Son Dakika Haberler

Dünya Sürdürülebilir Kalkınma İş Konseyi CEO'su Peter Bakker: "İklim krizi, çok kritik ve acil aksiyon alınması gereken bir gerçek" "Küresel ısınmayı 1,5 derecede sınırlandırmak için 2030'a kadar karbon emisyonlarını her yıl yüzde 7 düşürmeliyiz. Dünyanın yarısının evde kaldığı pandemi sayesinde yüzde 8 düşürebildiğimizi dikkate alınca bu hedefin ne kadar zor olduğunu anlıyoruz" SKD Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Dildar Edin: "Şu anda sıcaklık artışını 1,5 derecenin altında tutmak için sade

İSTANBUL (AA) - Dünya Sürdürülebilir Kalkınma İş Konseyi Üst Yöneticisi (CEO) Peter Bakker, iklim krizinin çok kritik ve acil aksiyon alınması gereken bir gerçek olduğunu belirterek, "Küresel ısınmayı 1,5 derecede sınırlandırmak için 2030'a kadar karbon emisyonlarını her yıl yüzde 7 düşürmeliyiz. Dünyanın yarısının evde kaldığı pandemi sayesinde yüzde 8 düşürebildiğimizi dikkate alınca bu hedefin ne kadar zor olduğunu anlıyoruz." ifadelerini kullandı.


İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği'nin (SKD Türkiye) düzenlediği "Yeni Dönemde Sürdürülebilirlik" konulu webinar, iş dünyasından isimlerin katılımıyla düzenlendi.


SKD Türkiye'nin çatı örgütü Dünya Sürdürülebilir Kalkınma İş Konseyi CEO'su Bakker'in açılış konuşmasıyla başlayan toplantı kapsamında pandeminin gelecek dönemin sürdürülebilirlik gündemine etkilerinin ele alındığı bir panel gerçekleştirildi.


Peter Bakker, açılışta yaptığı konuşmada, pandemi ile sağlık konusunun ve tedarik sistemlerinin ne kadar hassas olduğuna tüm dünyanın şahit olduğunu, dünyanın uzun zamandır doğal krizlere yönelik uyarılar verdiğini belirtti.


Daha sürdürülebilir bir dünya için odaklanılması gereken 3 temel konu olduğunu vurgulayan Bakker, şunları kaydetti:


"Bunlar; iklim krizi, biyoçeşitlilik kaybının önlenmesi ve sosyal eşitsizliklerin ortadan kaldırılması. Bu 3 konu da birbiriyle ilgili. İklim krizi, çok kritik ve acil aksiyon alınması gereken bir gerçek. Küresel ısınmayı 1,5 derecede sınırlandırmak için 2030'a kadar karbon emisyonlarını her yıl yüzde 7 düşürmeliyiz. Dünyanın yarısının evde kaldığı pandemi sayesinde yüzde 8 düşürebildiğimizi dikkate alınca bu hedefin ne kadar zor olduğunu anlıyoruz.


Sistem değişikliklerine ve mevcut sistemlerin dönüştürülmesine odaklanmalıyız. Bu sistemlerin başındaysa düşük emisyon üreten enerji sistemi, lineer yerine döngüsel ekonomi sistemi, daha sağlıklı ve düşük emisyona sahip gıda sistemi, emisyonsuz şehirleşme sistemi, işin geleceği ve çevresel ve sosyal etkilerin dikkate alındığı sürdürülebilir kalkınmayı esas alan ekonomik sistemler geliyor."




- "Sıcaklık artışını 1,5 derecenin altında tutmak için sadece 10 yılımız var"




Toplantı kapsamında gerçekleştirilen panele SKD Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Dildar Edin, Unilever Türkiye, Orta Asya ve İran Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Seçkin, Limak Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Özdemir, Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Hasan Süel ve Sabancı Holding İnsan Kaynakları ve Sürdürülebilirlik Grup Başkanı Hakan Timur katıldı.


Panelde, pandemi sürecinde hayata geçirilen ve bundan sonra kalıcı hale getirilecek uygulamalar, şirketlerde ve sektörlerde beklenen dönüşümler, risk yönetimi, kamu politikaları düzeyinde beklenen radikal değişiklikler gibi çok sayıda konu ele alındı.


SKD Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Edin, tüm olumsuz etkilerine rağmen pandeminin, birçok konuda farkındalık oluşması ve icraata geçilmesi açısından fırsatlar sunan bir dönem olduğunu söyledi.


