Son Dakika Haberler

Bu haberi daha sonra okumak için kaydedebilir ve sağ üst köşedeki butona basarak haberi okuyabilirsiniz!

Sağlık Bakanlığının 2022 yılı bütçesi TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca: (2) "Önümüzdeki yıl 55'i hastane olmak üzere 206 sağlık tesisini tamamlayarak, 14 bin 938 nitelikli yatak kapasitesini daha ülkemize kazandırmayı hedefliyoruz" "2022'nin Merkezi Yönetim Bütçesi'nden, Bakanlığımız için 116 milyar 37 milyon lira, Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğüne 191 milyon lira, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumuna 237 milyon lira, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığına ise 218 milyon lira bütçe planlanmıştır" "2020 yılında tıbbi ci

TBMM (AA) - Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, gelecek yıl 55'i hastane olmak üzere 206 sağlık tesisini tamamlayarak 14 bin 938 nitelikli yatak kapasitesini daha Türkiye'ye kazandırmayı hedeflediklerini bildirdi.


Koca, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, Sağlık Bakanlığının 2022 yılı bütçesine ilişkin yaptığı sunumda, Bakanlığın ekip ve ekipman olarak afet ve acil durumlara hazır olduğunu, dünya standartlarında hizmet sunduğunu vurguladı.


Bu yıl yaklaşık 5,5 milyon kişinin, ambulanslar ile sağlık tesislerine naklinin gerçekleştirildiğini belirten Koca, 5 bin 946 olan ambulans sayısının 2022'de 6 bin 340'a çıkarılmasını hedeflediklerini söyledi.


Koca, standart ambulansların yanında, vakalara motosikletli ekipler ve özel donanımlı ambulanslarla da müdahale edildiğine dikkati çekerek, "2002 yılından bu zamana kadar ambulans başına düşen nüfusu 107 binden 14 bine indirerek vatandaşımıza daha etkili acil sağlık hizmeti vermeyi başardık. Önümüzdeki yıl yeni açacağımız istasyonlarla 112 istasyon sayısını 3 bin 141'den 3 bin 230'a çıkaracağız. 2008'den bugüne kadar hava ambulansları ile 53 bin, deniz bot ambulansımızla 27 bin vakanın naklini gerçekleştirdik." dedi.


Salgın döneminde yoğun bakım yataklarının ihtiyaç ve beklentilere uygun olarak hızla artırıldığını belirten Koca, "Tüm dünya yoğun bakım krizi ile boğuşurken, yoğun bakım artış yükünü omuzlayan sağlık personelimizin özverili çalışması sayesinde, ülkemizde bu konuda bir sorun yaşanmamıştır. Yanık tedavi yatak sayımızı ihtiyaç oranında artırmaya devam ediyoruz. Şu anda 596 yatağa ulaşmış durumdayız." ifadelerini kullandı.


Koca, ağız ve diş sağlığı teşhis ve tedavi hizmetlerinin erişilebilirliğini ve etkinliğini artırdıklarını dile getirerek, "Ağız ve diş sağlığı hastanesini 34'e, ayaktan ağız ve diş sağlığı merkezini 133'e çıkardık. Tüm sektörler birlikte değerlendirildiğinde, 100 bin kişiye düşen diş hekimi sayımız 46'ya ulaştı." bilgisini paylaştı.


Kadavradan organ naklinde istedikleri düzeyde olmasalar da önemli bir aşama kaydettiklerini söyleyen Koca, yürütülen kampanyalarla gönüllü bağışçı sayısının 600 bini geçtiğini kaydetti.


- "Nakil olan hastaların kök hücrelerini kendi imkanlarımızla karşılama oranımız yüzde 90'a ulaştı"


Koca, ilik naklinde yabancı ülkelere bağımlılıktan kurtulmak için TÜRKÖK adıyla "Ulusal Kemik İliği Bankası"nın kurulduğunu hatırlatarak, "2015 yılından bu yana 777 bin 570 gönüllü bağışçı adayı kaydettik. Bugüne kadar 3 bin 369 hastamıza TÜRKÖK kaynaklı nakil gerçekleştirildi. Böylece ülkemizde nakil olan hastaların kök hücrelerini kendi imkanlarımızla karşılama oranımız yüzde 90'a ulaşmıştır." bilgisini paylaştı.


- Sağlık turizmi


Türkiye'nin sağlık turizminde iddiasını sürdürdüğünü vurgulayan Koca, şöyle devam etti:


"2020'de salgın ile birlikte sağlık turisti sayısında bir azalma meydana gelmişti. Ancak bu yılın ilk üç çeyreğinde belli bir artış trendine girdik. Bu hususta çalışmalarımız devam ediyor. 1346 sağlık tesisi ve 246 aracı kuruluşa Uluslararası Sağlık Turizmi Yetki Belgesi verildi. Uluslararası Hasta Destek Birimi Tercümanlık ve Çağrı Merkezi'miz 38 tercümanla 6 dilde hizmet vermektedir. Ülkemizin girişimci ve insani dış politika vizyonu çerçevesinde sağlık diplomasisi faaliyetlerimize ara vermeden devam ettik. Bu kapsamda 90 ülke ve uluslararası kuruluş ile 242 anlaşmamız bulunmaktadır."


