DOLAR : 43,93₺
EURO : 51,90₺
STERLİN : 59,63₺
GRAM : 7.303,65₺
ÇEYREK : 12.048,21₺
CUMHURİYET : 47.827,75₺
Yaşam

Dijital Mecralarda Hakaret ve Sorumluluk

Eklenme: 18.02.2026 - 11:52

Dijital Mecralarda Hakaret ve Sorumluluk

Dijital Mecralarda Hakaret ve Sorumluluk
Reklam alanı

Bu yazıda, dijital mecralarda hakaretin nasıl oluştuğunu, iç/dış şeref” ayrımı üzerinden dijital onur kavramını; internet yoluyla hakarette huzurda–gıyapta ayrımını ve ihtilat şartını; anonim/rumuzlu hesaplarda failin tespiti ile matufiyet sorununu; dijital yayınlarda Basın Kanunu çerçevesinde eser sahibi–yayın yöneticisi sorumluluğu hattını; içeriklerin yayında kalmasıyla doğan zincirleme suç/içtima tartışmalarını; eleştiri sınırı ve hukuka uygunluk nedenlerini ve son olarak hakaret dosyalarında avukatın rolünü ve avukat seçiminde dikkat edilmesi gereken noktaları pratik bir çerçevede ele alacağız. Bu metin, bilgilendirme amacıyla Bursa Maya Hukuk Bürosu – Av. Muhammed Fatih Yavaş tarafından hazırlanmıştır; içerik genel niteliktedir, hukuki tavsiye veya öneri değildir ve somut olay bakımından hukuki görüş yerine geçmez.

1. Dijital Onur ve Saygınlık Kavramı

Dijitalleşme ile birlikte bireyin şeref ve saygınlığı artık yalnızca fiziksel çevrede değil, internet ortamında da etkili ve kalıcı hale gelmiştir. İnternette yapılan bir paylaşım çok kısa sürede geniş kitlelere ulaşabildiği için, kişinin toplumdaki itibarı (dış şeref) saniyeler içinde zarar görebilir.

Türk Ceza Kanununda hakaret suçlarıyla korunan “şeref” kavramı iki yönlüdür:

  • İç şeref: Kişinin kendine duyduğu saygı, özsaygısı.
  • Dış şeref: Kişinin toplum gözündeki itibarı ve sosyal değeri.

Dijital ortamın hızlı yayılma ve kalıcılık özellikleri, hakaret saldırılarını klasik (yüz yüze) hakarete göre daha karmaşık hale getirir. Bu nedenle dijital alanda kişilik haklarının korunması değerlendirilirken, ifade özgürlüğü ile onurun korunması arasındaki denge, teknolojinin getirdiği koşullar dikkate alınarak yeniden kurulmalıdır.

2. İnternet Yoluyla Hakaretin Maddi Unsurları ve İhtilat Şartı

İnternetten yapılan hakaret, tek bir mesajla, bir görselle ya da bir emojiyle bile gerçekleşebildiği için uygulamada farklı biçimlerde işlenebilen” bir fiildir. Bu nedenle dijital ortamdaki hakaretleri değerlendirirken, huzurda” ve gıyapta” ayrımı üzerinden gitmek daha açıklayıcıdır.

 

  • Huzurda hakaret: Mağdurun doğrudan muhatap alındığı durumlar. Örneğin mağdura atılan e-posta, SMS ya da özel mesaj. Bu tür iletiler mağdurun doğrudan öğrendiği için, kural olarak huzurda hakaret gibi değerlendirilir.
  • Gıyapta hakaret: Mağdurun muhatap alınmadığı, üçüncü kişilere yönelen hakaret. Bu durumda kanun, cezalandırma için en az üç kişinin hakareti öğrenmesi şartını arar; buna ihtilat” denir.

İhtilatın nasıl gerçekleşeceği ve failin bu sonuca hangi iradeyle ulaştığı noktasında öğretide farklı yaklaşımlar vardır. Bir kısım görüş, ihtilatın kast kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, yani failin hakaretin üçüncü kişilerce öğrenilmesini” bilerek ve isteyerek hedeflemesi gerektiğini savunur. Yargı uygulamasında da, özellikle gıyapta hakaret bakımından ihtilatın bilerek ve isteyerek gerçekleştirilmesi” vurgusu öne çıkmaktadır; bu yüzden dijital gruplarda somut olayın koşulları (grubun yapısı, erişim, katılımcı sayısı, paylaşımın niteliği) önem kazanır.

3. Dijital Failin Tespiti

Dijital ortamda insanlar çoğu zaman rumuz veya anonim hesap kullanır. Bu durum, ceza sorumluluğunun kişiye ait olması (sorumluluğun şahsiliği) nedeniyle şu soruyu kritik hale getirir: Hakaret kime yöneltilmiştir?

