Son Dakika Haberler

Protestocular, Kraliyet Bulvarı'ndaki, ülkenin demokrasiye geçişini sembolize eden kayıp pirinç plakının yenisini yerleştirdi

ANKARA (AA) - Tayland'da protestocular ülkenin demokrasiye geçişini sembolize eden Kraliyet Bulvarı'ndaki kayıp pirinç plakanın yenisini yerleştirdi.


Başkent Bangkok'ta Kraliyet Sarayı önündeki Sanam Luang alanında, dün on binlerce kişinin katılımıyla başlayan demokrasi yanlısı protestolar sabah saatlerinde Kraliyet Bulvarı'ndaki yürüyüşle devam etti.


Monarşi ve ordunun siyaset ve toplum üzerindeki vesayetine karşı çıkan protestocular, ülkenin 1932'de mutlak monarşiden anayasal monarşiye geçişini sembolize eden ve 3 yıl önce gizemli şekilde kaybolan bulvardaki pirinç plakanın yenisini koydu.


1932'de asfalta yerleştirilen, ülkenin anayasal düzene geçişini sembolize eden pirinç plaka, 2017'de kaybolmuş, yerine monarşi değerlerine atıf yapan bir plaka konulmuştu. Üzerinde "24 Haziran 1932 şafak vaktinde, burada Halk Partisi ülkenin ilerlemesi için anayasayı ilan etmiştir." yazılı plaka, "Budist üçlü birliğe, devlete ve aileye sevgi ile saygı, Kral'a sadık bir kalp ülkeyi refaha kavuşturacaktır." yazılı bir plakayla değiştirilmişti.


Protestocu öğrenciler protesto alanında kurulan sahnenin önündeki beton zemine, üzerinde "20 Eylül şafak vaktinde, burada halk, ülkenin halka ait olduğunu ilan etmiştir" yazan yeni bir plaka yerleştirdi.


Öğrenci liderlerinden Parit Chirawak, protestocular adına yaptığı açıklamada, "Bu ülke tek bir kişiye değil, hepimize aittir." dedi.


Plakanın yerleştirilmesinin ardından öğrenciler, monarşide reform yapılmasına ilişkin taleplerinin yer aldığı dilekçeyi, Kraliyet Danışma Konseyi Başkanı'na iletmek üzere Kraliyet Sarayı'na yürümek istedi.


Polis, öğrencilerin Saray'a yürümesini engellerken bir öğrenci temsilcisinin dilekçeyi iletmek üzere polis barikatını geçmesine izin verdi. Dilekçe, Konsey'e iletilmek üzere bir polis tarafından teslim alındı.


Öğrenciler yürüyüşe son verirken 1973'te askeri diktatörlüğün sonunu getiren öğrenci protestolarının yıl dönümü 14 Ekim'de, ülke genelinde grev çağrısı yaptı.


- Öğrenci protestoları


Tayland'da lise ve üniversitelerdeki kılıf kıyafet düzenlemelerine karşı mayıs ayında başlatılan eylemler, zaman içinde siyasal rejimi ve öğrencilerin "baskıcı" olarak nitelendirdiği uygulamalarını hedef alan, geniş çaplı protesto hareketine dönüşmüştü.


Başkent Bangkok'taki Thammasat Üniversitesinde 10 Ağustos'ta toplanan 3 binden fazla öğrenci, Kral'ın yetkilerinin kısıtlanması ve ordunun siyasal sistem üzerindeki vesayetinin sonlandırılmasına yönelik taleplerini 10 maddelik bildiriyle dile getirmişti.


Anayasanın Kral'a dava açılmasını yasaklayan 6. maddesinin kaldırılması, Ceza Kanunu'nda Kral'ın eleştirilmesini suç sayan maddelerin değiştirilmesi, Kral'ın kişisel varlıklarının kamu varlıklarından ayrılması, kamu bütçesinden tahta ayrılan payın ekonomik şartlara göre düzenlenmesi, kraliyet bütçesine bağışların durdurulması, eğitim sisteminde kraliyetin tek taraflı övülmesine son verilmesi, Kral'ın askeri darbelere destek vermesinin ve siyasal görüşlerini kamuoyuna açık şekilde dile getirmesinin yasaklanması, öğrencilerin talepleri arasında yer almıştı.


Öğrenciler bildiride ayrıca parlamentonun ve üyelerini ordunun atadığı Senatonun lağvedilmesini, askeri yönetim tarafından hazırlanan Anayasa'nın değiştirilmesini ve ordu ve monarşi karşıtı görüşleri nedeniyle şüpheli şekilde kaybolan muhaliflerin akıbetinin araştırılmasını talep etmişti.


Öğrenciler bildirideki taleplerin monarşiyi yıkmayı amaçlamadığını, onu demokrasiyle uyumlu hale getirmeyi amaçlayan "iyi niyetli bir öneri olduğu"nu vurgulamıştı.


- Monarşiyi eleştirenlere 15 yıla kadar ağır hapis


Tayland'da lese-majeste (Kral'a ihanet) yasaları uyarınca monarşiyi eleştirenleri 15 yıla varan ağır hapis cezaları bekliyor.


2014'teki darbeyle iktidara gelen ordu, yapılan yasal düzenlemelerle siyaset üzerinde nihai söz sahibi konumunu sürdürüyor.


Tayland'da 2014'te eski Başbakan Yingluk Şinavatra liderliğindeki hükümete karşı askeri darbe düzenlenmişti. O sırada Genelkurmay Başkanı olan Prayuth Chan-o-cha, 2014'te ordunun yönetime el koymasının ardından "Ulusal Barış ve Düzen Konseyi" adı verilen "askeri cuntanın lideri" sıfatıyla başbakanlık görevini üstlenmişti.


Beş yıl süren cunta yönetiminin ardından yapılan seçimde Prayuth'un kurucusu olduğu parti, yeni Seçim Kanunu'nun sağladığı avantajlarla parlamentoda çoğunluğu sağlamış, cunta lideri, tamamı ordu tarafından atanan Senatonun desteğiyle yeniden başbakanlık koltuğuna oturmuştu.


Anayasa Mahkemesinin 21 Şubat'ta parlamentodaki ikinci büyük muhalefet partisi Gelecek İleri Partisinin (FFP) seçim yasasını ihlal etme suçundan feshedilmesine hükmetmesinin ardından ülkede büyük çaplı protestolar düzenlenmişti.


Yasal Uyarı:

Yayınlanan haberler, köşe yazıları, fotoğraflar, yazı dizileri ve her türlü eserin tüm hakları Mirajans Medya İletişim Reklam Haber ve Prodüksiyon A.Ş.’ye aittir. Kaynak gösterilerek bile olsa eserin bütünü özel izin alınmadan kullanılamaz.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver!

  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • Begendim
  • Begenmedim
  • Gülen Surat
  • Kalpli Göz
  • Kızgın
  • Şokta
  • Üzgün

Yorumlar

Önemli Not: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan konhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kapat x