Koca, Türkiye'nin yurt dışındaki sağlık hizmetlerine ilişkin şu bilgileri paylaştı:


"Sudan, Somali, Nijer, Arnavutluk, Kırgızistan ve Bangladeş'te hastanelerimizde toplam 896 yatakla hizmet sunmaya devam ediyoruz. Bangladeş'in Cox's Bazar şehrinde kamp yangınında tahrip olan hastanenin yerine 70 yataklı ağır iklim sahra hastanesi sevk edilerek hizmet sunumuna başlanmıştır."


Suriye'de de insani yardım hastaneleri ile bölge halkının yaralarının sarılmaya devam edildiğini dile getiren Koca, "Cerablus, Afrin, Elbab, Çobanbey, Mare, Azez, Telabyad ve Rasulayn'da 8 hastane, 1 ağız diş sağlığı merkezi, 61 sağlık ocağı, 5 dispanser ve 3 mobil sağlık ünitesiyle sağlık hizmeti sunuyoruz." dedi.


- Sağlık hizmetlerinde dijital uygulamalar


Koca, Kovid-19 salgını döneminde dijital sağlık altyapısının avantajını yaşadıklarını belirterek, "Özellikle e-Nabız altyapımızın getirdiği avantaj ile salgınla mücadelenin merkezinde yer alan HSYS, HES, FİTAS, AŞILA gibi uygulamaları çok kısa sürede hayata geçirerek sağlık çalışanları ve vatandaşlarımızın hizmetine sunduk. Normal muayene dışında aşı randevularını da MHRS üzerinden yönettik. Bu yılın ilk 10 aylık döneminde 290 milyonu aşkın randevu verilmiş durumdadır. Halihazırda 55 milyon vatandaşımız kişisel sağlık kaydı olan e-Nabız kullanıcısıdır ve kendi sağlık kayıtlarına ulaşabilmektedir." ifadelerini kullandı.


Bakan Koca, işitme engellilerin, sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştırmak ve sağlık hizmeti sunumu sırasında yaşadıkları iletişim sorununu ortadan kaldırmak üzere Engelsiz Sağlık İletişim Merkezi'nin (ESİM) hizmete girdiğini hatırlattı.


- "ABD'den sonra dünyada en fazla dijital hastaneye sahip ülke olduk"


Bakan Koca, artık, sağlık kuruluşlarınca verilen tüm raporlara e-Devlet üzerinden erişilebildiğine dikkati çekerek, şunları kaydetti:


"Güvenli veri akışında ve hasta güvenliğinde en güçlü aracımız dijitalleşmedir. Bu amaçla hastanelerimizde dijitalleşme seviyesini artırma yönünde yoğun çalışmalar yaptık. Dijitalleşme konusunda HIMSS kriterlerine göre seviye 6 hastane sayımız 66'ya, en üst seviye olan seviye 7 hastane sayımız ise 5'e ulaşmıştır. ABD'den sonra dünyada en fazla dijital hastaneye sahip ülke olduk."


- "Önümüzdeki yıl 55'i hastane olmak üzere 206 sağlık tesisini tamamlamayı hedefliyoruz"


Koca, nüfusun arttığı Türkiye'de, vatandaşlara yerinde, nitelikli sağlık hizmetinin verilmesi amacıyla yeni sağlık tesislerinin eklenmesi ve mevcut olanların yenilenmesinin kaçınılmaz bir gereklilik olduğunu belirterek, bu kapsamda sağlık yatırımlarının hızla hayata geçirildiğinin altını çizdi.


Türkiye'ye uluslararası standartlarda hastane ve sağlık tesisleri kazandırdıklarını dile getiren Koca, şöyle devam etti:


"Son 19 yılda 3 bin 823 sağlık tesisini tamamladık. Bunların 2 bin 609'u birinci basamakta hizmet veren aile sağlığı merkezi, toplum sağlığı merkezi gibi sağlık tesisleri, 1214'ü ikinci ve üçüncü basamakta hizmet veren sağlık tesisleridir. Bu tesislerin 715'i hastane, 393'ü ek bina ve 106'sı ağız ve diş sağlığı merkezidir. Önümüzdeki yıl 55'i hastane olmak üzere 206 sağlık tesisini tamamlayarak, 14 bin 938 nitelikli yatak kapasitesini daha ülkemize kazandırmayı hedefliyoruz."