Kural şudur: Mağdurun adı açıkça yazılmasa bile, kullanılan ifade ve bağlamdan hedef alınanın kim olduğu tereddütsüz anlaşılıyorsa, hakaret o kişiye yönelmiş sayılır. Örneğin Minik Serçe” dendiğinde Sezen Aksunun, Karakartal” dendiğinde Beşiktaş JKnin kast edildiği kamuoyunca biliniyorsa, isim yazılmasa da yönelme unsuru kurulabilir.

Bu tartışmanın bir diğer ayağı kurumlar (tüzel kişiler) bakımındandır. Tüzel kişilerin suçun faili olamayacağı açıktır; ancak hakaretin muhatabı olup olamayacağı, uygulamada kuruma söylenen sözün o kurumla bağlantılı kişilerin saygınlığını da hedef alıp almadığı” üzerinden tartışılır. Bu yüzden, görünüşte kuruma yönelik bir ifade, somut olayın koşullarına göre kurumsal yapı içindeki kişileri de etkilediği kabul edilerek farklı sonuçlara (örneğin zincirleme değerlendirmelere) götürebilir.

Failin kim olduğu ise çoğu zaman IP, cihaz verisi, hesap hareketleri gibi teknik verilerle belirlenir. Ancak hukuki isnadın omurgası şu iki sorudur:

  • Bu söz/ifade kime yöneliktir? (matufiyet)
  • Hedef alınan kişi belirlenebilir mi?

Fail tespit edildikten sonra ayrıca, paylaşımın yapıldığı yayın mekanizmasında (hesap sahibi, sayfa yöneticisi, içerik üreticisi vb.) rol dağılımı ve sorumluluk hattı da incelenmelidir.

4. Basın Kanunu Kapsamında İçerik Yöneticileri ve Eser Sahiplerinin Sorumluluğu

Dijital ortamda yapılan süreli/süresiz yayınlarda sorumluluk, Basın Kanunu m. 11 kapsamında özel bir hiyerarşi ile belirlenir. Kural olarak hakaret içeren içerikten eser sahibi sorumludur. Ancak eser sahibinin belirlenememesi, yayımlama sırasında ceza ehliyetinin bulunmaması ya da yazarın yurt dışında olup Türkiyede yargılanamaması gibi istisnai durumlarda sorumluluk sorumlu müdür ve genel yayın yönetmeni gibi yayın yöneticilerine doğru genişleyebilir.

Okuyucu yorumları bakımından ise sorumluluk, çoğu zaman içerik yöneticisinin bu yoruma nasıl davrandığı” üzerinden değerlendirilir. Hakaret içerikli yorumların bilerek yayında tutulması veya kaldırma taleplerine rağmen yayının devam ettirilmesi, fiile iştirak tartışmasını gündeme getirebilir. Tüzel kişilerin fail olamayacağı ilkesi korunmakla birlikte, Basın Kanunundaki bu zincir, suç ve cezanın kişiselliği” ilkesiyle zaman zaman gerilim yaratır.

Dijital yayınların hızı ve kopyalanabilirliği, aynı içerikle birden çok kez ihlal oluşmasına yol açtığında, bu defa içtima (birden fazla suç/fiil ilişkisi) bakımından ayrıca değerlendirme yapılması gerekir.

5. Dijital Ortamda Zincirleme Suç ve İçtima Uygulamaları

 

Dijital mecralarda tek bir paylaşımın belirli bir grubu (örneğin bir derneğin üyelerini veya bir meslek grubunu) hedef alması, kolektif hakaret” tartışmasını doğurur. Bu tip durumlarda, mağdur sayısı kadar ayrı ceza verilmesi yerine, somut olayın şartlarına göre zincirleme suç hükümleri gündeme gelebilir.

Dijital alanda pratikte en kritik meselelerden biri, hakaret içeriğinin platformda kalması ve yeniden dolaşıma girmesidir. İçerik kaldırılmadıkça, ihlalin etkisi sürer; bu da özellikle şikâyet süresi ve “öğrenme” anı bakımından stratejik önem taşır. Bu nedenle içerik kaldırma süreçleri yalnızca itibar yönetimi değil, aynı zamanda cezai risk yönetimi işlevi de görür.

6. Hukuka Uygunluk Nedenleri ve Eleştiri Sınırı

 

Dijital ortamda ifade özgürlüğü ile kişilik hakları arasındaki denge, sert eleştiri ve mizahın sınırlarını belirler. Ancak her sert ya da nezaketsiz söz otomatik olarak hakaret suçu oluşturmaz. Değerlendirme yapılırken sözün aşağılama/tahkir yoğunluğu, bağlamı, amacı ve hedefi önemlidir.

Uyuşmazlıkla bağlantılı açıklamalarda ise iddia ve savunma dokunulmazlığı” koruması gündeme gelebilir. Dijital kanallarla sunulan dilekçe ve beyanlarda, uyuşmazlıkla bağlılık ve ölçülülük korunuyorsa, ceza sorumluluğu tartışması farklı bir zemine oturur.

