Son Dakika Haberler

Bu haberi daha sonra okumak için kaydedebilir ve sağ üst köşedeki butona basarak haberi okuyabilirsiniz!

Uluslararası Kriz Grubuna göre Myanmar'daki darbe karşıtı gösteriler 1988'den beri en büyük protesto hareketi

Grubun 25 yılı aşkın süredir Myanmar'ı takip eden uzmanı Richard Horsey: "Bu darbenin gerçekte yaptığı şey, ülkede halkın ezici çoğunluğunu bir araya getirmek oldu. Seçimlerde (Devrik lider Aung San Suu Çii'nin partisi Ulusal Demokrasi Birliği) NLD'yi desteklemiş olsalar da olmasalar da hemen herkes ordunun ülkeyi yönetmesini istemedikleri konusunda hemfikir" "1988'de kamu sektörü çalışanlarının grev ve gösteri yaptığını gördük ancak yakın geçmişte bu tür bir sivil itaatsizlik eylemi olmadı. Şu

ANKARA (AA) - Uluslararası Kriz Grubu, Myanmar'da ordunun yönetime el koymasının ardından düzenlenen darbe karşıtı gösterilerin, ülkede 1988'den bu yana en büyük ve en güçlü protesto hareketi olduğunu bildirdi.


Grubun 25 yılı aşkın süredir Myanmar'ı takip eden uzmanı Richard Horsey, ülkedeki darbe karşıtı gösterilere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.


Gösterilere, toplumun tüm kesimlerinden ve her yaş grubundan vatandaşların katıldığına işaret eden Horsey, protestoların, 1988'de üniversite öğrencilerinin başlattığı, sonrasında devlet memurları ve Budist rahiplerin destek verdiği demokrasi yanlısı 8888 Ayaklanması'ndan bu yana en büyük ve en güçlü eylem olduğunu söyledi.


Horsey, gösterilerde baskın grup olan gençlerde "geleceklerinin çalınmış olduğu duygusunun" var olduğuna dikkati çekerek, "Myanmar'daki gençler, geçen 10 yılda kısmen de olsa liberalleşme, dünyayla 4G bağlantısı ve istikrarlı bir ekonomik büyüme içinde yetişti. Bu dönemde, son 50 yılda ilk kez bir nesil geleceğin bugünden daha iyi olacağını hissetti. Darbenin, bu ümidi onlardan çaldığını düşünüyorlar." dedi.


Gösteriler de ana yollarda arabaların kaputları açık halde bırakıldığı bozuk araba eylemi gibi Burma kültürünün güçlü unsuru hicvin de gözlendiğini belirten Horsey, "Bu darbenin gerçekte yaptığı şey, ülkede halkın ezici çoğunluğunu bir araya getirmek oldu. Seçimlerde (Devrik lider Aung San Suu Çii'nin partisi Ulusal Demokrasi Birliği) NLD'yi desteklemiş olsalar da olmasalar da hemen herkes ordunun ülkeyi yönetmesini istemedikleri konusunda hemfikir. Myanmar, birçok farklı boyutta son derece bölünmüş bir toplum olmayı sürdürüyor ancak hiç kimse otoriter askeri geçmişin karanlık günlerine geri dönmek istemiyor." ifadesini kullandı.


- "Sivil itaatsizlik kampanyası protestolardan daha etkili olabilir"


Richard Horsey, ülkedeki sivil itaatsizlik kampanyasının, askeri yönetim üzerinde protestolardan daha etkili olabileceğini vurgulayarak, "1988'de kamu sektörü çalışanlarının grev ve gösteri yaptığını gördük ancak yakın geçmişte bu tür bir sivil itaatsizlik eylemi olmadı. Şu anda göstericilerden bazıları memur; diğer kamu çalışanları da ya işe gitmiyor ya da işe gidiyor ama görevlerini yerine getirmiyor. Devleti felce uğratacak şey bu." yorumunu yaptı.


Ordunun durumun farkında olduğunu, insanları işe dönmeye çağırdığını veya tehdit ettiğini dile getiren Horsey, şiddetin de caddelerde slogan atan göstericilerden ziyade iş bırakan çalışanlara yöneldiğini söyledi.


Horsey, sivil itaatsizlik kampanyasının, lideri bulunmayan, kendiliğinden büyüyen bir hareket olduğunu, NLD tarafından yönetilmediğini belirterek, ordu açısından lidersiz bir hareketle müzakerenin zorluğuna işaret etti.