Koca, halen inşaat, ihale, proje aşamasındaki 932 birinci basamak ile 335 hastane ve Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi (ADSM) binasını 2023'e kadar tamamlamayı planladıklarını söyledi.


- "Son 3 yılda 13 şehir hastanemizi vatandaşlarımızla buluşturduk"


Son 3 yılda kamu özel iş birliği (KÖİ) modeliyle 18 bin 258 yataklı 13 şehir hastanesinin hizmete girdiğini anlatan Koca, "Aynı modelle 5 şehir hastanesi inşaatımız da devam ediyor. Genel bütçe kaynaklarımızla yaptığımız şehir hastanelerimizi de bir yandan hizmete almaya devam ediyoruz. Bu kapsamda, 15 bin 24 yatak kapasitesine ulaşan 9 şehir hastanemizin ihale süreçleri tamamlanmış olup inşaat çalışmaları devam etmektedir." ifadelerini kullandı.


Koca, sağlık çalışanlarının sayısının 737 bini Bakanlık bünyesinde olmak üzere 1 milyon 240 bine ulaştığını bildirerek, yıllar itibarıyla sağlık çalışanı sayısını artırsalar da ihtiyacın büyüyerek devam ettiğine işaret etti.


Sağlık personelinin yurt içinde dengeli dağılımını sağlamak için uğraş verdiklerini dile getiren Koca, şu devam etti:


"2002 yılında uzman hekim başına düşen nüfus açısından en yüksek ve en düşük il arasında 13 kat fark var iken bugün bu fark 2 kata inmiş durumdadır. Salgın süresince durmaksızın fedakarca çalışan sağlık ordumuzu, bir yandan yapılan alımlarla güçlendiriyor diğer taraftan da mali ve sosyal hakları ile çalışma koşullarının iyileştirilmesi için gerekli olan her şeyi yapıyoruz. Bununla birlikte çalışma koşullarını ve ek ödemeleri başta olmak üzere mali haklarını iyileştirmek adına çalışmalarımızı sürdürüyoruz."


Bakan Koca, sağlıkta fiziki şartlar ve insan kaynağı kadar kullandıkları ilaç, malzeme ve cihazların da önemine işaret ederek, "Dünya çapındaki regülasyonlara paralel görev icra eden Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumumuz (TİTCK), Uluslararası Uyum Konseyine (ICH) üye bir kuruluştur. Aynı zamanda Uluslararası İlaç Denetim Birliği (PIC/S) üyesi ülkelerin ilaç otoritesi ile iş birliği içinde çalışmakta ve alt komitelerinde kılavuzların hazırlanmasında görev yapmaktadır. 2020 yılında ülkemizde ruhsatlı, pazarda satışı bulunan ilaç tüketim miktarı 2,2 milyar kutu olarak gerçekleşmiştir." bilgisini paylaştı.


- "Bin kişi başına günlük antibiyotik tüketimi 42 birimden 24 birime düştü"


Akılcı ilaç kullanımı konusunda son yıllarda çalımalar yürütüldüğünü hatırlatan Koca, "Akılcı ilaç kullanımı konusunda son yıllarda yürüttüğümüz etkili saha çalışmaları ile bin kişi başına düşen günlük antibiyotik tüketimi 42 birimden 24 birime düştü. 2019'da tüketilen her 100 kutu ilacın 88'i ülkemizde üretilmiştir. 2020 ve 2021 yıllarındaki duraklamanın salgın nedeniyle farklı olarak değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Katma değeri daha yüksek ürünleri yerel üreterek değer bazında daha yüksek rakamlara ulaşmak zorundayız." değerlendirmesinde bulundu.


Koca, hayata geçirilen İlaç Takip Sistemi'nin dünyaya örnek, önemli dijital projelerden olduğunun altını çizerek, "Ülkemizde ilaçların tedarik sorununu önlemek için etkin şekilde kullanılan bu proje, ilaç politikalarına yön veren önemli bir araçtır. Aynı şekilde tıbbi cihaz ve sarfları da Ürün Takip Sistemi üzerinden yönetiyoruz. 2020 yılında tıbbi cihaz ithalatımız yaklaşık 2,5 milyar dolardır, ihracatımız ise 1,2 milyar doların üzerine çıkmıştır. İthalatın ihracatı karşılama oranı son 5 yılda yüzde 30'dan fazla artış göstermiş ve 2020 itibarıyla yüzde 50'ye ulaşmıştır." şeklinde konuştu.