Dijital gazetecilikte isnadın ispatı” kurumu da kritik rol oynar. Buna karşılık, kişinin geçmişteki mahkûmiyetini sırf küçük düşürme amacıyla sürekli gündemde tutmak, damgalama” tartışmalarını doğurabilir. Siyasetçiler bakımından daha geniş eleştiri alanı bulunsa da, ifadelerin salt aşağılayıcı değil, düşünsel bir bağ içermesi beklenir.

7. Dijital Sorumluluğun Geleceği ve Uzlaşma

Dijital ortamda hakaret fiillerinin yaygınlaşması, uygulamada caydırıcılık” ile onarım” arasında bir denge arayışını güçlendirmiştir. Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret gibi istisnai haller dışında, hakaret fiilleri çoğu durumda şikâyete bağlı ilerler ve uzlaşma mekanizması önemli bir çözüm yolu haline gelir. Mahkeme, somut olaya göre hapis veya adli para cezası seçenekleri arasında değerlendirme yapabilir; pratikte dijital uyuşmazlıklarda uzlaşmanın teşviki sıklıkla görülür. Bu sebeple de Bursa en iyi avukat davaların gidişatında size yol gösterici olabilir.

Risk yönetimi açısından kritik eşik, hakaret ile TCK m. 216 kapsamına girebilecek bir kesimi aşağılama/nefret söylemi” çizgisini doğru ayırmaktır. Bireye yönelen saldırıyı aşarak kamu barışını hedef alan içerikler, uzlaşma dışında daha ağır sonuçlara yol açabilir. Bu nedenle dijital alanda faaliyet gösteren kişi ve kurumlar için, hukuka uygunluk nedenlerini ve kusurluluğu etkileyen halleri de kapsayan bir uyum (compliance)” yaklaşımı, cezai riskin yönetiminde temel araçtır.

8. Hakaret Davalarında Avukatın Rolü ve Avukat Seçerken Dikkat Edilecek Hususlar

Hakaret davalarında avukatın rolü, yalnızca şikâyet dilekçesi yazmak değil; dijital delili hızlıca güvenceye almak, paylaşımın bağlamını doğru kurmak, isnadın kime yöneldiğini (matufiyet) netleştirmek ve failin tespiti için gerekli hukuki adımları planlamaktır. İçerik silinmeden önce link, tarih-saat, kullanıcı adı, ekran görüntüsü gibi verilerin usule uygun toplanması; gıyapta/huzurda ayrımı, ihtilat şartı, aleniyet ve eleştiri sınırı gibi noktaların somut olaya göre doğru nitelendirilmesi, dosyanın kaderini belirler. Ayrıca uzlaştırma sürecinin yönetimi, gerektiğinde içerik kaldırma/erişim engeli gibi paralel yolların değerlendirilmesi ve sürelerin kaçırılmaması da bu alandaki avukatlık hizmetinin omurgasını oluşturur.

Bursa Avukat seçerken özellikle dijital delil pratiği olan, benzer hakaret dosyalarını yürütmüş, ilk görüşmede somut bir yol haritası çıkarabilen ve süreci hızlı takip eden bir isimle çalışmak gerekir. Ücret ve hizmet kapsamının (şikâyet, uzlaştırma, dava, istinaf, tazminat ve internet içeriğine ilişkin başvurular) baştan netleşmesi; kesin sonuç” vaadi yerine riskleri açıkça anlatan bir yaklaşımın tercih edilmesi önemlidir. İnternette arama yapan kişiler genellikle bursa avukat” ve bursa en iyi avukat” anahtar kelimelerini kullanır; fakat seçimde asıl belirleyici olan, avukatın dosyayı delil–süre–nitelendirme üçgeninde doğru yönetebilmesidir.

 

Bursa Maya Hukuk Bürosu - Av. Muhammed Fatih Yavaş

Telefon: 0554 564 73 34

Adres: Yılmar Plaza, Karaman, Söğüt Sk. No:170 Kat. 4 Daire. 33, 16130 Ni̇lüfer/Bursa


Kaynak: Bülten

Reklam alanı

Son dakika gelişmelerden anında haberdar olmak için WhatsApp haber kanalımıza katılın.

Kanala Katıl

Gelişmelerden zamanında haberdar olmak istiyor musunuz? Google News’te KONHABER'e abone olun.

Abone Ol
Yasal Uyarı: Yayınlanan haberler, köşe yazıları, fotoğraflar, yazı dizileri ve her türlü eserin tüm hakları Mirajans Medya İletişim Reklam Haber ve Prodüksiyon A.Ş.'ye aittir. Kaynak gösterilerek bile olsa eserin bütünü veya bir kısmı özel izin alınmadan kullanılamaz.

⚡ BU HABERE EMOJİYLE TEPKİ VER!

👏 0
❤️ 0
😊 0
😡 0
👎 0
😂 0
😢 0
😲 0
Toplam 0 tepki

Yorum Yap