilerine ait ip bilgilerini ve yapmış olduğu yorumları paylaşabileceğini beyan eder ”
Türkçe العربية English