- "İlk kez bir aşının tüm süreçleri gerçekleştirildi"


Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığının (TÜSEB) salgın yönetiminde de önemli görevler üstlendiğine dikkati çeken Koca, şöyle devam etti:


"TÜSEB, Türkiye çapında Kovid-19 tanı laboratuvarlarını kurmuş ve ülkemizin test kapasitesini önemli derecede artırmıştır. Çıktığı açık çağrı ile aşı geliştirme projelerini desteklemiştir. Bunların arasında ülkemizin ilk yerli Kovid-19 aşısı olan TURKOVAC da yer almaktadır. Böylelikle Türkiye'de AR-GE aşamasından ürüne kadar ilk kez bir aşının tüm süreçleri gerçekleştirilmiştir. Yine bir start-up şirketi tarafından geliştirilen solunum cihazı üretimi ve ticarileşmesi TÜSEB'in desteği sayesinde gerçekleşmiştir. Yerli solunum cihazı, 80 ülkeye ihraç edilmesinin yanı sıra birçok ülkeye yardım amaçlı olarak da gönderilmiştir. Halen aşı, ilaç, tanı kiti, tıbbi cihaz ve biyomalzeme, klinik araştırmalar, SMA başta olmak üzere çeşitli alanlarda toplam 110 AR-GE projesi desteklenmektedir."


Bakan Koca, Türkiye'nin ilk ulusal biyobankasının TÜSEB Aziz Sancar Araştırma Merkezi bünyesinde kurulduğunun altını çizdi.


Sağlık Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatının yanı sıra, bağlı ve ilgili kuruluşlarının 2020 yılı kesin hesabı ve 2022 yılı bütçesi hakkında bilgi veren Koca, şunları kaydetti:


"2020 yılı kesin hesabı, Sağlık Bakanlığı 65 milyar 196 milyon lira, Türkiye Hudut Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü 331 milyon lira, Türkiye İlaç ve Tıbbı Cihaz Kurumu 166 milyon lira, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı ise 99 milyon lira olarak gerçekleşmiştir. Bakanlığımız 2020 yılı kesin hesabı, personel giderleri 33 milyar 430 milyon lira, mal ve hizmet alım giderleri 20 milyar 13 milyon lira, cari transferler 502 milyon lira, yatırım harcamaları ise 11 milyar 250 milyon liradır."


Bakan Koca, Sayıştay Başkanlığınca gerçekleştirilen denetimler sonucunda tespit edilen bulgular dikkate alınarak hatalı ve eksik olduğu belirtilen uygulamaları düzeltmek için gerekli işlemleri yapmaya devam ettiklerini belirtti. Koca, şöyle konuştu:


"2022'nin Merkezi Yönetim Bütçesinden, Bakanlığımız için 116 milyar 37 milyon lira, Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğüne 191 milyon lira, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumuna 237 milyon lira, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığına ise 218 milyon lira bütçe planlanmıştır.


2022 yılı bütçesi içerisinde programlar itibarıyla bağımlılıkla mücadeleye yüzde 1,5, koruyucu sağlık hizmetlerine yüzde 33,4, tedavi edici sağlık hizmetlerine yüzde 64,2, yönetim destek programına yüzde 0,6, program dışı giderlere yüzde 0,3 oranında pay verilmiştir."


Bakan Koca, 2022'de bir önceki yıla kıyasla personel giderlerinin yüzde 31, mal ve hizmet alım giderlerinin yüzde 77, cari transferlerin yüzde 52, yatırım harcamalarının yüzde 57 olmak üzere Sağlık Bakanlığı bütçesinin toplam yüzde 49,5 oranında artırıldığını bildirdi.


(Bitti)


Yasal Uyarı:

Yayınlanan haberler, köşe yazıları, fotoğraflar, yazı dizileri ve her türlü eserin tüm hakları Mirajans Medya İletişim Reklam Haber ve Prodüksiyon A.Ş.’ye aittir. Kaynak gösterilerek bile olsa eserin bütünü özel izin alınmadan kullanılamaz.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver!

  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • Begendim
  • Kalp
  • Begenmedim
  • Gülen Surat
  • Kalpli Göz
  • Kızgın
  • Şokta
  • Üzgün

Yorumlar

Önemli Not: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan konhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
X
Yorum Yazma Sözleşmesi
“Sayfamızın takipçileri suç teşkil edecek, yasal olarak takip gerektirecek,hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, ahlaka aykırı, müstehcen, toplumca genel olarak kabul görmüş kurallara aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde hiçbir yorumu bu web sitesinin hiçbir sayfasında paylaşamazlar. Bu tür içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk yorumu gönderen takipçiye aittir. KONHABER yapılan yorumlar arasından uygun görmediklerini herhangi bir gerekçe belirtmeksizin yayınlamama veya yayından kaldırma hakkına sahiptir. Konhaber başta yukarıda sayılan hususlar olmaz üzere kanun hükümlerine aykırılık gerekçesi ile her türlü adli makam tarafından başlatılan soruşturma kapsamında kendisinden Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 332.maddesi doğrultusunda istenilen yorum yapan takipçilerine ait ip bilgilerini ve yapmış olduğu yorumları paylaşabileceğini beyan eder ”
Türkçe العربية English