Pandemi döneminde doğada meydana gelen olumlu değişimlerin gündemde yer almaya devam ettiğine işaret eden Edin, şu değerlendirmelerde bulundu:


"Ancak bu kısa vadeli kazanımlara bakarak iklim krizini görmezden gelmek oldukça iyimser, hatta çok tehlikeli olur. Toparlanma döneminde eski ekonomi modeline geri dönme hatasına düşersek aksiyon alma açısından en azından 2-3 yıl kaybetmiş olacağız.


Şu anda sıcaklık artışını 1,5 derecenin altında tutmak için sadece 10 yılımız var ve her geçen gün bu zaman daralıyor. 2-3 yıl daha vakit kaybedersek atmamız gereken adımlar çok daha radikal ve zor olacak. Belki çoğu için de çok geç kalmış ve aksiyon alamayacak durumda olacağız. Kovid-19 sonrasında ekonomik, sosyal ve çevresel anlamda dayanıklı bir sistemin kurulması bizlere bağlı."




- "Dijitalleşme, salgın sonrası dönemde de hayatın tutkalı olmaya devam edecek"




Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Hasan Süel de pandeminin beklenmedik hızla yayılan ve çok bilinmeyen bir süreç olduğuna işaret ederek, "Çevik olan, daha hızlı hareket eden, pratik çözümler üreten şirketler, ülkeler öne çıktı. Bir anlamda toplum olarak stres testinden geçtik. Alışkanlıklarımızın, yaşam biçimlerimizin, değerlerimizin yeniden gözden geçirildiği bir süreçteyiz. Yeni normallerin temel unsurlarından biri dijitalleşme. Gelecekte dijitalleşmede çok daha hızlı ilerleme yaşanacağını düşünüyoruz. Yeni normalde dijital yaşam pratiklerinin çok daha çeşitlenip yaygınlaşacağına inanıyoruz. Dijitalleşme, salgın sonrası dönemde de hayatın tutkalı olmaya devam edecek." ifadelerini kullandı.


Unilever Türkiye, Orta Asya ve İran Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Seçkin ise pandeminin hatırlattığı ve kalıcı olduğunu düşündüğü konuları, "İnsanın odağı ve değer sistemlerinin öneminin altının çizilmesi ve kaynakların sonsuz olmadığının hatırlanması" olarak sıraladı.


Seçkin, "Bu dönemde ilk refleksimiz bu virüs karşısında insanlarımızı korumak oldu. Önce sağlıklarını, sonra iş güvenliklerini sağlamak, ardından yaptıkları işten mutlu olmalarını sağlamak gibi bir piramit oluştu. Bu piramidin bundan sonra kolay kolay değişmeyeceğini düşünüyorum. Kovid-19 dönemi, insan odağının derinleşmesini sağladı. Salgın öncesi ve sonrasının farklı olacağını düşünüyorum. Pandemi öncesi sürdürülebilirlik konusunda doğru yatırım yapanlar herkesten bir adım öne geçti, itibar ve güven kazandı. Yeni normali bugünden görüp şimdiden adım atanlar da gelecekte kazanacaklar." değerlendirmesinde bulundu.


Sabancı Holding İnsan Kaynakları ve Sürdürülebilirlik Grup Başkanı Hakan Timur da paneldeki konuşmasında, dönüşüm denilen sürecin uzun süredir başladığını ve kaçınılmaz olduğunu vurgulayarak, pandeminin bu süreci hızlandırdığını aktardı.


Timur, "Dönüşümü 3 boyutta ele almak isterim. Birinci boyutu, dünya genelinde ekonomik, politik, sosyal, jeopolitik bir dönüşüm var. İkinci boyutta, şirketler ve iş modelleri açısından bir dönüşüm yaşanıyor. İşin üçüncü boyutu ise çalışanlar ve işin geleceğiyle ilgili dönüşüm... Pandemi, sürdürülebilir bir dünya için yaşamın, yaşamın devamlılığı için de insanın değişmesi gerektiğini gösterdi. Bütün değişimleri yılmazlık ve çeviklikle gerçekleştirmek, adapte olmaya devam etmek durumundayız." ifadelerini kullandı.






Yasal Uyarı:

Yayınlanan haberler, köşe yazıları, fotoğraflar, yazı dizileri ve her türlü eserin tüm hakları Mirajans Medya İletişim Reklam Haber ve Prodüksiyon A.Ş.’ye aittir. Kaynak gösterilerek bile olsa eserin bütünü özel izin alınmadan kullanılamaz.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver!

  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • Begendim
  • Begenmedim
  • Gülen Surat
  • Kalpli Göz
  • Kızgın
  • Şokta
  • Üzgün

Yorumlar

Önemli Not: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan konhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.