Myanmar uzmanı, "Lidersiz bir hareketin tutarlı bir stratejisi olması zor ancak tüm Myanmarlı göstericiler bir konuda hemfikir; ordu yönetimi bırakmalı. Ordu bu işin içinden nasıl çıkacak, muhalifleri acımasızca bastırarak mı ve halkla uzayan bir yıpratma savaşına girerek mi? Geçmişe dönseler bile birçok kişi geçmişteki statükoya dönmeyi kabul etmeyecektir. Buradan bakınca bunun ne ülke ne halk ne ekonomi ne de ordunun kendisi için iyiye gideceğini görmek zor." değerlendirmesinde bulundu.


- "Ordu liderliği yanlış hesap yaptı"


Horsey, Myanmar'da günbegün ordu liderliğinin stratejik bir yanlış hesap yaptığının daha açık hale geldiğini ifade ederek, bazı subayların bu işte gerçekten birlikte olup olmadıklarını sorgulayabileceğine dikkati çekti.


NLD'nin 2020 seçimlerinden zaferle çıkmasının, Genelkurmay Başkanı Min Aung Hlaing'in devlet başkanı olma arzusunu siyasi açıdan destekleyecek NLD karşısındaki güçlerle koalisyon kurma ümitlerini yıktığını belirten Horsey, NLD'ye muhalif olmakla otoriter bir askeri yönetimi desteklemek arasında büyük bir fark olduğu konusunda yanlış hesap yaptığını dile getirdi.


Min Aung Hlaing'in 1 Şubat'taki darbenin ardından NLD muhalifleri arasında bile otoriter bir askeri yönetime destek veren çok az sayıda kişi olduğunun farkına vardığını ifade eden Richard Horsey, "Tatmadaw'ın (Myanmar ordusu) tarihinde belirgin kurumsal ayrılıklar yok. Profesyonel hayatlarında nüfusun kalanından daha iyi durumda olduklarına, rollerinin ülkeyi bir arada tutmak olduğuna inanma konusunda ideolojik olarak eğitilmiş bir grup. Ancak bu ayrılığa düşmeme tarihi, şu anda on yıllardır olmadığı, belki de hiç olmadığı biçimde test ediliyor. Bir bölünme beklememeliyiz fakat bunun olmayacağını öngörmekte de çok emin davranmamalıyız." diye konuştu.


Richard Horsey, Min Aung Hlaing büyük olasılıkla devrik lider Suu Çii'ye hüküm verdirmeyi, NLD'yi dağıtmayı planladığını, bunun, ordunun bir yıl içinde yapılması sözünü verdiği yeni seçimde istediği sonucu alması anlamına gelebileceğini ifade ederken, böyle bir şeyin, meşruiyet sorununu çözemeyeceğini ve halkın öfkesini dindirmeyeceğini vurguladı.


- Myanmar'da askeri darbe


Myanmar ordusu, kendisine yakın siyasi grupların 8 Kasım 2020 seçimlerinde hile yapıldığı iddialarını ortaya atması ve ülkede yükselen gerilimin ardından 1 Şubat'ta yönetime el koymuştu.


Ordu, 1 yıllığına olağanüstü hal ilan ederken Dışişleri Bakanı ve ülkenin fiili lideri Aung San Suu Çii başta olmak üzere pek çok yetkili ve iktidar partisi yöneticisini gözaltına almıştı.


Birleşmiş Milletler (BM) ve Avrupa Birliği (AB) başta olmak üzere uluslararası toplum darbeyi kınamış, Türkiye, en sert tepki veren ülkelerin başında gelmişti. ABD, Myanmar'a yaptırımları geri getirmeyi gündemine almıştı.


Halk, 6 Şubat'ta demokrasiye dönüş talebiyle gösterilere başlarken polis, yer yer göstericilere müdahalelerde bulunmuştu. Ordu, bazı kentlerde sıkıyönetim kararı almıştı.


13 Şubat'ta, sosyal medyada darbe karşıtı protestoları destekleyici yorumlar yaptığı gerekçesiyle, aralarında demokrasi yanlısı ünlü aktivistler ve bir şarkıcının olduğu 7 kişi için gözaltı kararı alınmıştı.


Yasal Uyarı:

Yayınlanan haberler, köşe yazıları, fotoğraflar, yazı dizileri ve her türlü eserin tüm hakları Mirajans Medya İletişim Reklam Haber ve Prodüksiyon A.Ş.’ye aittir. Kaynak gösterilerek bile olsa eserin bütünü özel izin alınmadan kullanılamaz.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver!

  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • Begendim
  • Begenmedim
  • Gülen Surat
  • Kalpli Göz
  • Kızgın
  • Şokta
  • Üzgün

Yorumlar

Önemli Not: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan konhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Türkçe العربية English